Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 24 · Medeni

Nûr Sûresi

53. Ayet · 64 ayet · Cüz · Sayfa
53
/ 64
Ana Sayfa Kur'an Meali Nûr Sûresi 53. Ayet
# Meal Ayet
Nûr 53 ۞ وَأَقْسَمُوا۟ بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَٰنِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ ۖ قُل لَّا تُقْسِمُوا۟ ۖ طَاعَةٌۭ مَّعْرُوفَةٌ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Eğer kendilerine emredersen, o iki yüzlüler, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin; itaatiniz malumdur. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 (Münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Ötekiler (münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Ötekiler (münafıklar), kendilerine emrettiğin takdirde hemen tereddüt etmeden çıkıp gideceklermiş diye, Allah´a en kuvvetli yeminleri ile yemin ettiler. De ki: «Yemin etmeyin! Sizin ki bilinen bir itaattir! Allah, kesinlikle bütün yaptıklarınız ve yapacaklarınızdan haberdardır
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Ve Allah´a en ağır yeminleriyle kasem ederler ki, eğer onlara (cihad ile) emredersen elbette (cihada) çıkacaklardır. De ki: «Yemin etmeyin, (bu sözünüz) bilinmiş bir taattır. Şüphe yok ki, Allah yapar olduğunuz şeylerden bihakkın haberdardır.»
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Var güçleriyle Allah´a yemin ettiler ki; eğer kendilerine emredersen çıkacaklardır. De ki: Yemin etmeyin. Makul bir itaat. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Bir de münafıklar, kendilerine emrettiğin takdirde, muhakkak (savaş ve hicrete) çıkacaklarına en kuvvetli yeminleriyle yemin ettiler. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: (Yalan yere) yemin etmeyin. Sizden istenen halis bir itaattır. Şübhe yok ki Allah, bütün yaptığınız ve yapacağınız şeylerden haberdardır.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 (Münafıklar) eğer kendilerine emr edersen (cihâda) behemehal çıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemîn etdiler. (Onlara) de ki: «(Bîhûde) yemîn etmeyin. (Bu), âdet (iniz) vech ile (sâde dilinizin gevelediği) bir itâatdır. Şübhesiz ki Allah, yapageldiğiniz şeylerden hakkıyle haberdârdır»
9 Yusuf Ali (English) They swear their strongest oaths by Allah that, if only thou wouldst command them, they would leave (their homes). Say: "Swear ye not; Obedience is (more) reasonable; verily, Allah is well acquainted with all that ye do."
10 Rusça - Elmir Kuliev Они (лицемеры) приносят величайшие клятвы именем Аллаха о том, что если бы ты приказал им, то они непременно выступили бы в поход. Скажи: «Не клянитесь! Такая покорность хорошо известна. Воистину, Аллаху ведомо о том, что вы совершаете».
11 Japonca - Saeed Sato また彼ら(偽信者*たち)は、もしもあなたが彼らに命じたら必ずや出征すると、躍起になってアッラー*にかけて誓った。(使徒*よ、)言ってやれ。「誓うのではない。(あなた方の)服従は、知れたことなのだから¹。本当にアッラー*は、あなた方が行うことに通暁されている」。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →