Sure 47 · Medeni
Muhammed Sûresi
30
/ 38
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Muhammed 30 | وَلَوْ نَشَآءُ لَأَرَيْنَٰكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُم بِسِيمَٰهُمْ ۚ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ فِى لَحْنِ ٱلْقَوْلِ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ أَعْمَٰلَكُمْ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Biz dileseydik onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki sen onları konuşma tarzlarından tanırsın. Allah işlediklerinizi bilir |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Dileseydik Biz onları sana gösterirdik de kendilerini bütün simaları ile tanırdın ve herhalde sen onları lakırdılarının üslubundan tanırsın, Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve eğer dilesek elbette onları sana gösteriveririz de onları herhalde simâlarıyla bilirsin. Andolsun ki, onları lâkırdılarının üslûbundan da bilirsin. Ve Allah ise bütün amellerinizi bilir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Şayet isteseydik; Biz, onları sana gösterirdik de sen; onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki; sen, onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah; bütün yaptıklarınızı bilir |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Dilesek, biz onları (münafıkları) sana gösteriverirdik de kendilerini bütün simaları ile tanırdın. Fakat mutlaka sen, onları, lâkırdılarının edasından tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Eğer biz dilersek sana onları her halde gösteririz de sen de kendilerini mutlakaa simalarından tanırsın. Andolsun sen onları sözlerinin üslûbundan da tanırsın. Allah amel (ve hareket) terinizi bilir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Had We so wiled, We could have shown them up to thee, and thou shouldst have known them by their marks: but surely thou wilt know them by the tone of their speech! And Allah knows all that ye do. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Если бы Мы пожелали, то показали бы их тебе, и тогда ты узнавал бы их по их приметам. Но ты непременно узнаешь их по оговоркам. Аллах знает о ваших деяниях. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | そして(預言者*よ)、もしわれら*が望めば、われら*はあなたに彼らを(特定して)見せ、あなたは必ずや彼らをその特徴で知るであろう。また、あなたは必ずや(彼らの意図が見え隠れする)含みを持たせた言葉によって、彼らを知るのだ。アッラー*は、あなた方の行いをご存知である。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →