Büyü Yaptırmak Günah mı? Büyüden Korunmanın Yolları
Büyü yaptırmak da yapmak da İslam'da büyük günahlardan sayılır; hatta Peygamber Efendimiz (s.a.s.) sihri "helâk edici yedi şey" arasında zikretmiştir. Büyü bozdurmak için büyücüye başvurmak da aynı kapıya çıkar. Korunmanın yolu ise gizli değildir: Kur'an, dua ve tevekkül.
Sihir gerçek midir?
Kur'an sihirden söz eder; yani meseleyi tamamen hayal ürünü saymaz. Bakara sûresinde, Bâbil'de insanlara sihir öğretilmesinden bahsedilirken çok kritik bir kayıt düşülür:
وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ
"…Hâlbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi." (Bakara, 102)
Bu cümle her şeyi yerli yerine oturtur. Sihrin bir etkisinden söz edilebilir; ama o etki bağımsız, sınırsız, kaderin üstünde bir güç değildir. Hiçbir şey Allah'ın izni dışında bir insana ulaşmaz. Bu yüzden mümin sihre "vardır ama sahibinin elinde değil, Allah'ın izninde" gözüyle bakar. Bu bakış, hem inkâr etmenin hem de korkuya teslim olmanın önüne geçer.
Yapmak da yaptırmak da büyük günah
Efendimiz (s.a.s.) insanı manen helâk eden günahları sayarken sihri en başlara koymuştur:
"Helâk edici yedi şeyden sakının." Ashâb, "Ey Allah'ın Resûlü, bunlar nelerdir?" diye sordu. Şöyle buyurdu: "Allah'a ortak koşmak, sihir, haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş meydanından kaçmak ve iffetli mümin kadınlara zina iftirasında bulunmak." (Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îmân, 145)
Listede sihrin şirkin hemen ardından gelmesi tesadüf değil. Çünkü büyü, işin içine cin, ruh, yıldız gibi varlıklara Allah'a ait bir güç yakıştırmayı sokar. Bir insanın kaderini bir düğümün ya da bir muskacının eline teslim ettiğini düşünmek, tevhid inancını içeriden çatlatır.
Bu sebeple sihirle uğraşmak, bunu meslek edinmek, birine zarar vermek için para karşılığı büyü yaptırmak açık bir haramdır. "Ben yapmadım, yaptırdım" ayrımının dinî bir kıymeti yoktur; sipariş veren de fiilin ortağıdır.
Büyü bozdurmak caiz mi?
Burada ince bir ayrım var. Bir kimsenin, kendisine yapıldığını düşündüğü bir zarardan kurtulmak istemesi tabiidir. Mesele, hangi yolla kurtulmak istediğidir.
Caiz olmayan yol: büyüyü büyüyle bozmak. Yani bir büyücüye gidip "bunu çöz" demek. Bu, haramı haramla tedavi etmeye kalkışmaktır ve çoğu zaman insanı daha derin bir bataklığa çeker. Efendimiz (s.a.s.) bu konuda son derece nettir:
"Kim bir arrâfa (gaybdan haber verdiğini iddia eden kişiye) gider de ona bir şey sorarsa, kırk gece namazı kabul edilmez." (Müslim, Selâm, 125)
Caiz olan yol: Allah'a sığınmak, Kur'an okumak ve okutmak, dua etmek, sadaka vermek. Buna genel olarak rukye denir ve şartı bellidir: okunan şey Kur'an ayetleri veya anlamı bilinen sahih dualar olacak, anlaşılmaz sözler ve şirk unsuru taşıyan ifadeler bulunmayacak, karşılığında insanları sömüren bir düzen kurulmayacak.
Bugün "büyü bozuyorum" diyerek insanların çaresizliğinden para kazanan ciddi bir çevre var. Aile huzursuzluğu, işsizlik, hastalık gibi gerçek sıkıntılarla gelen insanlara "üzerinde büyü var" denip yüksek meblağlar isteniyor. Bu, hem kul hakkıdır hem de dinin istismarıdır. Bir müminin buraya harcayacağı parayı sadakaya vermesi, hem daha bereketli hem daha şifalıdır.
Her sıkıntı büyü değildir
Bu, üzerinde durulması gereken bir nokta. İnsan hayatında işlerin ters gitmesinin pek çok sebebi olur: yorgunluk, tükenmişlik, iletişim bozukluğu, tedavi edilmemiş bir hastalık, uykusuzluk, ekonomik baskı. Her aksiliğin arkasında bir büyü aramak, insanı hem gerçek çözümden uzaklaştırır hem de sürekli bir kuşku ve korku hâline mahkûm eder.
Kendinizde ya da yakınınızda uzun süren uykusuzluk, çarpıntı, yoğun kaygı, dikkat dağınıklığı gibi belirtiler varsa öncelikle bir hekime başvurmak gerekir. Tedaviyi reddedip yıllarca "büyü bozdurmak" için dolaşan insanların kaybettiği en değerli şey zamandır. Şifayı veren Allah'tır; hekim de dua da O'nun sebeplerindendir.
Korunmanın sahih yolları
Rivayet edildiğine göre Efendimiz'e (s.a.s.) de sihir yapılmış, Allah Teâlâ onu korumuş ve durum kendisine bildirilmiştir (Buhârî, Tıb, 47; Müslim, Selâm, 43). Bu olay, sihrin peygamberlik görevine ve vahye asla dokunmadığı, sadece bedenî bir rahatsızlık düzeyinde kaldığı şekilde anlaşılmıştır. Buradan bize kalan ders, korunma yollarının bizzat Kur'an'da gösterilmiş olmasıdır.
- Felak ve Nâs sûreleri. Bu iki sûre, "sığınma sûreleri" diye anılır ve doğrudan bu tür şerlerden korunmak için indirilmiştir. Hz. Âişe (r.anhâ) anlatıyor: Peygamberimiz yatağına girdiğinde İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okur, ellerine üfler, sonra elleriyle bedenini sıvazlardı (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 14).
- Âyetü'l-Kürsî. Yatmadan önce okunması tavsiye edilmiştir.
- Sabah ve akşam duaları. Günün iki ucunda okunan sığınma duaları, kalbi de zihni de toparlar.
- Namaz ve düzenli Kur'an. En güçlü koruma kalkanı, terk edilmemiş bir ibadet hayatıdır.
- Sadaka. "Sadaka belâyı def eder" anlayışı, ümmetin uzun tecrübesinde yerleşmiş bir hikmettir.
Muska, nazarlık ve okunmuş su
İçinde Kur'an ayeti bulunan bir yazıyı bereket ümidiyle taşımanın hükmünde âlimler arasında görüş farkı vardır. Ancak taşınan şeyin kendisine bir güç atfedilirse, yani "beni bu koruyor" inancı yerleşirse, iş tevhid sınırının dışına taşar. Ölçü şu: koruyan Allah'tır; okunan ayet bir vesiledir, bir tılsım değil.
İçeriği bilinmeyen, anlamı çözülemeyen yazılar, tuhaf şekiller, kurşun dökme, bez bağlama gibi uygulamalar ise doğrudan hurafe alanına girer ve dinen dayanağı yoktur.
Sıkça Sorulan Sorular
Büyü yaptırmak insanı dinden çıkarır mı?
Büyü büyük günahlardandır. Yapılan işin içinde Allah'tan başkasına ilâhî bir güç yakıştırmak, şirk sözleri söylemek gibi unsurlar varsa mesele inanç boyutuna taşınır. Her hâlükârda tövbe edip bu yoldan tamamen uzaklaşmak gerekir.
Bana büyü yapıldığını düşünüyorum, ne yapmalıyım?
Öncelikle korkuya kapılmayın; hiçbir şey Allah'ın izni olmadan zarar veremez. Namazınıza ve dualarınıza sarılın, Felak ve Nâs sûrelerini okuyun, sadaka verin. Fiziksel veya ruhsal şikâyetleriniz varsa mutlaka bir hekime görünün. Büyücüye ve "bozuyorum" diyene gitmeyin.
Büyüyü büyüyle bozmak caiz midir?
Caiz değildir. Haramı haramla çözmeye çalışmak hem günahı artırır hem de kişiyi sömürüye açık hâle getirir. Meşru yol Kur'an, dua ve tıbbi tedavidir.
Rukye (Kur'an okuyarak şifa aramak) caiz mi?
Okunan şey Kur'an ayetleri veya sahih dualarsa, içinde anlaşılmaz sözler ve şirk unsuru yoksa caizdir. Ancak bunu ticarete dönüştüren, insanları korkutarak para isteyen kişilerden uzak durulmalıdır.
Fal, tarot ve medyumluk aynı kapsamda mı?
Evet, gaybdan haber verme iddiası taşıdıkları için aynı çerçevede değerlendirilir. Gaybı yalnız Allah bilir; bu iddiaları tasdik etmek dinen ağır bir sorumluluktur.
