Sure 37 · Mekki
Sâffât Sûresi
169
/ 182
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Sâffât 169 | لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | herhalde Allah´ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.» |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (167-169) Ve elbette ki, (kâfirler, evvelce) diyorlardı ki: «Eğer bizim yanımızda evvelkilerden bir kitap bulunmuş olsa idi. Elbette ki, biz Allah´ın ihlâsa nâil olmuş kullarından olur idik.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Biz de elbet Allah´ın ihlasa erdirilmiş kulları olurduk |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Herhalde Allah’ın ihlas sahibi kullarından olurduk.” |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Elbet biz de Allahın ihlâsa erdirilmiş kullarından olurduk» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "We should certainly have been Servants of Allah, sincere (and devoted)!" |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | то мы непременно были бы избранными рабами Аллаха». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 私たちは、精選されたアッラー*の僕¹であったのに」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →