Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Ayasofya'nın Hikâyesi: Fetihten Bugüne Bir Mabedin Serüveni

Ayasofya'nın Hikâyesi: Fetihten Bugüne Bir Mabedin Serüveni

Ayasofya; 1453'te İstanbul'un fethiyle camiye çevrilen, 1934'te müze yapılan ve 24 Temmuz 2020'de yeniden ibadete açılan, on beş asırlık tarihiyle dünyanın en özel mabetlerinden biridir. Bugün, secdeye yeniden kavuşmasının altıncı yıl dönümü. İşte fetihten bugüne Ayasofya'nın hikâyesi.

Kimi yapılar vardır, şehirle özdeşleşir; Ayasofya ise tarihle özdeşleşmiştir. Doğu Roma'nın katedrali, Osmanlı'nın baş camisi, Cumhuriyet döneminin müzesi ve yeniden camisi... Aynı kubbenin altında bu kadar çok devrin izini taşıyan başka bir yapı bulmak zordur.

Fetihten Önce Ayasofya

Bugünkü Ayasofya, Doğu Roma imparatoru Justinianus tarafından 537 yılında tamamlandı. "Kutsal Hikmet" anlamına gelen adıyla, yaklaşık bin yıl boyunca Hristiyan dünyasının en büyük mabedi olarak kaldı. Devasa kubbesi, çağının mühendislik sınırlarını zorlayan bir başarıydı; depremler geçirdi, yıkıldı, onarıldı, ama ayakta kalmayı bildi.

1453: Fetih ve Caminin Doğuşu

29 Mayıs 1453 sabahı İstanbul, yirmi bir yaşındaki Sultan II. Mehmed'in ordusuna kapılarını açtığında, şehrin kalbi olan Ayasofya'ya sığınmış halk korku içindeydi. Genç padişah şehre girdiğinde Ayasofya'ya yöneldi ve tarih kaynaklarının naklettiğine göre içeridekilere eman verdi: canlarına, ailelerine ve hürriyetlerine dokunulmayacaktı. Fetih, yağma ve kıyım çağında, İslam'ın eman ve ahid hukukunun şahitlik ettiği bir sayfaya dönüştü.

Fâtih Sultan Mehmed, Ayasofya'yı fethin sembolü olarak camiye çevirdi ve kendi kurduğu vakfa bağladı; ilk cuma namazı, 1 Haziran 1453'te burada kılındı. Rivayet edilir ki o gün hutbeyi hocası Akşemseddin okumuş, genç sultan da safta yerini almıştır. O günden sonra Ayasofya, yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı payitahtının baş camisi oldu.

İstanbul'un fethini asırlar öncesinden müjdeleyen meşhur bir hadis vardır; hadis kaynaklarında yer alan bu rivayette Efendimiz (s.a.s.) "Konstantiniyye elbette fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur" buyurur (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Âlimler bu rivayetin senedini değerlendirmişler, kimi muhaddisler sağlam saymıştır; fetih ruhunu asırlarca beslediği ise tarihî bir gerçektir. İslam ordularının Emevîler devrinden itibaren İstanbul önlerine gelmesinde bu müjdenin payı büyüktür; sahabeden Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) da bu uğurda İstanbul surları önünde vefat etmişti.

Fethin ardından şehirde hayat, İslam'ın ahid hukuku çerçevesinde yeniden kuruldu. Fâtih, Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin varlığını sürdürmesine izin verdi; kiliseler, cemaatler ve farklı inançlar İstanbul'da yaşamaya devam etti. Kılıçla alınan bir şehirde inanç hürriyetinin ahidle korunması, fetih anlayışının yağmadan değil imardan yana olduğunu gösterir. Medeniyet tarihçilerinin altını çizdiği bu incelik, Ayasofya'nın hikâyesinin görünmeyen arka planıdır.

Mabede Emek: Osmanlı'nın Ayasofya'sı

Osmanlı, Ayasofya'yı yalnızca kullanmadı; onu yaşattı. Minareler eklendi, mihrap ve minber yerleştirildi, yapı her devirde onarıldı. En kritik müdahale, Mimar Sinan'ın 16. yüzyılda yaptığı güçlendirmelerdir; eklediği payandalarla bin yıllık yapının ömrünü uzattı. Bugün Ayasofya hâlâ ayaktaysa bunda Sinan'ın ustalığının payı büyüktür. Hünkâr mahfilleri, dev hat levhaları, şadırvanı ve kütüphanesiyle Ayasofya, bir külliye olarak İstanbul'un ilim ve ibadet hayatının merkezinde kaldı.

Bu emeğin arkasında, mescit yapmayı ve yaşatmayı ebedî kazanç sayan bir inanç vardır. Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurur:

"Kim Allah için bir mescit yaparsa, Allah da ona cennette bir benzerini yapar." (Buhârî, Salât 65; Müslim, Mesâcid 24)

Kur'an-ı Kerim de mescitleri imar etmenin iman alameti olduğunu bildirir:

إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّهِ مَنْ آمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ

"Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman edenler imar eder." (Tevbe, 18)

Müze Yılları ve 24 Temmuz 2020: Yeniden Secde

1934 yılında alınan bir kararla Ayasofya müzeye çevrildi ve 86 yıl boyunca müze olarak ziyaret edildi. Bu süre içinde minarelerinden ezan kesilmedi ama kubbenin altında saflar tutulmadı. 2020 yazında yargı kararı ve ardından alınan kararla yapı yeniden cami statüsüne kavuştu; 24 Temmuz 2020 Cuma günü, on binlerce kişinin katıldığı cuma namazıyla Ayasofya-i Kebir Camii yeniden ibadete açıldı.

Bugün o günün altıncı yıl dönümü. Ayasofya şimdi hem namaz kılınan bir cami hem de dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin gezdiği bir kültür mirası olarak iki kimliğini bir arada taşıyor. Üst galerisi ziyaretçilere ayrılmış durumda; ana mekânda ise vakit namazları kılınıyor. Böylece yapı, tarihinde ilk kez bu ölçüde hem mabet hem müze-ziyaretgâh işlevini birlikte sürdürüyor.

Bu Tarihten Bugüne Kalan Ders

Ayasofya'nın hikâyesinden bugüne kalan ders, kubbelerin büyüklüğünden çok emanet bilincidir. Fâtih bu mabedi bir vakfa emanet etti; vakıf demek, bir eseri kıyamete kadar yaşatma sözü demektir. Fetih gününde halka verilen eman, gücün zirvesindeyken bile ölçüyü korumanın; Mimar Sinan'ın payandaları, mirasa emek vermenin; bugünkü hâli ise ibadetle kültürü buluşturabilmenin örneğidir. Bir medeniyet, mabedini nasıl koruyorsa değerlerini de öyle korur. Ayasofya bize bunu hatırlatmak için orada duruyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Ayasofya ilk ne zaman cami oldu?

İstanbul'un fethiyle birlikte, 1453 yılında Fâtih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrildi. İlk cuma namazı 1 Haziran 1453'te kılındı ve yapı, kurulan vakıf eliyle yaklaşık beş asır cami olarak hizmet verdi.

Ayasofya neden müzeye çevrilmişti?

1934 yılında alınan bir kararla Ayasofya müzeye dönüştürüldü ve 1935'te müze olarak ziyarete açıldı. Bu statü 86 yıl sürdü; 2020'de yargı kararının ardından yapı yeniden cami statüsüne kavuştu.

Ayasofya yeniden ne zaman ibadete açıldı?

24 Temmuz 2020 Cuma günü, kalabalık bir cemaatin katıldığı cuma namazıyla yeniden ibadete açıldı ve Ayasofya-i Kebir Camii adını aldı. 2026 itibarıyla yeniden açılışın üzerinden altı yıl geçti.

Ayasofya'yı gayrimüslimler ve turistler ziyaret edebilir mi?

Evet. Ayasofya hem cami hem kültür mirası olarak herkesin ziyaretine açıktır. Ziyaretçiler için üst galeri katı düzenlenmiştir; ana ibadet mekânında ise vakit namazları kılınır. Ziyarette cami adabına ve kıyafet ölçülerine dikkat edilmesi beklenir.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar