Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Adak Kurbanı Nedir? Nasıl Kesilir, Etinden Kimler Yiyemez?

Adak Kurbanı Nedir? Nasıl Kesilir, Etinden Kimler Yiyemez?

Adak, kısaca Allah'a söz vermektir. Kişi, dinen yapmakla yükümlü olmadığı bir ibadeti —çoğu zaman bir dileğinin gerçekleşmesine bağlayarak— kendine borç kılar. O dilek olunca adağı yerine getirmek artık bir tercih değil, boynun borcudur. Adak kurbanının etinden ise adağı yapan kişi ve yakınları yiyemez; et, ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

Sıkıntılı bir günde, bir hastanın başında ya da uzun süre beklenen bir haberi umarken çoğumuzun dilinden şu cümle dökülür: "Ya Rabbi, şu olursa bir kurban keseceğim." İşte bu söz, dinî literatürde nezir, yani adak diye anılır. Peki ağızdan çıkan bu söz insanı gerçekten bağlar mı, adak kurbanı nasıl kesilir ve etini kimler yiyebilir? Gelin, sık karıştırılan bu meseleyi baştan sona konuşalım.

Adak (Nezir) Ne Demektir?

Nezir kelimesi sözlükte "bir işi kendine gerekli kılmak, söz vermek" anlamına gelir. Dinî terim olarak adak; farz veya vacip olmayan bir ibadeti, kişinin kendi iradesiyle üstlenmesidir. Bu ibadet çoğunlukla kurban kesmek olur; ama oruç tutmak, sadaka vermek yahut namaz kılmak şeklinde de olabilir.

Adak iki türlüdür. Biri şarta bağlı olandır: "Şu işim olursa bir kurban keseceğim" gibi. Dilek gerçekleşince adak vacip olur. Diğeri şartsız olandır: Kişi hiçbir şey beklemeden "Allah rızası için bir kurban kesmek boynuma borç olsun" der; bu da yerine getirilmesi gereken bir adaktır.

Adak Adamak Dinen Bağlayıcı mı?

Bir kimse usulüne uygun adakta bulunmuşsa, bunu yerine getirmesi vaciptir. Kur'an-ı Kerim, adağını tutan salih kulları överek anlatır:

يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَطِيرًا

"Onlar verdikleri sözü (adağı) yerine getirirler ve kötülüğü her yana yayılan bir günden korkarlar." (İnsân, 7)

Bir başka âyette hac ibadeti anlatılırken "…adaklarını yerine getirsinler…" (Hac, 29) buyrulur. Demek ki adak, ağızdan çıkıp giden sıradan bir söz değil, Allah'a karşı verilmiş bir taahhüttür. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu taahhüdün sınırını da net çizmiştir:

Hz. Âişe (r.anha) rivayet ediyor: Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Kim Allah'a itaat etmeyi adarsa O'na itaat etsin; kim Allah'a isyan etmeyi adarsa O'na isyan etmesin." (Buhârî, Eymân 28)

Bu ölçü çok önemlidir. Günah olan bir şey adanmaz; adanmışsa da yerine getirilmez, bunun yerine yemin kefareti gerekir. Yani "şu olursa içki içeceğim, kumar oynayacağım" gibi bir söz adak sayılmaz; çünkü Allah'a isyanla O'na yaklaşılmaz.

Adağın Geçerli Olmasının Şartları

Her ağızdan çıkan söz bağlayıcı bir adak olmaz. Fıkıh kaynaklarına göre bir adağın geçerli sayılması için şu şartlar aranır: Adakta bulunan kişinin Müslüman, akıllı ve bulûğ çağına ermiş olması gerekir. Adanan şeyin, cinsinden farz veya vacip bir ibadet bulunan bir amel olması icap eder; bu yüzden namaz, oruç, kurban, sadaka adanabilir, fakat hasta ziyareti yahut abdest almak gibi başlı başına bir farz karşılığı olmayan işler adak konusu olmaz.

Ayrıca adanan şeyin mümkün ve meşru olması, kişinin mülkünde bulunması ya da bulundurabileceği bir şey olması şarttır. Sahip olmadığı bir malı adayan kişi, ona mâlik olduğunda adağını yerine getirir. Bir de adağın, hâlihazırda üstüne farz olan bir ibadetle aynı olmaması gerekir; mesela "üzerimdeki farz namazı kılacağım" demek adak sayılmaz.

Adak Kurbanı Nasıl ve Ne Zaman Kesilir?

Adak kurbanının vasfı, Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanla aynıdır. Koyun ve keçi bir yaşını doldurmuş olmalı; sığır ve manda iki, deve beş yaşını tamamlamalıdır. Hayvanın kurban olmaya engel bir kusurunun (belirgin körlük, kesim yerine yürüyemeyecek topallık, aşırı zayıflık gibi) bulunmaması gerekir.

Kesim vakti, adağın türüne göre değişir. Şarta bağlı adakta dilek gerçekleşince kurban kesilir; belirli bir gün söylenmişse o gün, söylenmemişse ömrün herhangi bir vaktinde yerine getirilebilir. Geciktirmek günah değildir, ancak fırsat varken tehir etmemek daha güzeldir. Kesim sırasında kıbleye dönülür, "Bismillâhi Allâhü ekber" denilerek hayvan Allah adına kesilir. Aslolan, kurbanın bir dilek karşılığı bir "pazarlık" gibi değil, Allah'a şükür ve teslimiyet duygusuyla kesilmesidir. Nitekim bir hadiste, adağın kaderde olmayanı getirmeyeceği, ancak cimrinin elinden malını çıkardığı hatırlatılır (bk. Buhârî, Kader 6; Müslim, Nezir 2). Yani asıl mesele, verilen sözü Allah rızasıyla tutabilmektir.

Adak Etinden Kimler Yiyemez?

Adak kurbanı, ibadet olsun diye fakire vaad edilmiş bir maldır; bu yüzden etinin tamamı ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Fıkıh âlimlerinin çoğunluğuna göre bu etten adak sahibi kendisi, eşi, anne-babası ve dedeleriyle nineleri (usûlü), çocukları ve torunları (fürûu) yiyemez. Bunların dışında kalsa bile zengin olan kimseler de bu etten yiyemez.

Eğer adak sahibi ya da yakınları bilmeden bu etten yerse, yedikleri kısmın değerini para olarak yoksullara vermeleri gerekir. Bu titizlik, adağın gösterişe veya kendi sofrasını şenlendirmeye değil, sırf muhtacın hakkına vesile olması içindir. Sağlıklı bir yol, kurbanı keser kesmez etin dağıtımını planlamak ve kendi hanenden ayrı tutmaktır.

Türbeye ya da Yatıra Adak Adamak Doğru mu?

Halk arasında "falan türbe kabul etsin diye" bir bez bağlamak, mum yakmak yahut oraya kurban adamak yaygındır. Oysa adak yalnızca Allah'a yapılır. İbadet cinsinden bir şeyi bir zâtın, bir kabrin ya da bir mekânın adına adamak, ibadette Allah'a ortak koşmaya kapı araladığı için doğru değildir. Bir yakınımızın ruhuna sevap bağışlamak isteyebiliriz; bu güzeldir. Fakat niyet daima Allah'a olmalı, kurban O'nun adına kesilmelidir. Ölmüş bir kimseden medet ummak, ondan şifa ya da çocuk dilemek İslam'ın tevhid ölçüsüne aykırıdır. Adakta gönlümüzü doğrudan Rabbimize bağlamak, hem itikadımızı korur hem de ibadetimizi berraklaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Adak kurbanı kesmek farz mı, vacip mi?

Adak kesmek başlangıçta kişinin kendi tercihidir; ama usulüne uygun bir adak yapıldıysa onu yerine getirmek vacip olur. Şarta bağlı adakta bu vaciplik, söylenen şart gerçekleştiği anda başlar.

Adak kurbanının etini kendim yiyebilir miyim?

Hayır. Adak sahibi, eşi, usûlü (anne-baba, dede-nine) ve fürûu (çocuk-torun) ile zengin kimseler bu etten yiyemez. Etin tamamı ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Bilmeden yenmişse, yenen kısmın bedeli fakirlere verilir.

Adağımı ne zaman yerine getirmeliyim?

Belirli bir vakit söylediyseniz o vakitte, söylemediyseniz ömrünüzün herhangi bir zamanında yerine getirebilirsiniz. Şarta bağlı adakta dilek gerçekleşince borç doğar. Gücünüz yettiği hâlde sürekli ertelemek uygun değildir.

Günah bir şeyi adarsam ne olur?

Allah'a isyan içeren bir adak yerine getirilmez. Böyle bir söz verildiyse yapılmaz; bunun yerine yemin kefareti gerekir. Çünkü Allah'a, O'nun yasakladığı bir şeyle yaklaşılmaz.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar