Düğünlerde İsraf ve Gösteriş: İslam'ın Ölçüsü Nedir?
Düğün, İslam'ın teşvik ettiği meşru bir sevinçtir; nikâhın duyurulması ve yemek ikramı (velîme) sünnettir. Ancak gösteriş için borca girmek, yarısı çöpe giden ikramlar ve "el âlem ne der" yarışı israftır ve dinen hoş görülmez. Ölçü bellidir: imkân nispetinde, külfetsiz, paylaşmayı esas alan bir düğün.
Düğün Yapmak Sünnettir; Mesele Nasıl Yapıldığında
Yaz aylarındayız; salonlar, bahçeler, köy meydanları düğün sesleriyle dolu. Önce şunu netleştirelim: İslam düğüne karşı değildir. Efendimiz (s.a.s.) nikâhın gizli kapaklı değil, toplum içinde duyurularak kıyılmasını istemiş; evlenen sahabilerine yemek vermelerini söylemiştir. Abdurrahman bin Avf (r.a.) evlendiğinde ona "Bir koyunla da olsa velîme (düğün yemeği) ver" buyurmuştur (Buhârî, Nikâh 68).
Demek ki soru "düğün yapılır mı" değil; "düğün neye dönüştü" sorusudur. Bir koyunla da olsa ikram etmeyi öğütleyen bir dinin mensupları olarak, bugün kişi başı hesabıyla konuşulan, aylar süren hazırlığı ve yıllarca sürecek borcuyla anılan organizasyonlara dönüp bir daha bakmamız gerekiyor.
İsraf Nerede Başlar?
Kur'an-ı Kerim yeme içme gibi en tabii nimetlerde bile sınırı hatırlatır:
وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا ۚ إِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفِينَ
"Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'râf, 31)
Saçıp savurmanın hükmü daha da serttir: "Saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir" (İsrâ, 27). İsraf, harcamanın miktarıyla değil yerindeliğiyle ölçülür. Zengin bir ailenin geniş ikramı israf olmayabilir; dar gelirli bir ailenin gösteriş uğruna kredi çekmesi ise açık israftır. Yenmeyip dökülen yemek, bir gece için alınıp bir daha giyilmeyen kıyafetler, gelin arabası konvoyunda yakılan lastik... Bunların hangisi ikram, hangisi gösteri; vicdan bunu ayırt eder.
Efendimiz (s.a.s.) malın boşa harcanmasını ayrıca yasaklamıştır: Muğîre bin Şu'be'nin (r.a.) rivayetine göre Allah Teâlâ dedikoduyu, çok soru sormayı ve malı zayi etmeyi kerih görmüştür (Buhârî, İstikrâz 19; Müslim, Akdiye 10). Düğün sofrası ikramdır, bereket vesilesidir; çöp konteynerine giden tepsiler ise bu hadisin tam kapsamına girer.
Borçla Düğün: Yuvaya Yük Taşımak
En can yakıcı tablo şudur: genç çift daha yuva kurulmadan düğün borcunun altına girer. Takı merasimi beklentisi, salon, organizasyon, dış çekim derken faizli kredi kapıları çalınır. Oysa fıkıh kaynaklarına göre zaruret yokken faizli borca girmek caiz değildir; "düğün böyle istiyor" gerekçesi zaruret sayılmaz.
Hz. Âişe'den (r.a.) nakledilen bir rivayette, nikâhın en bereketlisinin külfeti en az olanı olduğu bildirilir (Ahmed bin Hanbel, Müsned). Muhaddislerin bir kısmı senedini tartışmışsa da mana, sahih nasların ruhuyla tam uyum içindedir: masraf büyüdükçe bereket büyümez; çoğu zaman tam tersi olur. Evliliğin ilk yılını kredi taksitleriyle boğuşarak geçiren bir yuvada bunun izini görmek zor değildir.
"El Âlem Ne Der" Terazisi
Düğün israfının motoru çoğu zaman kendi arzumuz değil, başkalarının beklentisidir. "Eksik olursa konuşurlar" korkusu, aileleri güç yetiremeyecekleri bir yarışa sokar. Hâlbuki mümin, kulların diline göre değil Allah'ın razı olacağı ölçüye göre yaşar. Unutmayalım: düğününüzü konuşanlar bir hafta konuşur; borcunu siz yıllarca ödersiniz.
Bu noktada misafirlere de görev düşer. Sade düğün yapan aileyi küçümsemek, ikramı az bulup söz etmek, gösterişi ölçü hâline getirmek bu kültürü besleyen tutumlardır. Tebrik edip dua etmek varken kusur aramak, düğün sahibinin değil konuşanın hanesine yazılır.
Düğünde Eğlencenin Ölçüsü
İsraf tartışması bazen yanlış bir uca savurur: "Öyleyse düğünde eğlence de mi olmasın?" Hayır, mesele o değil. Efendimiz (s.a.s.) devrinde düğünlerde def çalınır, ezgiler söylenirdi. Rubeyyi' bint Muavviz (r.a.) anlatır: düğününde küçük kızlar def çalıp Bedir şehitlerini anan ezgiler söylerken içlerinden biri "Aramızda yarın ne olacağını bilen bir peygamber var" deyince Efendimiz, "Bunu bırak, önceki söylediklerine dön" buyurdu (Buhârî, Megāzî 12). Eğlenceye değil, çizgiyi aşan söze itiraz etti.
Demek ki ölçü şudur: sevinç, ikram ve meşru eğlence düğünün süsüdür; haram söz, aşırılık ve kul hakkına dokunan taşkınlık ise çizginin dışıdır. Gece yarısı mahalleyi ayağa kaldıran ses düzeni, çevreye rahatsızlık veren konvoy ve havaya sıkılan kurşun, "eğlence" değil kul hakkı ihlalidir.
Bereketli Bir Düğün İçin Pratik Ölçüler
Peki ne yapmalı? Nikâh duyurulur, imkâna göre yemek verilir; bu sünnettir. Davetli listesi salon kapasitesine göre değil, gerçek gönül bağına göre yapılır. İkram, dökülüp saçılan değil yenilen cinsten olur; artan yemek ihtiyaç sahiplerine veya hayır kurumlarına ulaştırılır. Takı, çiftin yuvasına destek olsun diye takılır; sergiye dönüşmez. Ve mümkünse düğün bütçesinden bir pay, sessizce bir yetimin, bir öğrencinin, bir muhtacın sevincine ayrılır. Böyle bir düğünün fotoğrafları belki daha az "gösterişli" olur; ama bereketi yuvanın her köşesinde hissedilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İslam'a göre düğün yapmak caiz mi?
Evet, caizdir ve teşvik edilmiştir. Nikâhın duyurulması ve velîme denilen düğün yemeği sünnettir. Meşru eğlence, ikram ve sevinç düğünün tabii parçasıdır; yasak olan israf, gösteriş ve haram unsurlardır.
Borç veya kredi ile düğün yapmak günah mı?
Gösteriş için faizli krediye girmek caiz görülmez; çünkü zaruret yokken faizli borç haramdır ve düğün masrafı zaruret sayılmaz. Faizsiz borçla sade bir düğün ise caizdir; yine de yuvaya borç yüküyle başlamamak en hayırlısıdır.
Velîme (düğün yemeği) nedir, zorunlu mu?
Velîme, evlilik sebebiyle verilen yemektir; Efendimiz (s.a.s.) "Bir koyunla da olsa velîme ver" buyurarak teşvik etmiştir (Buhârî, Nikâh 68). Farz değil sünnettir ve imkân nispetinde yapılır; gösterişe dönüşmesi gerekmez.
Düğünde çok masraf yapmak her zaman israf mıdır?
Hayır; israf, harcamanın imkânla ve yerindelikle ölçülmesidir. Gücü yeten kişinin geniş ikramı israf olmayabilir. Yenmeyen yemek, kullanılmayan eşya, gösteriş amaçlı harcama ve güç yetmeyen borçlanma ise kimden gelirse gelsin israftır.
Yorumlar