Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

I. Mustafa Kimdir? İki Kez Tahta Çıkan Osmanlı Padişahı

I. Mustafa, Osmanlı tarihinde tahta iki ayrı dönemde çıkan tek padişahtır: Kasım 1617 - Şubat 1618 ve Mayıs 1622 - Eylül 1623. III. Mehmed'in oğlu, I. Ahmed'in kardeşidir. Kısa saltanatları toplam iki yılı bulmaz; buna karşılık cülûsu, Osmanlı veraset düzeninde kalıcı bir değişimin başlangıcı sayılır.

Bazı isimler tarihe kendi yaptıklarıyla değil, başlarına gelenlerle geçer. I. Mustafa bunun en açık örneklerindendir. Onun hikâyesi bir padişahın değil, bir devletin karar mekanizmasının hikâyesidir.

Şimşirlik'ten tahta

Doğum yılı kaynaklarda farklı verilir. Babası III. Mehmed, annesi Halime Sultan'dır. 1603'te ağabeyi I. Ahmed tahta çıktığında teamül gereği hayatına son verilmesi beklenirken bu yapılmadı; Mustafa hayatta kaldı.

Ancak hayatta kalmak, serbest yaşamak anlamına gelmiyordu. On dört yılı sarayın kapalı dairelerinde, dış dünyayla teması sıkı biçimde sınırlandırılmış hâlde geçirdi. Sonradan "kafes" ya da şimşirlik diye anılacak bu düzen, şehzadelerin canını korurken onları idareye, halka, ordu hayatına tamamen yabancılaştırıyordu.

Kasım 1617'de I. Ahmed genç yaşta vefat edince devlet erkânı, on üç yaşındaki Şehzade Osman yerine bu amcayı tahta çıkardı. Osmanlı tarihinde ilk defa taht babadan oğula değil, hanedanın en yaşlı erkeğine geçiyordu.

Neden iki kez tahta çıktı, neden iki kez indirildi?

DönemSüreSona eriş sebebi
Kasım 1617 - Şubat 1618yaklaşık üç ayDevlet erkânının yönetimi yürütemediği kanaatiyle indirilmesi; yerine II. Osman'ın getirilmesi
Mayıs 1622 - Eylül 1623yaklaşık on altı ayGenç Osman'ın öldürülmesinin ardından derinleşen kriz; şeyhülislâm fetvasıyla indirilmesi

İlk cülûsun ardından geçen üç ay, ilgili çevreleri memnun etmedi ve tahttan indirildi; yerine yeğeni II. Osman geçti. Bu, bir padişahın ilk defa idare kabiliyeti gerekçesiyle görevden alınmasıydı.

1622 Mayısı'nda yeniçeri ayaklanmasıyla II. Osman tahttan indirilip öldürülünce, kalkışmayı yapanların elinde meşruiyeti sağlayacak tek isim yine Mustafa'ydı. Böylece ikinci defa tahta çıkarıldı.

Bu on altı ay son derece çalkantılı geçti. Sadaret makamı sık sık el değiştirdi, Genç Osman'ın öldürülmesinden sorumlu tutulanlar cezalandırıldı, Erzurum'da Abaza Mehmed Paşa öldürülen padişahın intikamını gerekçe göstererek ayaklandı. Devlet fiilen yönetilemez hâle gelince Eylül 1623'te şeyhülislâm fetvasıyla saltanata son verildi ve yerine on bir yaşındaki yeğeni IV. Murad geçirildi.

I. Mustafa bundan sonra on beş yıl daha yaşadı ve 1639'da vefat etti. Ayasofya'nın avlusundaki yapıya defnedildi.

Rivayetler ne kadar sağlam?

I. Mustafa hakkında anlatılan tuhaf davranış hikâyeleri çoktur. Bunları aktarırken temkinli olmak gerekir; çünkü bu anlatıların önemli bir kısmı, onu tahttan indirenlerin ve olaydan sonra yazan kalemlerin elinden çıkmıştır. Bir hükümdarı görevden almanın en kolay gerekçesi, onun yönetemeyeceğini göstermektir.

Sağlığında gerçek bir rahatsızlık bulunup bulunmadığı bugün kesin olarak bilinemez. Bilinen şudur: hayatının en verimli yılları kapalı bir odada, insan yüzü görmeden geçmiştir. Böyle bir hayattan sonra devlet idaresine hazır olmasını beklemek zaten gerçekçi değildi.

Bir insan hakkında kesin bilgi olmadan hüküm vermek, İslam ahlâkının ağır bulduğu davranışlardandır. Rivayet açıktır:

"Zulümden sakının; çünkü zulüm kıyamet gününde karanlıklar olacaktır." (Müslim, Birr 56)

Bir insanı sadece bir makamı doldurmak için kullanıp sonra elden çıkarmak da bu başlığın altına girer. I. Mustafa'nın iki cülûsunda da kendi iradesinin ne kadar yer tuttuğu şüphelidir.

İki kısa saltanattan geriye kalan yapı

Bu yıllarda Osmanlı veraset düzeni kalıcı biçimde değişti. Taht artık babadan oğula değil, hanedanın hayatta kalan en yaşlı ve ehil erkeğine geçecekti. "Ekber ve erşed" denen bu usul, kardeş katli teamülünü büyük ölçüde tarihe gömdü.

Kazanç açıktı: şehzadelerin canı korundu, hanedanın devamı güvenceye alındı. Bedel de açıktı: tahta çıkacak kişiler artık taşrada devlet yönetmeyi öğrenmiyor, kapalı dairelerde bekliyordu. Bu iki sonuç birbirinin ikizidir; biri olmadan diğeri de olmazdı.

Bir başka değişim de görünür hâle geldi: padişahın tahttan indirilebileceği fikri artık düşünülebilir bir şeydi. Bu, sonraki yüzyılda tekrar tekrar başvurulacak bir yola dönüştü.

Kur'an, iktidar ve makam hırsının insanı nereye sürüklediğini hatırlatır:

تِلْكَ الدَّارُ الْآخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِي الْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

"İşte âhiret yurdu! Biz onu, yeryüzünde büyüklük taslamayı ve bozgunculuk çıkarmayı istemeyenlere veririz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır." (Kasas, 83)

Bu tarihten bugüne kalan ders

I. Mustafa'nın hikâyesi, bir kişiyi hazır olmadığı bir yükün altına sokmanın hem o kişiye hem de kuruma verdiği zararı gösterir. Sorumluluk, kişiye ait bir ödül değil, taşıyabileceği bir emanettir; emaneti taşıyamayacak birine yüklemek onu korumak değildir.

İkinci husus, tarih okurken kimin anlattığını sormakla ilgilidir. Bir kişi hakkındaki en sert değerlendirmeler çoğu zaman onunla arası bozuk olanların kaleminden gelir. Duyduğumuz her şeyi tartmadan aktarmak, farkında olmadan bir insanın hakkına girmek olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

I. Mustafa neden iki kez tahta çıktı?

İlk cülûsu 1617'de I. Ahmed'in vefatı üzerine oldu ve üç ay sürdü. 1622'de yeniçeri ayaklanmasıyla II. Osman tahttan indirilince, kalkışmayı yapanların meşruiyet için başvurabileceği tek isim olduğu için ikinci defa tahta çıkarıldı.

Ekber ve erşed usulü nedir?

Tahtın babadan oğula değil, hanedanın hayatta kalan en yaşlı ve ehil erkeğine geçmesi esasıdır. I. Mustafa'nın 1617'deki cülûsuyla fiilen başlamış, kardeş katli teamülünün sona ermesinde belirleyici olmuştur.

Kafes usulü ne demektir?

Tahta çıkma ihtimali bulunan şehzadelerin sarayın kapalı dairelerinde, dış dünyayla teması sınırlandırılmış biçimde yetiştirilmesidir. Canlarını korudu; ama idarî tecrübeden tamamen yoksun padişahlar yetişmesine yol açtı.

I. Mustafa hakkındaki anlatılar güvenilir mi?

Temkinle yaklaşmak gerekir. Bu anlatıların önemli bir kısmı onu tahttan indirenlerin ve sonraki dönem kaynaklarının aktarımına dayanır. Uzun yıllar süren kapalı hayatın etkisi de göz ardı edilemez; kesin bir teşhis koymak bugünden mümkün değildir.

I. Mustafa ne zaman vefat etti ve nereye defnedildi?

1639'da vefat etti. Ayasofya'nın avlusunda bulunan ve türbeye çevrilen yapıya defnedildi.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar