III. Ahmed Kimdir? Prut, Pasarofça ve Lale Devri
III. Ahmed (1673-1736), IV. Mehmed'in oğlu ve II. Mustafa'nın kardeşidir. 1703'te Edirne Vak'ası'nın ardından tahta çıktı ve yirmi yedi yıl saltanat sürdü. 1711 Prut Seferi, 1718 Pasarofça Antlaşması, Lale Devri'nin kültür hamlesi, ilk Türkçe matbaanın kurulması ve 1730 Patrona Halil İsyanı onun dönemine rastlar.
Bir isyanın ardından gelen padişah
III. Ahmed tahta, kardeşini indiren bir ayaklanmanın hemen ardından oturdu. İlk işi, kendisini tahta çıkaran isyancı önderlerin nüfuzunu kırmak oldu. İlk on beş yıl sadaret makamı sık sık el değiştirdi; padişahın kimseye uzun süre güvenmediği bir dönemdi bu.
Dış siyasette ilk büyük mesele kuzeyden geldi. 1709'da Poltava'da yenilen İsveç Kralı XII. Karl, Osmanlı topraklarına sığındı. Rusya'nın onun teslimini istemesi ve sınırdaki hareketlilik, 1710'da savaş kararına yol açtı.
Prut (1711): kazanılan sonuç, tartışılan karar
Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa'nın ordusu 1711 Temmuz'unda Prut nehri kıyısında Rus ordusunu kuşattı. Çar I. Petro'nun kuvvetleri erzaksız ve çevrilmiş durumdaydı. Buna rağmen imha yerine müzakere tercih edildi; 23 Temmuz'da imzalanan antlaşmayla Azak Osmanlı'ya geri verildi, Rusya bölgedeki kalelerini yıkmayı ve Lehistan'dan çekilmeyi kabul etti.
Kararın gerekçesi üzerinde kaynaklar birleşmez. Baltacı'nın Kırım hanı ve İsveç tarafınca "fırsatı kaçırmakla" suçlandığı, buna karşılık kendisinin ordunun yorgunluğunu, mevsimin ilerlemesini ve elde edilen kazanımın yeterliliğini ileri sürdüğü bilinir. Sonuçta görevinden alındı. Sonraki yüzyıllarda bu olay etrafında anlatılan rüşvet ve entrika hikâyelerinin belgeye dayanan bir tarafı yoktur; ihtiyatla karşılanmalıdır.
Mora'nın geri alınışı ve Pasarofça
1715'te Silahdar Damat Ali Paşa kısa bir seferle Mora'yı Venedik'ten geri aldı. Karlofça'dan sonra kaybedilen bir bölgenin geri kazanılması büyük memnuniyet uyandırdı. Fakat Avusturya, Karlofça'nın kefili sıfatıyla savaşa girdi.
1716'da Varadin'de uğranılan yenilgide Ali Paşa hayatını kaybetti; aynı yıl Temeşvar, ertesi yıl Belgrad elden çıktı. 21 Temmuz 1718'de imzalanan Pasarofça Antlaşması ile Temeşvar bölgesi, Belgrad ve Kuzey Sırbistan ile Eflak'ın batı kesimi Avusturya'ya bırakıldı; Mora Osmanlı'da kaldı. Antlaşmaya eklenen ticaret anlaşması, Avrupa ticaretinin Osmanlı pazarındaki payını artıran bir başlangıç oldu.
Lale Devri neydi, ne değildi?
Pasarofça'dan sonra sadarete gelen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa on iki yıl görevde kaldı. Politikası açıktı: batıda savaştan uzak durmak, iç düzeni ve maliyeyi toparlamak. "Lale Devri" adı bu döneme çok sonra, yirminci yüzyılın başında verilmiştir; devrin kendi insanları bu tabiri kullanmıyordu.
Açılan pencereler
1720'de Paris'e gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi, gördüklerini ayrıntılı bir sefâretnâme ile rapor etti; bu metin Osmanlı aydınının Avrupa'ya bakışında bir eşiktir. Arapça ve Farsçadan Türkçeye tarih tercümeleri için heyetler kuruldu. Kâğıt imali için tesis açıldı, Tekfur Sarayı'nda çini imalâthanesi faaliyete geçti, İstanbul'da düzenli bir yangın söndürme teşkilatı oluşturuldu.
Aynı yıllarda İstanbul'da uygulanan çiçek aşılaması, İngiliz elçisinin eşi tarafından Avrupa'ya tanıtıldı. Topkapı'da kurulan kütüphane, sarayın ilim birikimini düzenli biçimde erişime açtı. Padişahın kendisi de devrin tanınmış hattatlarındandı.
Ödenen fatura
Madalyonun öbür yüzü göz ardı edilemez. Sadâbâd ve çevresinde yapılan köşkler, sık düzenlenen merasimler ve saray çevresinin harcamaları, savaştan yorgun çıkmış bir maliyeye yüklendi. Vergi tahsilindeki sıkışıklık taşrada hoşnutsuzluk doğurdu. Bu dönemi yalnız "sefahat" diye anmak da, yalnız bir kültür şöleni gibi anlatmak da eksik kalır: ikisi aynı anda yaşandı.
İbrahim Müteferrika ve ilk Türkçe matbaa
Dönemin en kalıcı işi 1727'de yapıldı. Macar asıllı mühtedi İbrahim Müteferrika ile Yirmisekiz Çelebi'nin oğlu Mehmed Said Efendi'nin girişimi üzerine, Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvası ve padişahın fermanıyla Türkçe kitap basan ilk matbaanın kurulmasına izin verildi.
Burada yaygın bir yanlış anlamayı düzeltmek gerekir: matbaayı yasaklayan bir fetva yoktur; aksine izni veren fetva ilmiye makamından çıkmıştır. İzin, sözlük, tarih, coğrafya, tıp, mantık ve astronomi gibi alanlarla sınırlandırılmış; dinî metinler kapsam dışı bırakılmıştır. Bunun sebebi hem mushaf ve dinî eserlerin hat geleneğiyle yazılmasına duyulan hassasiyet, hem de geçimini bu işten sağlayan binlerce hattatın durumudur.
İlk kitap, iki ciltlik Arapça-Türkçe bir sözlük olan Vankulu Lügati'dir ve 1729 Ocak'ında basılmıştır. Matbaa 1742'ye kadar on yediye yakın eser bastı. Sayı bugünün ölçüleriyle küçüktür; fakat bir kitabın elle çoğaltılmaktan çıkıp çoğaltılabilir hâle gelmesi, ilim tarihinde eşiktir.
قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ
"De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Zümer, 9)
Efendimiz (s.a.s.) de ilmin yolunu açan her adımı müjdelemiştir:
"Kim ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır." (Müslim, Zikir 39; Tirmizî, İlim 19)
Patrona Halil İsyanı ve saltanatın sonu
Sonu getiren gelişme doğudan geldi. Safevî Devleti'nin çöküşüyle başlayan İran mücadelesinde 1730'da Tebriz ve Hemedan elden çıktı. Ordu sefer için Üsküdar'da toplanmış, fakat aylarca hareket etmemişti.
28 Eylül 1730'da Patrona Halil adlı bir yeniçerinin öncülüğünde başlayan ayaklanma hızla büyüdü. İsyana katılanların çoğu esnaflıkla geçinen ocak mensuplarıydı; şikâyetleri vergiler, işsizlik ve saray çevresinin harcamalarıydı. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa idam edildi. 1 Ekim 1730'da III. Ahmed tahtı yeğeni I. Mahmud'a bırakarak çekildi ve ömrünün kalan altı yılını sarayda geçirdi.
Bu tarihten bugüne kalan ders
Lale Devri, bir toplumun neyi başarabildiğini ve neyi ihmal ettiğinde bunun elinden alındığını aynı anda gösterir. Matbaa, kütüphane, tercüme heyeti ve elçilik raporu; bunların hepsi doğru işlerdi. Ama bu işleri finanse eden düzenin yükü halkın omzunda hissedilir hâle geldiğinde, kazanımları koruyacak toplumsal destek kalmadı.
Kalıcı olan hangisiydi? Köşkler yıkıldı, merasimler unutuldu. Bugüne kalan, basılmış bir sözlük ve raflarda duran kitaplardır. İlme yapılan yatırımın ömrü, gösterişe yapılanınkinden her zaman uzun oldu.
Sıkça Sorulan Sorular
Lale Devri hangi yılları kapsar?
1718'de Pasarofça Antlaşması'ndan 1730'daki Patrona Halil İsyanı'na kadarki dönem. "Lale Devri" adı bu yıllara sonradan, yirminci yüzyılın başında verilmiştir.
İlk Türkçe matbaa ne zaman kuruldu, ilk kitabı neydi?
1727'de İbrahim Müteferrika ve Mehmed Said Efendi'ye verilen izinle kuruldu. Basılan ilk eser, 1729 Ocak'ında çıkan iki ciltlik Vankulu Lügati'dir.
Matbaada neden dinî kitaplar basılmadı?
İzin fermanı sözlük, tarih, coğrafya, tıp ve fen alanlarıyla sınırlıydı. Dinî metinlerin kapsam dışı bırakılmasında hem bu eserlerin hat geleneğiyle yazılmasına duyulan hassasiyet, hem de geçimini hattatlıkla sağlayan geniş bir zümrenin durumu etkili oldu.
Prut Antlaşması ile ne elde edildi?
1711'de kuşatılan Rus ordusuyla yapılan antlaşma sonucu Azak Kalesi Osmanlı'ya geri verildi, Rusya bölgedeki kalelerini yıkmayı ve Lehistan'dan çekilmeyi kabul etti. Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa, kuşatmayı sonuna götürmediği gerekçesiyle eleştirilerek görevinden alındı.
Patrona Halil İsyanı neden çıktı?
İran cephesindeki başarısızlık ve ordunun aylarca sefere çıkmaması, ağırlaşan vergiler, işsizlik ve saray çevresinin harcamalarına duyulan tepki bir arada etkili oldu. İsyan sonunda sadrazam idam edildi, III. Ahmed tahttan çekildi.
