Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

V. Murad Kimdir? 93 Günlük Saltanat ve Çırağan'daki Yıllar

V. Murad (1840-1904), Sultan Abdülmecid'in oğludur. 30 Mayıs 1876'da amcası Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle padişah oldu ve 31 Ağustos 1876'da, doksan üç gün sonra sağlık gerekçesiyle tahttan indirildi. Ömrünün kalan yirmi sekiz yılını Çırağan Sarayı'nda geçirdi. Osmanlı tarihinin en kısa saltanatlarından biridir.

Osmanlı hanedanında saltanatı en kısa süren isimlerden biri, aynı zamanda tahttan indikten sonra en uzun ömrü yaşayan padişahlardandır. Bu tezat, hikâyenin de özetidir.

Şehzâdeliği: hazırlanmış bir veliaht

21 Eylül 1840'ta doğdu. Babası Abdülmecid, oğullarının eğitimine dönemin şartlarına göre geniş bir yer ayırmıştı. Murad Efendi Arapça ve Farsçanın yanı sıra Fransızca öğrendi; tarih ve edebiyat okumalarına düşkündü. Piyano çalar, kendisi de beste yapardı; bugün ona nisbet edilen eserler kayıtlıdır.

1867'de amcası Abdülaziz'in Avrupa seyahatine katıldı; Paris, Londra ve Viyana'yı gördü. Bu gezi onun devlet ricâli ve Avrupa kamuoyu nezdinde tanınmasını sağladı. Veliaht sıfatıyla ıslahat taraftarı çevrelerin ümit bağladığı isim hâline geldi; meşrutî bir idareye sıcak baktığı yolundaki kanaat, hakkında yazılanların ortak noktasıdır.

Fakat aynı konum, onu şüpheli bir kişi hâline de getirdi. Saltanatın son yıllarında hareketleri yakından takip edildi, görüşmeleri sınırlandı. Otuz beş yaşına geldiğinde, uzun yıllardır gözetim altında yaşayan bir adamdı.

Doksan üç gün

30 Mayıs 1876 sabahı Abdülaziz tahttan indirildi ve Murad Efendi padişah ilan edildi. Ardından üst üste iki ağır olay yaşandı.

4 Haziran'da Abdülaziz, Feriye Sarayı'nda bilekleri kesilmiş hâlde bulunarak vefat etti. Ölümünün intihar mı cinayet mi olduğu bugün de kesin biçimde bilinmemektedir. On bir gün sonra, 15-16 Haziran gecesi bakanlar kurulunun toplandığı konağı basan Çerkes Hasan adlı bir subay, Serasker Hüseyin Avni Paşa ile Hariciye Nâzırı Raşid Paşa'yı öldürdü.

Yeni padişah bu iki hadiseden derin biçimde sarsıldı. Cülûs merasimi, cuma selâmlığı ve kılıç alayı gibi zorunlu törenler ya ertelendi ya da çok kısa tutuldu. Devlet işleri fiilen hükümet eliyle yürüdü. Yaz boyunca durumun düzelmesi beklendi; Viyana'dan getirilen bir hekim tedaviyi üstlendi, netice alınamadı. 31 Ağustos 1876'da alınan fetvaya dayanılarak tahttan indirildi ve yerine kardeşi II. Abdülhamid geçti.

Sağlığı ve hakkında söylenenler

V. Murad'ın rahatsızlığı, dönemin kaynaklarında farklı biçimlerde anlatılır. Kimi anlatılar sinir sisteminde kalıcı bir hastalıktan söz eder; kimi hâtıralar ise durumun geçici bir buhran olduğunu, ilerleyen yıllarda önemli ölçüde düzeldiğini ileri sürer. Bu ikinci görüş, tahttan indirilme kararının siyasî yönü bulunduğu iddiasıyla birlikte anılır. Elimizdeki bilgiler kesin bir teşhis koymaya elverişli değildir.

Hakkında yazılanların bir kısmı, şehzâdeliği döneminde bazı cemiyetlere üye olduğu iddiasına dayanır. Bu iddia kaynaklarda tekrarlanmakla birlikte tartışmalıdır ve dayandığı belgeler üzerinde ittifak yoktur. Bir insanın hayatını böyle rivayetler üzerinden okumak, tarihçilikte de dinî ölçüde de doğru bir yol değildir. Efendimizin (s.a.s.) koyduğu ölçü açıktır:

"Allah sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz; fakat kalplerinize ve amellerinize bakar." (Müslim, Birr 33)

Çırağan'daki yirmi sekiz yıl

Tahttan indirildikten sonra ailesiyle birlikte Çırağan Sarayı'na yerleştirildi ve dışarıyla teması sıkı biçimde sınırlandı. 20 Mayıs 1878'de gazeteci Ali Suâvi'nin öncülüğündeki bir grup, onu yeniden tahta çıkarmak amacıyla sarayı bastı; girişim kısa sürede bastırıldı, Ali Suâvi hayatını kaybetti. Bu olaydan sonra gözetim daha da ağırlaştı.

Kalan yıllarını okuyarak, mûsikîyle uğraşarak ve ailesiyle geçirdi. 29 Ağustos 1904'te vefat etti; Eminönü'ndeki Yeni Cami'nin hazîresindeki türbeye, annesinin yanına defnedildi.

Bir ömrün süresini de sınırını da tayin eden ölçü insanın elinde değildir:

وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا

"Kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." (Talâk, 3)

Bu tarihten bugüne kalan ders

V. Murad'ın hikâyesi, insanın taşıyabileceği yükün sınırı üzerinedir. Yıllarca gözetim altında yaşamış, sonra bir haftada amcasının ölümüne ve bir suikaste tanık olmuş bir insandan, aynı anda bir imparatorluğu yönetmesi beklendi. Bir makam, onu taşıyacak kişinin hâline bakılmadan verildiğinde yalnız işi değil insanı da yıpratır.

İkinci ders, hakkında konuşmakla ilgilidir. Hayatının büyük kısmı kapalı kapılar ardında geçtiği için onunla ilgili boşluklar rivayetle doldurulmuştur. Oysa bilinmeyeni bilinmiyor diye bırakmak, boşluğu tahminle doldurmaktan hem daha dürüst hem daha emniyetlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

V. Murad kaç gün tahtta kaldı?

30 Mayıs 1876'dan 31 Ağustos 1876'ya kadar 93 gün. Osmanlı tarihinin en kısa saltanatlarından biridir. Yerine kardeşi II. Abdülhamid tahta çıkmıştır.

V. Murad neden tahttan indirildi?

Sağlık durumunun devlet işlerini yürütmeye elverişli olmadığı gerekçesiyle, alınan fetvaya dayanılarak indirildi. Amcası Abdülaziz'in ölümü ve Çerkes Hasan Vak'ası'nın onu ağır biçimde sarstığı kaynaklarda ortaktır.

Çerkes Hasan Vak'ası nedir?

15-16 Haziran 1876 gecesi, bakanlar kurulunun toplandığı konağı basan Çerkes Hasan adlı subayın Serasker Hüseyin Avni Paşa ile Hariciye Nâzırı Raşid Paşa'yı öldürmesidir. V. Murad'ın saltanatının ilk haftalarına denk gelen bu olay, başkentte büyük bir sarsıntı doğurmuştur.

V. Murad tahttan indikten sonra nerede yaşadı?

Ailesiyle birlikte Çırağan Sarayı'na yerleştirildi ve sıkı gözetim altında yirmi sekiz yıl burada yaşadı. 1878'de Ali Suâvi'nin onu yeniden tahta çıkarma girişimi başarısız oldu.

V. Murad ne zaman vefat etti ve nereye defnedildi?

29 Ağustos 1904'te Çırağan Sarayı'nda vefat etti. Eminönü'ndeki Yeni Cami hazîresinde bulunan türbeye, annesinin yanına defnedildi.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar