Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 10 · Mekki

Yûnus Sûresi

103. Ayet · 109 ayet · Cüz · Sayfa
103
/ 109
Ana Sayfa Kur'an Meali Yûnus Sûresi 103. Ayet
# Meal Ayet
Yûnus 103 ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Sonra Biz, peygamberlerimizi ve inananları böylece kurtarırız, inananları (verdiğimiz söz gereğince) kurtarmamız Bize haktır
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Biz, sonra peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları üzerimize bir borç olarak kurtaracağız
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Sonra Biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız; işte Biz böyle üzerimize düşen bir görev olarak mü´minleri kurtarırız
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Sonra Biz peygamberlerimizi ve imân etmiş olanları kurtarırız. Böylece Bizim üzerimize bir haktır ki, mü´minleri necâta erdiririz.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Sonra Biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Böylece üstümüze bir hak olarak mü´minleri kurtaracağız
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Sonra kâfirlere azap inince, Peygamberlerimizi ve Onlara iman edenleri kurtarıyorduk. İşte böylece, müminleri de, üzerimizde bir hak olarak, (müşrikler azab çektiği zaman), kurtaracağız.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Nihayet biz resullerimizi ve îman edenleri selâmete erdiririz. (Müşriklere azâb çatdığı zaman) böylece mü´minleri de, üstümüzde bir hak olarak, kurtaracağız
9 Yusuf Ali (English) In the end We deliver Our messengers and those who believe: Thus is it fitting on Our part that We should deliver those who believe!
10 Rusça - Elmir Kuliev Потом Мы спасем Наших посланников и тех, которые уверовали. Так Нам надлежит спасать верующих.
11 Japonca - Saeed Sato それからわれら*は、われらの使徒たちと、信仰した者たちを、救い出す。そのようにーー(それは)われらにとって必須なのだーー、われらは信仰者たちを救う。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →