Sure 52 · Mekki
Tûr Sûresi
29
/ 49
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Tûr 29 | فَذَكِّرْ فَمَآ أَنتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍۢ وَلَا مَجْنُونٍ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | (Resulüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kahinsin, ne de bir deli |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | (Ey Muhammed!) sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kâhinsin, ne de mecnûn |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | O halde anlatıp öğüt vermeye devam et; çünkü sen, Rabbinin nimeti hakkı için, ne kahinsin ne de mecnun |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (29-30) Artık sen öğüt vermeğe devam et! Çünkü sen Rabbin nîmeti hakkı için ne bir kâhînsin ve ne de bir mecnûn. Yoksa diyorlar mı ki, «O bir şairdir, onun hakkında zamanın ızdırap veren felaketini bekliyoruz?» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Sen; öğüt ver. Rabbının nimeti sayesinde sen; ne bir kahinsin, ne de bir deli |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | O halde (Ey Rasûlüm, sen) öğüd ve nasihata devam et; çünkü sen, Rabbinin (nübüvvet ve İslâm) nimeti sayesinde ne kâhinsin, ne mecnûn... |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | (Habîbim) sen hemen öğüt vermekde devam et. Öyle ya, sen Rabbinin ni´meti sayesinde ne bir kâhin, ne de bir mecnun değilsin |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Therefore proclaim thou the praises (of thy Lord): for by the Grace of thy Lord, thou art no (vulgar) soothsayer, nor art thou one possessed. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Напоминай же! По милости своего Господа ты не являешься ни прорицателем, ни одержимым. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | ならば(使徒*よ、クルアーン*で)戒めよ。あなたはあなたの主*の恩恵¹ゆえ、占い師²でも憑かれた者³でもないのだから。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →