Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

II. Selim Kimdir? Hayatı, Dönemi ve Selimiye Camii

II. Selim (1524-1574), Kanûnî Sultan Süleyman'ın oğlu ve Osmanlı Devleti'nin on birinci padişahıdır. 1566-1574 arasında sekiz yıl hüküm sürdü. Ordunun başında sefere çıkmayan ilk padişah olarak, devleti sadrazam ve divan eliyle yönetilen kurumsal bir yapıya taşıdı. Döneminde Kıbrıs alındı ve Edirne'de Selimiye Camii inşa edildi.

Edirne'de yükselen bir taş rekoru

II. Selim denince akla ilk gelmesi gereken şey bir savaş değil, bir binadır. Mimar Sinan'ın 1568-1574 arasında Edirne'de inşa ettiği Selimiye Camii, mimarın kendi ifadesiyle "ustalık eseri"dir. Kubbe açıklığı, dört minaresi ve iç mekânın ferahlığıyla klasik Osmanlı mimarisinin zirvesi sayılır. Bugün bir dünya mirası olarak korunan yapının bânisi, bu padişahtır.

Tek vâris kalan şehzade

28 Mayıs 1524'te İstanbul'da doğdu. Annesi Hürrem Sultan'dır. Konya, Kütahya ve Manisa'da sancak beyliği yaptı. Kardeşleriyle yaşanan uzun ve acı taht mücadelesinin ardından hanedanın tek vârisi olarak kaldı ve babasının Zigetvar'da vefatı üzerine Eylül 1566'da tahta çıktı.

Devraldığı devlet, gücünün doruğundaydı; fakat aynı zamanda tek bir insanın seferden sefere koşarak yönetemeyeceği kadar büyümüştü. Onun saltanatı, bu gerçeğin kabul edildiği dönem oldu.

Sefere çıkmayan ilk padişah

II. Selim, atalarının aksine ordunun başında sefere çıkmadı. Bu, tembellikten çok bir yapı değişikliğinin işaretiydi. Devletin günlük idaresi sadrazam Sokullu Mehmed Paşa'nın elinde toplandı; divan, defterdarlık ve kadılık teşkilatı ağırlık kazandı. Kararlar tek bir kişinin at üstündeki iradesine değil, İstanbul'da toplanan bir istişare mekanizmasına bağlandı.

Kur'an, mümin topluluğun vasıflarını sayarken bu usulü özellikle anar:

وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ

"Onlar, Rablerinin çağrısına uyan, namazı dosdoğru kılan ve işlerini aralarında istişare ile yürüten kimselerdir." (Şûrâ, 38)

Elbette bu benzetmeyi abartmamak gerekir; Osmanlı divanı modern anlamda bir kurul değildi. Yine de yetkinin paylaşılması, devletin padişahın şahsına bağımlı olmaktan çıkıp kurumlarla yürümesini sağladı.

Kıbrıs, İnebahtı ve bir yılda toparlanan donanma

1570'te başlayan harekâtla Kıbrıs adası alındı; Magosa'nın 1571 yazında düşmesiyle fetih tamamlandı. Buna karşılık Avrupa devletlerinin oluşturduğu birleşik donanma, 7 Ekim 1571'de İnebahtı'da Osmanlı filosunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Kayıplar konusunda kaynaklar farklı rakamlar verir; ancak donanmanın büyük ölçüde yok olduğu açıktır.

Bundan sonra yaşananlar, dönemin devlet kapasitesini gösterir. Tersaneler bir kış boyunca çalıştı ve ertesi yıl donanma yeniden denize açıldı. 1573'te Venedik'le barış yapılarak Kıbrıs'ın Osmanlı'da kalması kabul edildi; 1574'te Tunus geri alındı. Bir yenilgiyi bir yıl içinde telafi edebilmek, kurumların ayakta olduğunun en somut delilidir.

Yemen'den Hint Okyanusu'na uzanan ufuk

Bu dönemde Yemen'deki karışıklık bastırıldı ve bölge yeniden idareye bağlandı. Don ile Volga nehirlerini birleştirme teşebbüsü sonuçsuz kaldı; buna karşılık Hint Okyanusu'ndaki müslüman devletlerle kurulan ilişkiler sürdü. Osmanlı'nın uzak coğrafyalardan gelen yardım taleplerini ciddiye alması, kendisini bölgesel bir devletten fazlası olarak gördüğünü gösterir.

Sinan'ın ihsan ölçüsü

Selimiye'nin yapımı, dönemin sanat anlayışını da anlatır. Osmanlı ustası için işçilik, sadece bir meslek değil bir sorumluluktu; taş yontmak da ibadet ciddiyetiyle yapılırdı. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu ölçüyü şöyle koymuştur:

"Allah her şeyde ihsanı, yani işi güzel yapmayı emretmiştir." (Müslim, Sayd 57)

Selimiye'nin vakıf gelirlerinin yeni alınan Kıbrıs'a bağlanması da dikkat çekicidir: fethin kazancı, halka açık bir hizmete dönüştürülmüştü.

Şahsiyetine dair klişeler ve kaynak meselesi

II. Selim hakkında yüzyıllardır tekrarlanan sert hükümler vardır. Bu hükümlerin önemli bir kısmı, kendisinden çok sonra yazılmış eserlere veya rakip devletlerin elçilik raporlarına dayanır. Tarihçiler, bir hükümdarı anlatan kaynağın kim tarafından, ne zaman ve hangi maksatla yazıldığına bakmadan hüküm vermenin doğru olmadığını hatırlatır.

Elimizde kesin olarak duran şey şudur: sekiz yıllık saltanatta devletin sınırları korundu, büyük bir donanma kaybı telafi edildi, Kıbrıs kazanıldı ve mimarlık tarihinin en önemli eserlerinden biri yapıldı. Aralık 1574'te İstanbul'da vefat etti ve Ayasofya avlusundaki türbesine defnedildi.

Bu tarihten bugüne kalan ders

Bir yapının gücü, en tepesindeki kişinin gücüyle ölçülmez; kurumları sağlamsa ayakta kalır. II. Selim dönemi, sefere çıkmayan bir padişahın ardında işleyen bir düzenin devleti nasıl taşıdığını gösterir. İnebahtı'dan sonra bir yıl içinde donanmanın yenilenmesi de aynı gerçeğin sonucudur. Kişilerin değil, düzenin ve ehliyetin öne alınması her devirde geçerli bir ölçüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

II. Selim hangi yıllar arasında tahtta kaldı?

1566'dan 1574'e kadar sekiz yıl hüküm sürdü. Babası Kanûnî Sultan Süleyman'ın Zigetvar seferi sırasında vefatı üzerine tahta çıkmış, Aralık 1574'te İstanbul'da vefat etmiştir.

Selimiye Camii'ni kim yaptırdı?

Edirne'deki Selimiye Camii II. Selim tarafından yaptırılmış, Mimar Sinan tarafından 1568-1574 yılları arasında inşa edilmiştir. Sinan bu yapı için ustalık eserim demiş, cami klasik Osmanlı mimarisinin zirvesi sayılmıştır.

İnebahtı yenilgisinden sonra ne oldu?

Donanma 1571'de ağır kayıp verdi, ancak tersaneler bir kış boyunca çalışarak filoyu yeniledi. 1573'te Venedik'le barış yapıldı ve Kıbrıs Osmanlı'da kaldı; 1574'te Tunus geri alındı.

II. Selim neden sefere çıkmadı?

Onun döneminde devletin günlük idaresi sadrazam ve divan eliyle yürütülen kurumsal bir yapıya taşındı. Sefer yönetimi Sokullu Mehmed Paşa ve tecrübeli komutanlara bırakıldı; bu, sonraki padişahlar için de örnek oluşturdu.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar