Sure 11 · Mekki
Hûd Sûresi
10
/ 123
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Hûd 10 | وَلَئِنْ أَذَقْنَٰهُ نَعْمَآءَ بَعْدَ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ ذَهَبَ ٱلسَّيِّـَٔاتُ عَنِّىٓ ۚ إِنَّهُۥ لَفَرِحٌۭ فَخُورٌ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Başına gelen sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak, "Musibetler başımdan gitti" der; doğrusu o, şımarıp böbürlenen biridir |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak, elbette "Kötülükler benden gitti" der. Çünkü o (bunu derken) şımarıktır, kibirlidir |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ve şayet ona dokunan bir sıkıntıdan sonra bir nimet tattırırsak, "Artık benden bütün kötülükler silinip gitti." der, mutlaka böbürlenir ve şımarır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Şayet ona, dokunan bir sıkıntıdan sonra bir mutluluk tattırıverirsek: «Her halde benden bütün kötülükler gitti.» der ve mutlaka sevinir, övünür |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve eğer ona isabet eden bir zahmetten sonra bir nîmet tattırırsak elbette der ki: «Benden bütün kötülükler gidiverdi.» Şüphe yok ki, O bu halde pek sevinen, çok öğünendir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Şayet başına gelen bir sıkıntıdan sonra ona bir nimet tattırırsak; kötülükler başımdan gitti der, şımarır ve öğünür |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Fakat ona dokunan bir dertten sonra, kendisine bir nimet taddırırsak, “ - Doğrusu benden bütün fenalıklar gitti.” der ve şüphesiz sevinir, öğünür. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Şâyed kendisine dokunan bir derdden sonra ona ni´meti tatdırırsak andolsun diyecek ki: «Benden kötülükler (bir daha gelmemek üzere) uzaklaşıb gitdi». Çünkü o (bu anda) şımarıkdır, (halka karşı) böbürlenendir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | But if We give him a taste of (Our) favours after adversity hath touched him, he is sure to say, "All evil has departed from me:" Behold! he falls into exultation and pride. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Если же Мы дадим ему вкусить милость после постигшей его беды, то он говорит: «Напасти оставили меня в покое». Он начинает ликовать и бахвалиться. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | そして、もしもわれら*が、彼に降りかかった害悪の後、恩恵¹を味わわせたならば、彼は必ずや(こう)言うであろう。「悪事は、私から去って行ったぞ²」。本当に彼はまさしく、(恩恵に)有頂天な者、(他人に対して)高慢ちきな者である。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →