Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Hicret: Mekke'den Medine'ye Yol Açan Kutlu Yolculuk

Hicret: Mekke'den Medine'ye Yol Açan Kutlu Yolculuk

Hicret; Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) ve Müslümanların, artan baskılar üzerine miladî 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmesidir. Sözlükte "terk etmek, ayrılmak" anlamına gelir. Hicretle İslam toplumu ilk kez kendi yurduna kavuşmuş, hicrî takvim de bu olayı başlangıç kabul etmiştir. Kısacası hicret, bir kaçış değil; yeni bir medeniyetin ilk adımıdır.

Hicrete Giden Yol: Mekke'de Daralan Çember

Hicrî 1448 yılına gireli henüz birkaç hafta oldu. Takvimimizin kendisine yaslandığı o büyük olayı yakından tanımak için güzel bir mevsimdeyiz. Önce Mekke'ye dönelim. On üç yıl boyunca Efendimiz (s.a.s.) insanları tevhide çağırdı; karşılığında alay, ambargo ve işkence gördü. Bilâl-i Habeşî kızgın kumlarda inletildi, Yâsir ailesi şehit edildi, Müslümanlar üç yıl süren boykotla açlığa mahkûm edildi.

Bir kısım Müslüman daha önce Habeşistan'a hicret etmişti; demek ki hicret fikri ümmetin gündemine ilk kez Medine ile girmedi. Asıl dönüm noktası, hac mevsimlerinde Medineli Evs ve Hazrec kabilelerinden gelenlerin iman etmesiyle yaşandı. Akabe'de yapılan biatlerde Medineliler, Efendimiz'i canları gibi koruyacaklarına söz verdiler. Öncesinde Medine'ye giden genç sahabi Mus'ab bin Umeyr'in (r.a.) gayretiyle şehirde İslam ev ev yayılmış, zemin hazırlanmıştı. Ardından Efendimiz ashabına Medine yolunu gösterdi; Müslümanlar bölük bölük göç etmeye başladı.

Suikast Planı ve Yataktaki Genç: Hz. Ali

Müslümanların Medine'de güç kazandığını gören Kureyş ileri gelenleri, son çareyi Efendimiz'in hayatına kast etmekte buldu. Her kabileden birer gencin katılacağı ortak bir suikastla kan davasının imkânsız hâle getirilmesi planlandı. Kur'an-ı Kerim bu tuzağı haber verir: "Hani kâfirler seni tutup bağlamak veya öldürmek yahut sürgün etmek için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlar, Allah da tuzaklarını boşa çıkarır" (Enfâl, 30).

O gece Efendimiz (s.a.s.), kendisine emanet edilen eşyaları sahiplerine ulaştırması için Hz. Ali'yi (r.a.) yatağına yatırdı. Genç Ali, ölümün beklediği yatağa tereddütsüz uzandı. Efendimiz ise ev kuşatılmışken aralarından geçip yol arkadaşı Hz. Ebûbekir'in (r.a.) evine ulaştı; iki dost, gece vakti güneye, Sevr Dağı'na doğru yola çıktı.

Sevr Mağarası: "Üzülme, Allah Bizimledir"

Takipçileri şaşırtmak için Medine'nin aksi yönündeki Sevr'de üç gece gizlendiler. İz sürücüleriyle mağaranın ağzına kadar gelen Kureyşliler o kadar yaklaşmıştı ki... Sahih rivayette Hz. Ebûbekir o ânı şöyle anlatır: "Ey Allah'ın Resulü, biri ayaklarının ucuna baksa bizi görür, dedim. Şöyle buyurdu: Ey Ebûbekir! Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyorsun?" (Buhârî, Fezâilü'l-ashâb 2; Müslim, Fezâilü's-sahâbe 1). Kur'an bu sahneyi ebedîleştirmiştir:

لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا

"Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir." (Tevbe, 40)

Halk arasında anlatılan, mağara ağzına örümceğin ağ örüp güvercinin yuva yaptığı sahne ise sahih hadis kaynaklarında yer almaz; geç dönem rivayetlerinde geçer. Sahih olan, o çaresiz anda kalplere inen sekînet ve Allah'ın görünmez ordularla yardımıdır ki Tevbe sûresi bunu açıkça bildirir.

Yolda: Sürâka'nın Dönüşümü

Kureyş, Efendimiz'i getirene yüz deve ödül koymuştu. Ödülün peşine düşen Sürâka bin Mâlik, atını sürüp kafileye yetişti; ne var ki atı defalarca sürçüp kuma saplandı. Sonunda kendisinde bir güç olmadığını anladı, eman diledi ve takipçileri geri çevirmeye söz vererek döndü (Buhârî, Menâkıbü'l-ensâr 45). Yıllar sonra Sürâka Müslüman olacaktı. Kendisini öldürmeye gelen adama eman veren bir peygamberin ahlakı, hicret yolunun kenarına böyle bir işaret taşı dikmiştir.

Medine'ye Varış: Kardeşliğin Kuruluşu

Efendimiz (s.a.s.) önce Medine yakınındaki Kubâ'ya ulaştı ve burada İslam tarihinin ilk mescidi yükseldi. Medine'ye girişinde şehir bayram yerine döndü; her sahabi hasretle onu evinde ağırlamak istiyordu. Efendimiz kimseyi kırmadan "Deveyi serbest bırakın, o memurdur" buyurdu; devenin çöktüğü arsa satın alınarak Mescid-i Nebevî inşa edildi.

Ardından tarihin gördüğü en özgün kardeşlik sözleşmelerinden biri geldi: muâhât. Mekkeli her muhacir, Medineli bir ensar ile kardeş ilan edildi; ensar evini, hurmalığını, kazancını kardeşiyle paylaştı. Şehirdeki Yahudi kabileleriyle de birlikte yaşamayı düzenleyen bir vesika yapıldı. Hicret; mescid, kardeşlik ve ahitleşme üzerine kurulan bir şehir medeniyetiyle taçlandı.

Hicrî Takvim Neden Hicretle Başlar?

Efendimiz'in vefatından yıllar sonra, Hz. Ömer (r.a.) devrinde yazışmalarda tarih karışıklığı yaşanınca sahabe bir takvim başlangıcı aradı. Doğum, vahiy ve vefat gibi seçenekler konuşuldu; sonunda hicret esas alındı. Çünkü hicret, İslam'ın izzete kavuştuğu, ümmetin devletleştiği dönüm noktasıydı. Bugün kullandığımız hicrî-kamerî takvimin "1. yılı" işte o yolculuğun yılıdır; içinde bulunduğumuz 1448 yılı, Medine'ye uzanan o yoldan bugüne akan zamandır.

Bu Tarihten Bugüne Kalan Ders

Hicret, mekân değiştirmenin ötesinde bir gönül eylemidir. Efendimiz (s.a.s.) bunu tek cümleyle ölçüye bağlamıştır: "Muhacir, Allah'ın yasakladığı şeyleri terk edendir" (Buhârî, Îmân 4). Yine meşhur niyet hadisi hicret vesilesiyle söylenmiştir: "Ameller niyetlere göredir... Kimin hicreti Allah'a ve Resulü'ne ise, hicreti Allah'a ve Resulü'nedir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1; Müslim, İmâre 155). Öyleyse hicret her müminin gündemindedir: günahtan sevaba, gafletten zikre, kırgınlıktan kardeşliğe göç. Bir de şu ders: en karanlık kuşatmanın ortasında bile "Üzülme, Allah bizimledir" diyebilen bir yürek, tarihin akışını değiştirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hicret hangi yılda ve neden yapıldı?

Hicret miladî 622 yılında gerçekleşti. Mekke'de artan baskı, işkence ve suikast planı üzerine Efendimiz (s.a.s.) ve Müslümanlar, Akabe biatlerinde kendilerini korumaya söz veren Medinelilerin yanına göç ettiler. Amaç dini yaşayabilecek güvenli bir yurt kurmaktı.

Sevr mağarasında ne yaşandı?

Efendimiz (s.a.s.) ile Hz. Ebûbekir (r.a.) takipten korunmak için üç gece Sevr mağarasında gizlendi. Takipçiler mağara ağzına kadar geldiğinde Efendimiz, "Üçüncüleri Allah olan iki kişiyi sen ne zannediyorsun?" buyurdu (Buhârî). Kur'an bu ânı "Üzülme, Allah bizimledir" ayetiyle bildirir (Tevbe, 40).

Hicrî takvim ne zaman ve neden hicretle başlatıldı?

Hz. Ömer (r.a.) devrinde yazışmalarda tarih belirsizliği yaşanınca sahabenin istişaresiyle takvim başlangıcı olarak hicret seçildi. Çünkü hicret, Müslümanların kendi toplumunu kurduğu dönüm noktasıydı. İçinde bulunduğumuz yıl, hicrî takvime göre 1448'dir.

Muhacir ve ensar ne demektir?

Muhacir, dini uğruna Mekke'den Medine'ye göç eden Müslümanlara; ensar ise onları bağrına basıp mallarını paylaşan Medineli Müslümanlara denir. Efendimiz (s.a.s.) her muhaciri bir ensar ile kardeş ilan etmiş, bu kardeşlik İslam toplumunun temeli olmuştur.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar