Sure 71 · Mekki
Nûh Sûresi
07
/ 28
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nûh 7 | وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًۭا | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Doğrusu ben Senin onları bağışlaman için kendilerini her çağırışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler, büyüklendikçe büyüklendiler |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Gerçekten de, (imana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ben onları senin bağışlaman için her davet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, ısrar ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Ve ben, onları bağışlaman için her davet ettiğimde onlar, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler ve kibirlendikçe kibirlendiler |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (7-8) «Muhakak ki ben onlar için mağfiret buyurasın diye kendilerini her ne zaman dâvet etti isem parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve libaslarına büründüler ve ısrar ettiler ve böbürleniverdiler. Sonra muhakkak ki ben onları, apaçık dâvet ettim.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Doğrusu ben; Senin onları bağışlaman için kendilerini davet ettiğim her seferinde, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Doğrusu ben, onları senin bağışlaman için her dâvet ettiğimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar ve elbiselerine büründüler (ki beni görmesinler, küfürde) ısrar ettiler ve kibirlendikçe kibirlendiler. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Hakıykat ben, Senin kendilerini yarlığaman için, onları ne zaman da´vet etdiysem parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler ayak dirediler, büyüklük tasladılar da tasladılar» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "And every time I have called to them, that Thou mightest forgive them, they have (only) thrust their fingers into their ears, covered themselves up with their garments, grown obstinate, and given themselves up to arrogance. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Каждый раз, когда я призывал их, чтобы Ты простил их, они затыкали пальцами уши и укрывались одеждами. Они упорствовали и надменно превозносились. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | また本当に、あなたが彼ら(の罪)をお赦し下さるよう、私が彼らを(あなたへの信仰へと)招くたび、彼らは(それを聞くまいとして)その指を自分たちの耳にあて、(私を見まいとして)衣服で身を覆い、(信仰を受け入れることに対して)ひふどく驕り高ぶりました。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →