| Besmele | بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ |
| Nur 1 | بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ سُورَةٌ أَنزَلْنَٰهَا وَفَرَضْنَٰهَا وَأَنزَلْنَا فِيهَآ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍۢ لَّعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ |
| 1 |
Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 |
Bu, indirip, hükümlerini kesinleştirdiğimiz suredir. Öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik |
| 2 |
Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 |
(Bu) Bizim inzal ettiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir suredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık seçik ayetler indirdik |
| 3 |
Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 |
(İşte bu âyetler) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir sûredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık açık âyetler indirdik |
| 4 |
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş |
Bu indirdiğimiz, farz kıldığımız ve içinde açık açık ayetler indirdiğimiz bir suredir; ola ki iyice belleyip tutarsınız |
| 5 |
Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 |
Bu bir sûredir ki, bunu indirdik ve bunu farz kıldık ve bunda açık açık âyetler indirdik. Gerektir ki, düşünesiniz. |
| 6 |
İbni KesirTefsirden · 14. yy |
Bir sure. Onu indirdik ve farz kıldık. Onda apaçık ayetler indirdik ki düşünüp öğüt alasınız |
| 7 |
Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 |
Bu, bir sûredir ki, onu indirdik ve onda helâl ile haramı beyan ettik. İçinde apaçık ayetler (deliller) gösterdik. Olur ki, öğüt alır haramdan sakınırsınız. |
| 8 |
Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 |
(Bu), indirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbıykını) farz kıldığımız bir sûredir. Onda açık açık âyetler indirdik. Tâki iyice belleyib ibret alasınız |
| 9 |
Yusuf Ali (English) |
A sura which We have sent down and which We have ordained in it have We sent down Clear Signs, in order that ye may receive admonition. |
| 10 |
Rusça - Elmir Kuliev |
Вот сура, которую Мы ниспослали и сделали законом. Мы ниспослали в ней ясные знамения, чтобы вы могли помянуть назидание. |
| 11 |
Japonca - Saeed Sato |
(これは、)われら*が下し、それ(に沿った行い)を義務づけ、あなた方が教訓を得るようにと、そこにおいて明白な御徴を下した、一つのスーラ*である。 |