Hacca Gitmek İçin Kredi Çekmek Caiz mi? Borçlanarak Hacca Gidilir mi?
Faizli kredi çekerek hacca gitmek caiz değildir; çünkü faiz, hangi niyetle olursa olsun haram kılınmıştır. Faizsiz bir borçla hacca gidilirse ibadet geçerli olur, fakat maddi gücü yetmeyen kişiye hac zaten farz değildir. Yani borç, bir mecburiyet değil; ancak ödeme imkânı varsa düşünülebilecek bir tercihtir.
Hac kesin kayıtları başlayınca her yıl aynı sorular dolaşıma giriyor. Kura çıkmış, sıra yıllardır bekleniyor, ama para tam denk gelmemiş. "Bir kredi çeksem, kısmet bu yıl kapıyı çalmışken kaçırmasam" diye düşünüyor insan. Duygusu anlaşılır bir düşünce bu. Yine de kararı vermeden önce, haccın hangi şartla farz olduğunu ve borcun bu tabloda nereye oturduğunu bilmekte fayda var.
Hac, "gücü yetene" farzdır
Meselenin kalbi tek bir kelimede toplanıyor: istitâat, yani güç yetirebilme. Kur'an, hac emrini verirken bu kaydı açıkça koyar:
وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَب۪يلًا
"Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır." (Âl-i İmrân, 97)
Fıkıh kaynakları bu "güç yetirme"yi somutlaştırır: kişinin gidiş-dönüş masrafını karşılayacak, yolculuk süresince geride bıraktığı ailesinin nafakasını temin edecek imkâna sahip olması gerekir. Bu imkân yoksa hac o kişiye farz olmaz. Farz olmayan bir ibadet için insanın kendini borç altına sokması da dinin istediği bir şey değildir.
Burada gözden kaçan ince bir nokta var: Bir ibadetin farz olmaması, o kişinin eksik kaldığı anlamına gelmez. Niyeti sahih olan, imkânı olmadığı için gidemeyen mümin, o niyetin karşılığını alır. Ömrü boyunca hacca gidememiş nice sâlih insan vardır ki, defterinde eksik yazmaz.
Faizli kredi: burada tartışma yok
Bankadan faizli bir tüketici kredisi çekip hacca gitmek, âlimlerin çoğunluğuna göre caiz değildir. Sebebi basit: faiz, Kur'an'da hakkında en sert ifadelerin kullanıldığı yasaklardan biridir ve iyi bir niyet, haram bir aracı helâl hâle getirmez.
وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰوا
"Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır." (Bakara, 275)
Efendimiz (s.a.s.) de bu konuda tarafları tek tek saymıştır: "Resûlullah (s.a.s.) faiz alana, verene, bunu yazana ve iki şahidine lânet etti ve 'Onlar günahta eşittir' buyurdu." (Müslim, Müsâkāt, 106)
İbadetin yakıtı helâl kazançtır. Kâbe'ye faizle finanse edilmiş bir yolculukla varmak, kapıya güzel bir hediye ile gidip elindekini komşudan izinsiz almaya benzer. Ölçüyü bozan şey, mesafenin kendisi değil; yolun nereden geçtiğidir.
Peki kredi kartıyla ödeme yapılabilir mi?
Kredi kartıyla ödeme yapmak, borcun tamamı son ödeme tarihinden önce faiz doğmadan kapatıldığı sürece kendi başına bir sakınca taşımaz; burada gerçekleşen şey vadeli bir ödeme aracının kullanılmasıdır. Ancak taksitlendirme faiz doğuruyorsa ya da ödeme gecikip gecikme faizi işleyecekse, mesele yukarıdaki hükme döner. Kural şu: kartı kullanmak değil, faiz doğurmak yasaklanmıştır.
Faizsiz borçla hacca gitmek
Bir yakınından, çalıştığı kurumdan yahut faiz içermeyen bir düzenlemeyle borç alarak hacca giden kimsenin haccı geçerlidir ve farz borcu düşer. Fakat "geçerli olur" demek "yapılması tavsiye edilir" demek değildir. Fıkıh kaynaklarının burada gözettiği iki ölçü var:
- Ödeme kabiliyeti. Borcu makul bir sürede, ailesini sıkıntıya sokmadan ödeyebilecek durumdaysa mesele yoktur.
- Aile hakkı. Geride kalanların nafakası, çocuğun eğitimi, kira gibi zorunlu giderler risk altına giriyorsa, orada beklemek daha isabetlidir. Kul hakkı ve aile nafakası nâfile bir yolculuğun önündedir.
Efendimiz'in (s.a.s.) borç konusundaki uyarısı bu yüzden hatırlanmalı: "Mümin'in ruhu, borcu ödeninceye kadar borcuna bağlıdır." (Tirmizî, Cenâiz, 76) Hadis, borcu şeytanlaştırmıyor; onun hafife alınacak bir yük olmadığını söylüyor.
Borcu olan kişi hacca gidebilir mi?
Üzerinde ödenmesi gereken bir borç bulunan kimse önce borcunu düşünmelidir. Vadesi gelmiş ve alacaklının beklediği bir borç varsa, o para öncelikle oraya aittir; hac bu durumda kişiye farz olmaz. Ancak alacaklı razı ise ya da borç uzun vadeli ve düzenli ödenen bir borçsa (konut kredisi gibi) ve kişinin ayrıca hac masrafını karşılayacak imkânı varsa, hacca gitmesine bir engel yoktur.
Karar verirken bakılacak üç soru
Karmaşık görünen mesele, sakin kafayla sorulan üç soruyla çoğu zaman açıklığa kavuşur:
- Bu para faizle mi geliyor? Cevap evet ise, orada durulur.
- Borcu ödeyebilecek düzenli bir gelirim var mı? Yoksa bu yükü sırtlamak, ibadeti güzelleştirmez.
- Geride kalanların hakkı zarar görüyor mu? Görüyorsa, sabretmek de bir ibadettir.
Sıra beklemek uzun bir imtihan, doğru. Ama hac, telaşla değil; helâl lokmayla, gönül rahatlığıyla ve borç yükü altında ezilmeden çıkılan bir yolculuktur. İmkân olmadığında niyeti diri tutmak, imkân doğduğunda gecikmemek — asıl ölçü budur.
Sıkça Sorulan Sorular
Faizli krediyle hacca gidilirse hac geçerli olur mu?
Yapılan hac, şartlarına uyulmuşsa ibadet olarak geçerli sayılır ve farz borcu düşer. Ancak faiz işlemi başlı başına haramdır ve kişi bundan sorumludur. Bu sebeple ibadetin geçerliliği, kullanılan kaynağın günahını ortadan kaldırmaz.
Borç alarak hacca giden kişinin haccı kabul olur mu?
Faiz içermeyen bir borçla hacca gidilirse ibadet sahihtir. Kabul edilip edilmemesi ise Allah'a aittir; kulun yapması gereken helâl kaynak, ihlâs ve kul hakkına dikkattir.
Hac için altın bozdurmak veya eşya satmak gerekir mi?
Kişinin temel ihtiyaçları dışında kalan birikimi, hac masrafını karşılamaya yetiyorsa hac farz olur ve bu birikimin nakde çevrilmesi gerekir. Oturduğu ev, kullandığı eşya ve geçim aracı gibi temel ihtiyaçların satılması istenmez.
Kredi kartıyla hac kaydı yaptırmak caiz mi?
Ödeme, son ödeme tarihinden önce faiz doğmadan kapatılacaksa sakıncası yoktur. Faizli taksitlendirme yapılacaksa veya gecikme faizi doğması bekleniyorsa caiz olmaz.
Hacca gidemeyen kişi ne yapmalı?
Niyetini diri tutar, imkân doğduğunda gecikmez. Ayrıca hac parasını biriktirirken sadaka, sıla-i rahim ve kul hakkına özen gibi ameller de büyük ecir taşır. Gücü yetmeyene hac farz değildir; bu bir eksiklik değil, dinin tanıdığı bir kolaylıktır.
