Bebeğe İsim Koymak: Kulağına Ezan Okumak, İsim Seçimi ve Adabı
İslam'da çocuğa isim koymak ana babanın ilk sorumluluklarındandır. İsmin doğumun ilk günlerinde, yaygın uygulamaya göre yedinci günde konulması güzel görülmüştür. Anlamı çirkin olmayan, kulluk bilincini zedelemeyen her güzel isim konulabilir; yanlış konulmuş bir isim ise sonradan değiştirilebilir.
Doğum odasından çıkıldığı anda başlar tartışma. Dedenin adı mı, anneannenin adı mı, yoksa kimsede olmayan yeni bir isim mi? Bu telaşın içinde çoğu ailenin merak ettiği asıl soru şudur: Dinimizin bu konuda söylediği belirli bir usul var mı?
Var — ama sanıldığından hem daha sade hem daha derin.
İsim, sadece bir etiket değildir
Kur'an'da isim vermek, sıradan bir kayıt işlemi gibi değil, bir niyet beyanı gibi anlatılır. İmrân'ın hanımı kızını dünyaya getirdiğinde şöyle der:
وَإِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَإِنِّي أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
"Ben onun adını Meryem koydum. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum." (Âl-i İmrân, 36)
İsim konulurken yapılan bir dua. Anne, çocuğuna bir ad verirken aynı zamanda onu Rabbine emanet ediyor. İsim koyma âdâbının özü de aslında burada: Ad, çocuğun hayatına dair bir temenninin ilk cümlesidir.
Efendimiz (s.a.s.) de bu bilinci şu sözle pekiştirmiştir:
"Siz kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın." (Ebû Dâvûd, Edeb 61)
İsim ne zaman konur?
Rivayetlerde iki uygulama birlikte görülür: İsim doğumun hemen ardından da konabilir, yedinci güne de bırakılabilir. Yaygın uygulama, akika kurbanı ve bebeğin saçının kesilmesiyle birlikte yedinci gündür:
"Her çocuk akikası karşılığında rehindir. Yedinci günü onun için kurban kesilir, adı konur ve başı tıraş edilir." (Tirmizî, Edâhî 23; Ebû Dâvûd, Edâhî 21)
Buna karşılık Efendimiz'in (s.a.s.) oğlu İbrâhim doğduğunda ismini o gece koyduğunu bildiren rivayet de vardır (Müslim, Fedâil 62). Dolayısıyla ikisi arasında bir zorlama yoktur; aile hangisine imkân bulursa onu tercih edebilir.
Bebeğin kulağına ezan okunur mu?
Bu, en çok sorulan ve üzerinde en çok konuşulan uygulamadır. Rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.s.), torunu Hz. Hasan doğduğunda kulağına ezan okumuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 107; Tirmizî, Edâhî 17).
Burada dürüst olmak gerekir: Tirmizî bu rivayeti hasen sahih saymışsa da, bazı hadis âlimleri senedine yönelik eleştiriler getirmiştir. Buna rağmen uygulama İslam dünyasında geniş biçimde yerleşmiş, âlimlerin çoğunluğu bunu müstehap kabul etmiştir.
Pratik sonuç şu: Bebeğin kulağına ezan okumak güzel bir âdettir, yapılması hoş görülür; ancak farz veya vacip değildir. Okunmadığı için "eksik kaldı" diye endişelenmeye gerek yoktur. Okunacaksa, sağ kulağa ezan, sol kulağa kāmet getirilmesi yaygın uygulamadır.
Bunun yanında kaynağı daha sağlam bir başka sünnet daha vardır: tahnîk, yani bebeğin damağına çiğnenmiş hurma sürmek. Enes b. Mâlik (r.a.), Ebû Talha'nın (r.a.) yeni doğan oğlunu Efendimiz'e (s.a.s.) götürdüğünü, onun hurmayı çiğneyip bebeğin ağzına sürdüğünü ve ona Abdullah adını verdiğini anlatır. (Buhârî, Akîka 1; Müslim, Âdâb 23)
Hangi isimler tercih edilir?
Efendimiz (s.a.s.) doğrudan bir tercih bildirmiştir:
"Allah'a en sevimli isimler Abdullah ve Abdurrahman'dır." (Müslim, Âdâb 2; Ebû Dâvûd, Edeb 61)
Bu iki ismin ortak yanı, ikisinin de kulluk bildirmesidir. Peygamber isimleri, sahâbe isimleri ve Allah'ın güzel isimlerine "abd" eklenerek yapılan isimler (Abdülkerîm, Abdürrahîm gibi) genel olarak tercih edilmiştir. Bunun dışında anlamı güzel olan her isim konulabilir; ismin mutlaka Arapça olması gibi bir şart yoktur.
Kaçınılması istenen isimler
- Allah'tan başkasına kulluk bildiren isimler: Abdünnebî, Abdülhüseyin gibi. Kulluk yalnız Allah'a nispet edilir.
- Sadece Allah'a yakışan sıfatlar: Efendimiz (s.a.s.), "meliklerin meliki" anlamına gelen ismin kullanılmasını hoş karşılamamıştır (Buhârî, Edeb 114; Müslim, Âdâb 20).
- Anlamı çirkin, alay konusu olabilecek isimler. Çocuk o ismi bir ömür taşıyacaktır.
- Kibir ve kendini temize çıkarma iddiası taşıyan isimler.
Yanlış konulmuş bir isim değiştirilebilir mi?
Evet, üstelik bu bizzat sünnette örneği bulunan bir uygulamadır. Efendimiz (s.a.s.), anlamı uygun olmayan isimleri değiştirmiştir. Adı "Âsiye" (isyankâr) olan bir kadının ismini "Cemîle" olarak değiştirmiş (Müslim, Âdâb 14), "Berre" adını da hoş görmeyip başka isimler vermiştir.
Dolayısıyla bir kimse, ismi anlamsız, çirkin ya da inanç bakımından sakıncalı bulduğunda değiştirebilir. Bu, ne aileye saygısızlıktır ne de "geçmişi silmek". Sünnetin işaret ettiği yol, ismin taşıdığı anlamın kişiyi rahatsız etmemesidir.
İsim koyarken unutulan asıl mesele
Bir çocuğa "Abdullah" adını koymak kolaydır; onu Allah'a kul olarak yetiştirmek zordur. İsim, bir niyetin ilanıdır; niyetin karşılığı ise sonraki yirmi yılda verilir. Bu yüzden isim tartışması ne kadar uzun sürerse sürsün, asıl mesele bebeğin adını değil huyunu güzelleştirmektir.
Nitekim Âl-i İmrân'daki o duada da isim tek başına bırakılmamış, hemen ardından "onu ve soyunu sana sığındırıyorum" cümlesi gelmişti.
Sıkça Sorulan Sorular
Bebeğe isim kaçıncı gün konur?
İsim doğumun hemen ardından da konabilir, yedinci güne de bırakılabilir. Yaygın uygulama, akika kurbanı ve saç tıraşıyla birlikte yedinci gündür. Her ikisi de rivayetlerde yer aldığı için aile şartlarına göre tercih yapabilir.
Bebeğin kulağına ezan okumak farz mı?
Hayır. Bu uygulama âlimlerin çoğunluğunca müstehap (güzel) kabul edilmiştir; farz veya vacip değildir. İlgili rivayetin senedi hakkında farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte uygulama yaygınlaşmıştır. Okunmaması bir eksiklik doğurmaz.
Bebeğin kulağına ezanı kim okur?
Belirli bir kişi şartı yoktur. Baba, dede veya bir yakın okuyabilir. Yaygın uygulamada sağ kulağa ezan, sol kulağa kāmet getirilir.
Hangi isimler konulmaz?
Allah'tan başkasına kulluk bildiren isimler (Abdünnebî gibi), yalnız Allah'a yakışan sıfatlar, anlamı çirkin ve alay konusu olabilecek isimler ile kibir iddiası taşıyan isimler tercih edilmez.
İsim sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Efendimiz (s.a.s.) anlamı uygun olmayan bazı isimleri bizzat değiştirmiştir. Anlamı çirkin veya inanç bakımından sakıncalı bir ismin değiştirilmesi güzel görülür.
İsim koyarken okunacak özel bir dua var mı?
Belirli bir metin şart koşulmamıştır. Besmele ile başlayıp çocuk için hayır duası etmek, Âl-i İmrân 36'daki gibi onu Allah'a emanet etmek yeterlidir.
