Hz. Îsâ (a.s.): Kur'an'ın Anlattığı Peygamber
Hz. Îsâ (a.s.), Allah'ın babasız yarattığı, kendisine İncil verilen ve İsrâiloğulları'na gönderilen büyük peygamberlerdendir. Kur'an onu "Meryem oğlu Îsâ" diye anar, mucizelerini haber verir ve öldürülmediğini, Allah katına yükseltildiğini bildirir. Müslüman onu sever, peygamber bilir; ilâh saymaz.
Bir peygamberin adı Kur'an'da yirmi beş defa geçiyorsa, o peygamber Müslümanın da peygamberidir. Hz. Îsâ (a.s.) için durum tam olarak budur. Üstelik annesi Hz. Meryem, Kur'an'da adı zikredilen tek kadındır ve kendi adını taşıyan bir sûrenin sahibidir. Bu, meselenin ne kadar merkezî olduğunu tek başına anlatır.
Bir duanın çocuğu: Hz. Meryem
Hikâye Îsâ'dan (a.s.) önce başlar. İmrân ailesinden bir kadın, karnındaki çocuğu mabede adar. Doğan çocuk kız olunca şaşırır; ama Allah o kızı, kimsenin ummadığı bir vazifeye hazırlar. Hz. Meryem, Hz. Zekeriyyâ'nın (a.s.) gözetiminde büyür. Kur'an, mabedde onun yanında bulunan rızıkları anlatırken Zekeriyyâ'nın (a.s.) hayretini de kaydeder: "Bu sana nereden geliyor?" Cevap kısadır: "Allah katından." (Âl-i İmrân, 37)
Sonra melek gelir ve ona bir çocuk müjdelenir. Meryem'in itirazı çok insanîdir: "Bana bir insan dokunmadığı hâlde nasıl çocuğum olur?" Verilen cevap, kıssanın anahtarıdır:
اِنَّ مَثَلَ ع۪يسٰى عِنْدَ اللّٰهِ كَمَثَلِ اٰدَمَ خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
"Allah katında Îsâ'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona 'Ol' dedi; o da oluverdi." (Âl-i İmrân, 59)
Ayet, babasız doğumu bir muamma olmaktan çıkarır. Hz. Âdem hem babasız hem annesiz yaratılmıştı ve kimse ona ilâhlık yakıştırmadı. Öyleyse Hz. Îsâ'nın (a.s.) babasız dünyaya gelmesi de onu Allah'ın kudretinin bir delili yapar, ortağı değil.
Beşikte konuşan çocuk
Meryem sûresi, doğumu sarsıcı bir sadelikte anlatır. Genç bir kadın, doğum sancısıyla bir hurma ağacının dibine çekilir ve "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" der (Meryem, 23). Bu cümle, kıssanın en insanî yeridir: mucize sahibi olmak, insanı korkudan ve yalnızlıktan muaf tutmaz.
Kucağında bebeğiyle kavmine döndüğünde ağır ithamlarla karşılaşır. Konuşmamaya yemin etmiştir; çocuğu işaret eder. Ve bebek konuşur:
"Ben Allah'ın kuluyum. O bana kitabı verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti. Beni anneme saygılı kıldı; beni zorba ve bedbaht yapmadı." (Meryem, 30-32)
İlk cümlenin "Ben Allah'ın kuluyum" olması tesadüf değildir. Kur'an, kendisi hakkında ileride söylenecek her sözün cevabını, daha beşikteyken onun kendi diliyle vermiştir.
Mucizeleri ve daveti
Hz. Îsâ (a.s.), İsrâiloğulları'na gönderildi ve kendisine İncil verildi. Kur'an mucizelerini sayarken hepsini aynı kayıtla bağlar: "Allah'ın izniyle." Çamurdan kuş sûreti yapıp üflemesi ve onun kuş oluvermesi, körü ve alacalıyı iyileştirmesi, ölüleri Allah'ın izniyle diriltmesi, evlerde saklanan şeyleri haber vermesi (Âl-i İmrân, 49). Bu tekrar eden kayıt, mucizelerin sahibinin kim olduğunu her defasında hatırlatır.
Daveti ise özünde tevhiddi. Kur'an, kıyamet günü geçecek bir konuşmayı aktarır: Allah ona, "Beni ve annemi iki ilâh edinin diye insanlara sen mi söyledin?" diye sorar. Cevabı nettir: "Seni tenzih ederim! Hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz... Ben onlara ancak, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin diye emrettim." (Mâide, 116-117)
Öldürülmedi, yükseltildi
Kıssanın en çok merak edilen kısmı sonudur. Kur'an bu konuda açıktır:
"Onu öldürmediler, asmadılar da; fakat onlara öyle gösterildi... Bilakis Allah onu kendi katına yükseltti." (Nisâ, 157-158)
Ehl-i Sünnet'in genel kabulüne göre Hz. Îsâ (a.s.) öldürülmemiş, Allah tarafından yükseltilmiştir. Kur'an, kendisine benzetilen kişinin kim olduğu gibi ayrıntılara girmez; bu konuda anlatılan tafsilatlı sahneler sonraki dönem nakillerine dayanır ve kesin bilgi gibi aktarılamaz. Bizim için bağlayıcı olan, ayetin bildirdiği kadarıdır.
Kıyamete yakın yeryüzüne ineceği ise sahih hadislerle sabittir. Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki, Meryem oğlu Îsâ'nın âdil bir hakem olarak size inmesi yakındır." (Buhârî, Buyû' 102; Müslim, Îmân 242) Bu haberin ayrıntıları etrafında halk arasında dolaşan pek çok anlatı vardır; onların çoğu sahih kaynaklara dayanmaz.
Peygamberler kardeştir
Hz. Îsâ (a.s.) ile Peygamberimiz (s.a.s.) arasındaki bağı, bizzat Efendimiz kurmuştur:
"Ben dünyada ve âhirette Meryem oğlu Îsâ'ya insanların en yakınıyım. Peygamberler baba bir kardeştirler; anneleri ayrıdır, dinleri birdir." (Buhârî, Enbiyâ 48; Müslim, Fezâil 143)
"Anneleri ayrı, dinleri bir" ifadesi güzel bir benzetmedir: şeriatlar, zamana ve topluma göre farklılaşır; ama çağrının özü, yani bir olan Allah'a kulluk hiç değişmez. Bu yüzden Müslüman, Hz. Îsâ'yı (a.s.) sever ve adını saygıyla anar. Onu ilâh saymamak, ona hürmetsizlik değil; bizzat onun kendi öğretisine sadakattir.
Bu kıssadan çıkan ders
Hz. Îsâ'nın (a.s.) hayatında iki şey yan yana durur: olağanüstü mucizeler ve son derece sade bir kulluk. Ölüleri dirilten bir peygamberin ilk sözü "Ben Allah'ın kuluyum" olmuştur. Bugün küçük bir başarının bile insanın başını döndürebildiği düşünülürse, bu duruş başlı başına bir terbiyedir.
İkinci ders Hz. Meryem'dendir. En büyük ikram, çoğu zaman en ağır imtihanla birlikte gelir. O, hem "âlemlerin kadınlarına üstün kılınmış" biri (Âl-i İmrân, 42) hem de kavminin diline düşmüş bir annedir. Sabrı, kendini savunmakla değil; Allah'a bırakmakla göstermiştir. Sonunda onu temize çıkaran da insanların insafı değil, Allah'ın kelâmı olmuştur.
Sıkça Sorulan Sorular
Müslümanlar Hz. İsa'ya inanır mı?
İnanır. Hz. Îsâ (a.s.), Kur'an'da adı geçen ve "ülü'l-azm" denilen büyük peygamberlerden biridir. Ona ve kendisine verilen İncil'e iman etmek, Müslümanın imanının bir parçasıdır. Ancak Müslüman onu Allah'ın oğlu ya da ilâh olarak değil, Allah'ın kulu ve elçisi olarak bilir.
Hz. İsa çarmıha gerildi mi?
Kur'an'a göre hayır. Nisâ sûresi 157-158. ayetlerde onun öldürülmediği ve asılmadığı, insanlara öyle gösterildiği, Allah'ın onu kendi katına yükselttiği bildirilir. Bu, Müslümanların bu konudaki inancının dayanağıdır.
Hz. İsa'nın babası neden yoktur?
Bu, Allah'ın kudretini gösteren bir yaratılış biçimidir. Kur'an bunu Hz. Âdem'in yaratılışına benzetir: hem annesiz hem babasız yaratılan Âdem varken, babasız bir doğum Allah için zor değildir. Babasız doğmak, kişiye ilâhlık kazandırmaz.
Hz. İsa kıyamete yakın gelecek mi?
Sahih hadis kaynaklarında onun kıyamete yakın ineceği bildirilmiştir. Buna iman edilir; ancak zamanı, yeri ve ayrıntıları hakkında halk arasında dolaşan tafsilatlı anlatıların çoğu sağlam kaynaklara dayanmaz. Bu konuda sahih rivayetlerin bildirdiğiyle yetinmek en doğrusudur.
Hz. Meryem Kur'an'da neden bu kadar önemlidir?
Kur'an'da adıyla anılan tek kadın odur ve bir sûre onun adını taşır. İffeti, sabrı ve Rabbine teslimiyeti örnek gösterilmiş; Âl-i İmrân sûresinde seçilip temizlendiği ve kadınlara üstün kılındığı bildirilmiştir.
