VI. Mehmed Vahdeddin Kimdir? Son Osmanlı Padişahının Devri
VI. Mehmed Vahdeddin (1861-1926), Sultan Abdülmecid'in oğludur ve Osmanlı Devleti'nin otuz altıncı, son padişahıdır. 4 Temmuz 1918'de tahta çıktı. Devrinde Mondros Mütarekesi imzalandı, başkent işgal edildi ve Millî Mücadele başladı. 1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldı; 17 Kasım'da ülkeden ayrıldı, 1926'da San Remo'da vefat etti.
Bir hükümdarın adı, çoğu zaman devraldığı işle birlikte anılır. Vahdeddin tahta çıktığında I. Dünya Savaşı'nın bitmesine dört ay vardı ve savaşın nasıl biteceği artık belliydi.
Dört ay sonra gelen mütareke
1861 doğumludur; ağabeyi V. Mehmed Reşad'ın 3 Temmuz 1918'deki vefatı üzerine ertesi gün tahta çıktı. Elli yedi yaşındaydı ve şehzâdeliğinin büyük kısmını sessiz geçirmiş, hukuk ve mûsikîye ilgi duyan bir insandı.
30 Ekim 1918'de Limni adasının Mondros limanında imzalanan mütareke, savaşı Osmanlı Devleti açısından bitirdi. Şartlar ağırdı: ordu terhis edilecek, boğazlar açılacak, İtilaf devletleri güvenliklerini tehdit görecekleri her noktayı işgal edebilecekti. 13 Kasım 1918'de müttefik donanması İstanbul önlerine geldi. 21 Aralık'ta Meclis-i Mebusan feshedildi.
İşgal, hükümetler ve Anadolu
15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali, ülke genelinde geniş bir tepki doğurdu. Aynı dönemde saray ile Anadolu arasındaki mesafe açılmaya başladı.
30 Nisan 1919'da Mustafa Kemal Paşa, 9. Ordu Kıtaatı Müfettişliği'ne tayin edildi ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Erzurum (Temmuz-Ağustos 1919) ve Sivas (Eylül 1919) kongrelerinin ardından Anadolu'da ayrı bir teşkilat oluştu. 12 Ocak 1920'de toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisi 28 Ocak'ta Misâk-ı Millî kararlarını kabul etti.
16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edildi ve meclis kısa süre sonra feshedildi. 23 Nisan 1920'de Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. 11 Nisan 1920'de şeyhülislamlıkça Anadolu'daki harekete katılanlar aleyhine bir fetva yayımlandı; Anadolu'daki müftüler buna karşı ayrı bir fetva çıkardılar. Bu dönemde beş defa sadrazamlığa getirilen Damat Ferid Paşa'nın hükümetleri, Millî Mücadele'ye karşı bir siyaset izledi.
10 Ağustos 1920'de İstanbul hükümetinin gönderdiği heyet Sevr Antlaşması'nı imzaladı. Antlaşma onaylanmadığı için hiçbir zaman yürürlüğe girmedi; Ankara'daki meclis de baştan reddetti.
1922: saltanatın kaldırılması ve ayrılış
Anadolu'daki mücadelenin askerî sonuca ulaşmasının ardından, 1 Kasım 1922'de Türkiye Büyük Millet Meclisi saltanatı kaldırdı; hilafet makamı bu kararla ayrı tutuldu. 17 Kasım 1922 sabahı Vahdeddin, küçük bir maiyetle birlikte İngiliz zırhlısı Malaya'ya binerek İstanbul'dan ayrıldı. Ertesi gün meclis, halife olarak Abdülmecid Efendi'yi seçti.
Vahdeddin önce Malta'ya gitti, oradan Hicaz'a geçerek hac yaptı, ardından İtalya'nın San Remo şehrine yerleşti. 16 Mayıs 1926'da burada vefat etti. Kaynaklar, borçları sebebiyle cenazesinin bir süre bekletildiğini kaydeder. Şam'a nakledilerek Sultan Selim Camii'nin hazîresine defnedildi.
3 Mart 1924'te hilafet de kaldırıldı ve hanedan mensupları yurt dışına çıkarıldı. Bu kararların değerlendirilmesi siyasî bir tartışma konusudur; burada olgusal olarak aktarılmakla yetinilmiştir.
Yûsuf sûresi, evladını yıllarca göremeyen bir peygamberin ağzından ümitle ilgili ölçüyü verir:
وَلَا تَيْأَسُوا مِنْ رَوْحِ اللَّهِ إِنَّهُ لَا يَيْأَسُ مِنْ رَوْحِ اللَّهِ إِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ
"Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez." (Yûsuf, 87)
Tarihçiler neyi tartışıyor?
Vahdeddin hakkındaki tartışma Türkiye'de uzun süredir sürmektedir ve büyük ölçüde siyasî bir tartışmadır. Aşağıda tarafların dayandığı olgular kısaca sıralanmıştır; amaç hüküm vermek değil, çerçeveyi göstermektir.
Eleştiren görüşün dayandığı noktalar: Millî Mücadele'ye karşı siyaset izleyen Damat Ferid Paşa hükümetlerinin defalarca göreve getirilmesi; 11 Nisan 1920 tarihli fetvanın padişahın onayıyla yayımlanması; Anadolu hareketine karşı kuvvet teşkil edilmesi; Sevr'i imzalayacak heyetin gönderilmesi; ülkeden bir işgal devletinin savaş gemisiyle ayrılması.
Savunan görüşün dayandığı noktalar: İşgal altındaki bir başkentte padişahın hareket alanının fiilen çok dar olması ve doğrudan baskı altında bulunması; Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya müfettiş olarak tayininin onun döneminde ve onayıyla yapılmış olması; Sevr Antlaşması'nın onaylanmaması; ayrılırken yayımladığı beyanda hayatının tehlikede olduğunu bildirmesi; yurt dışında hilafet makamını yabancı bir devletin himayesine sokacak bir girişimde bulunmaması.
Bu iki liste bugün de aynı belgeler üzerinden tartışılmaktadır. Tarih yazımında kesin hüküm, elde yeterli delil bulunduğunda verilir; bulunmadığında ihtiyat, kolaycı bir yakıştırmadan daha doğrudur.
Efendimizin (s.a.s.) sıkıntının tabiatına dair sözü, bu yılları okurken de akılda tutulmaya değer:
"Bil ki yardım sabırla, ferahlık sıkıntıyla beraberdir; zorlukla beraber bir kolaylık vardır." (Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme 60; hadis hasen kabul edilmiştir)
Bu tarihten bugüne kalan ders
Altı yüz yılı aşan bir devletin son sayfası, tek bir kişinin tercihiyle yazılmadı. Mondros'a giden yol, kaybedilen bir dünya savaşından; o savaşa giden yol, on yıllara yayılan bir askerî, mâlî ve idarî zayıflamadan geçiyordu. Bir binanın çökmesi, en son çekilen tuğlanın hikâyesi değildir.
İkinci ders, tartışma âdâbıyla ilgilidir. Yakın tarih, herkesin bir tarafı olduğu bir alandır; bu yüzden orada konuşurken delilin ölçüsü daha da önemli hâle gelir. Bir insan hakkında konuşurken elimizde ne varsa onu söylemek, elimizde olmayanı varmış gibi anlatmaktan hem ilmen hem dinen daha emniyetlidir.
Üçüncüsü ise devletlerin ömrüne dairdir. Osmanlı Devleti'nin sona ermesi, bu topraklardaki hayatın sona ermesi olmadı. Kurumlar değişti, sınırlar yeniden çizildi; camiler açık kaldı, ezan okunmaya devam etti, insanlar yeniden kurdu. Tarihten kalan asıl ders, çöküşün nasıl geldiğinden çok, sonrasında nasıl ayağa kalkıldığıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Son Osmanlı padişahı kimdir?
VI. Mehmed Vahdeddin'dir. Sultan Abdülmecid'in oğludur; 4 Temmuz 1918'de tahta çıkmış, 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasıyla görevi sona ermiştir. Osmanlı hanedanının otuz altıncı ve son padişahıdır.
Mondros Mütarekesi ne zaman imzalandı?
30 Ekim 1918'de Limni adasının Mondros limanında imzalandı. Ordunun terhisini, boğazların açılmasını ve İtilaf devletlerinin gerekli gördükleri noktaları işgal edebilmesini öngörüyordu. 13 Kasım 1918'de müttefik donanması İstanbul önlerine geldi.
Saltanat ve hilafet ne zaman kaldırıldı?
Saltanat 1 Kasım 1922'de, hilafet ise 3 Mart 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla kaldırıldı. 18 Kasım 1922'de Abdülmecid Efendi halife seçilmiş, 1924'teki kararla hanedan mensupları yurt dışına çıkarılmıştır.
Vahdeddin ülkeden neden ve nasıl ayrıldı?
17 Kasım 1922'de küçük bir maiyetle İngiliz zırhlısı Malaya'ya binerek İstanbul'dan ayrıldı. Yayımladığı beyanda hayatının tehlikede olduğunu bildirmiştir. Ayrılışının gerekçeleri ve sonuçları tarihçiler arasında bugün hâlâ tartışılmaktadır.
Vahdeddin nerede vefat etti ve nereye defnedildi?
Malta ve Hicaz'dan sonra yerleştiği İtalya'nın San Remo şehrinde 16 Mayıs 1926'da vefat etti. Naaşı Şam'a nakledilerek Sultan Selim Camii'nin hazîresine defnedildi.
