Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Hayırlısı Olsun Ne Demek? İslam'da Hayırlısını İstemek

Hayırlısı Olsun Ne Demek? İslam'da Hayırlısını İstemek

"Hayırlısı olsun" sözü, bir işin sonucunu Allah'ın sonsuz ilmine bırakmak ve bizim için neyin iyi olduğunu en doğru O'nun bileceğine gönülden güvenmek demektir. Kur'an'ın "Allah bilir, siz bilmezsiniz" ölçüsüne dayanan bu ifade kuru bir temenni değil; müminin ilâhî hikmete duyduğu itimadın kısa bir özetidir.

Bu hafta yüz binlerce genç, üniversite sınavının sonucunu bekliyor. Telefon elde, gözler ekranda... Böyle günlerde dilimizden en çok dökülen cümle de bu: "Hayırlısı olsun." Peki bu sözü söylerken aslında ne demiş oluyoruz? Bir teselli cümlesi mi, yoksa köklü bir iman tavrı mı?

"Hayır" Kelimesi Ne Anlatır?

Arapçada hayır, iyi, güzel ve faydalı olan her şeyi ifade eder; karşıtı ise şerdir. Ancak İslam'ın bize öğrettiği ince nokta şudur: Bir şeyin gerçekten hayır mı şer mi olduğunu görünüşe bakarak her zaman bilemeyiz. Gözümüze güzel görünen bir kapı bizi sıkıntıya, o an yıkım gibi gelen bir kapanış ise bambaşka bir güzelliğe çıkarabilir.

İşte "hayırlısı" derken kastettiğimiz de budur: Sonucu değil, bizim için iyi olanı istemek. Kazanmayı değil, kazanılacaksa hayırla kazanmayı; olmayacaksa yerine daha iyisinin konmasını dilemek.

"Hoşunuza Gitmeyen Şey Hakkınızda Hayırlı Olabilir"

Bu bakışın temeli doğrudan Kur'an-ı Kerim'dir. Rabbimiz şöyle buyurur:

وَعَسَى أَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ وَعَسَى أَنْ تُحِبُّوا شَيْئًا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

"Olur ki bir şeyden hoşlanmazsınız; hâlbuki o sizin için hayırlıdır. Olur ki bir şeyi seversiniz; hâlbuki o sizin için şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara, 216)

Ayet, insanın bilgisinin sınırlı olduğunu hatırlatır. Biz olayın bugününü görürüz; Allah Teâlâ ise başını, sonunu ve bize dokunacak her yönünü bilir. Hz. Yûsuf'un (a.s.) kuyuya atılması ailesi için büyük bir acıydı; ama o kuyu, Mısır'a ve nice hayra açılan bir yol oldu. Kıssalar bize hep aynı dersi fısıldar: Perdenin arkasını bilmiyoruz.

Müminin Her İşi Hayırdır

Resûlullah (s.a.s.) bu bakışı bir cümleyle ölümsüzleştirmiştir. Suheyb'in (r.a.) naklettiği hadiste şöyle buyurur:

"Müminin işi ne hoştur! Onun her işi kendisi için hayırdır ve bu, müminden başkasına nasip olmaz. Sevindiren bir şeye kavuşursa şükreder, bu onun için hayır olur; başına bir sıkıntı gelirse sabreder, bu da onun için hayır olur." (Müslim, Zühd 64)

Dikkat edilirse hadis, "mümine hep güzel şeyler olur" demiyor. Sevinç de sıkıntı da gelecek; fark, müminin ikisini de hayra çevirebilmesinde. Şükür ve sabır, sonucu değiştirmese bile sonucun bizdeki karşılığını değiştiriyor. "Hayırlısı olsun" diyen kişi aslında şunu söylemiş oluyor: Hangi kapı açılırsa açılsın, ben o kapıdan hayırla geçmeye niyetliyim.

Hayırlısını İstemek Tembellik midir?

Bazen yanlış anlaşılır; "hayırlısı" deyip elini eteğini çekmek sanılır. Oysa İslam'da sıralama bellidir: Önce çalışmak, tedbir almak, istişare etmek; sonra sonucu Allah'a bırakmak. Sınava hazırlanmadan "hayırlısı olsun" demek teslimiyet değil, sorumluluktan kaçmaktır. Elinden geleni yapıp da sonucu bekleyen öğrencinin "hayırlısı olsun" demesi ise tevekkülün ta kendisidir.

Efendimiz (s.a.s.) devesini salıvererek "Tevekkül ettim" diyen bedevîye "Önce bağla, sonra tevekkül et" buyurmuştu (Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme 60). Hayırlısını istemek de böyledir: İpi bağladıktan sonra söylenen sözdür.

Tercih Günlerinde Hayır Duası

Sonuçlar açıklanıp tercih dönemi başlayınca bu kez başka bir soru düşer gönüllere: "Acaba hangisi benim için doğru?" İşte tam burada Efendimiz'in (s.a.s.) öğrettiği istihâre duası devreye girer. Câbir'in (r.a.) naklettiğine göre Resûlullah, ashabına bir işe niyetlendiklerinde şöyle dua etmeyi öğretirdi: "Allah'ım! Bu iş benim dinim, dünyam ve âhiretim için hayırlı ise onu bana nasip et, kolaylaştır ve bereketli kıl. Şayet hakkımda şerli ise onu benden, beni ondan uzaklaştır ve hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra da gönlümü ona razı eyle." (Buhârî, Deavât 48)

Şu son cümleye bakar mısınız: "Gönlümü ona razı eyle." Demek ki asıl istenen şey sadece doğru kapının açılması değil; açılan kapıya gönül rızasıyla yürüyebilmek. Tercih listesi hazırlarken bilenlere danışmak, bölümleri araştırmak, sonra da bu duayla Rabbe yönelmek; bir müminin yapabileceği en güzel hazırlıktır.

Sonuç Ne Olursa Olsun

Kiminin yüzü gülecek, kimi umduğunu bulamayacak. Umduğunu bulamayana söylenecek söz bellidir ama bir şartla: İçini doldurarak. "Hayırlısı buymuş" cümlesi, omuz silkmek için değil; yeni bir yol aramak için söylenir. Kapanan kapının ardında ne olduğunu bilmiyoruz; açılacak kapıyı da henüz görmüyoruz. Bildiğimiz tek şey, bizi bizden iyi bilen bir Rabbimizin olduğu. Bu da bir ömür yetecek bir emniyettir.

Sıkça Sorulan Sorular

"Hayırlısı olsun" demek kadere teslim olup çalışmayı bırakmak mıdır?

Hayır. İslam önce çalışmayı, tedbiri ve istişareyi emreder; "hayırlısı olsun" elden gelen yapıldıktan sonra sonucu Allah'a bırakmanın ifadesidir. Çalışmadan söylenirse tevekkül değil, sorumluluktan kaçış olur.

İstediğim olmayınca "hayırlısı buymuş" demek doğru mu?

Doğrudur; Bakara sûresi 216. ayet, hoşlanmadığımız bir şeyin hakkımızda hayırlı olabileceğini açıkça bildirir. Ancak bu söz yeni kapılar aramaya engel değil, aksine teşviktir; mümin üzülür ama umudunu ve gayretini kaybetmez.

Hayırlısını istemek için özel bir dua var mı?

Efendimiz'in (s.a.s.) öğrettiği istihâre duası bunun için en güzel örnektir (Buhârî, Deavât 48). Kısaca "Allah'ım, hakkımda hayırlı olanı nasip et ve gönlümü ona razı eyle" diye dua etmek de yeterlidir; dua için belirli bir kalıp şart değildir.

Her sıkıntı mümin için hayır mıdır?

Hadiste bildirildiği üzere mümin sabrederse sıkıntı onun için hayra dönüşür (Müslim, Zühd 64). Sıkıntının kendisi değil, ona verilen sabır ve şükür cevabı kazandırır; bu yüzden aynı olay kimine hayır, kimine kayıp olabilir.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar