Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

IV. Mehmed (Avcı Mehmed) Kimdir? Köprülüler Devri ve II. Viyana

IV. Mehmed (1642-1693), 1648'de henüz altı yaşındayken tahta çıkan ve otuz dokuz yıl saltanat süren Osmanlı padişahıdır. Devlet idaresi Köprülü Mehmed Paşa ile oğlu Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretlerinde toparlandı, Girit'in fethi tamamlandı; 1683'teki II. Viyana bozgununun ardından gelen kayıplar sonucu 1687'de tahttan indirildi.

Osmanlı tarihinde çok az padişah, saltanatının başı ile sonu arasında bu kadar farklı bir tablo bırakmıştır. IV. Mehmed tahta çıktığında hazine boş, İstanbul asker ayaklanmalarının pençesindeydi. Tahttan indirildiğinde ise devlet, kırk yıl önce hayal bile edilemeyecek genişlikte bir cephede savaşıyordu.

Altı yaşında bir çocuk, dağılmış bir maliye

Babası Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesiyle 1648 Ağustos'unda tahta oturduğunda henüz altı yaşındaydı. İlk yıllar, tarihçilerin "Ağalar Saltanatı" dediği dönemdir: ocak ağaları ve saray çevreleri devletin sevk ve idaresini fiilen ele geçirmiş, sadrazamlar aylarla ölçülen sürelerle değişmiştir.

1656 baharındaki Çınar Vak'ası bu düzensizliğin zirvesiydi. Ulûfelerini alamayan askerin baskısıyla saray erkânından bir grup idam edildi ve cesetleri At Meydanı'ndaki çınara asıldı. Aynı yıl Çanakkale Boğazı'nda Venedik donanmasına karşı alınan ağır yenilgi, İstanbul'a giden zahire yolunu tehlikeye soktu. Payitahtta ekmek sıkıntısı konuşuluyordu.

Köprülü Mehmed Paşa'nın şartlı sadareti

Bu noktada, padişahın annesi Turhan Sultan'ın da desteğiyle yaşlı ve tecrübeli bir devlet adamı olan Köprülü Mehmed Paşa sadrazamlığa getirildi. Rivayete göre görevi kabul etmeden önce bazı şartlar ileri sürdü: verdiği kararların geri çevrilmemesi, hakkındaki şikâyetlere önce kendisinin dinlenmeden itibar edilmemesi, memuriyet tayinlerine karışılmaması. Bu şartların ayrıntısı kaynaklarda farklı biçimlerde nakledilir; fakat ortak nokta şudur: sadrazam, icraat için gerçek yetki istemiştir.

Beş yıllık sadaretinde Boğaz'daki Venedik ablukasını kırdı, Bozcaada ve Limni'yi geri aldı, Erdel meselesine müdahale etti, Anadolu'daki karışıklıkları bastırdı. Uygulamaları sert oldu; dönemin kaynakları idamların sayısı konusunda birbirini tutmayan rakamlar verir. Devletin nefes aldığı doğrudur, bunun ağır bir bedelle olduğu da.

Fâzıl Ahmed Paşa ve Girit'in tamamlanması

1661'de vefat eden Köprülü Mehmed Paşa'nın yerine, ilmiye mesleğinden gelen oğlu Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa geçti. Otuzlu yaşlarında, medrese tahsili görmüş bir sadrazamdı. 1663'te Uyvar Kalesi alındı; ertesi yıl Saint Gotthard'da meydan muharebesi kaybedilmesine rağmen imzalanan Vasvar Antlaşması, alınan yerleri Osmanlı'da bıraktı.

Asıl uzun iş Girit'ti. Ada seferi 1645'te başlamış, ancak Kandiye Kalesi bir türlü düşmemişti. Fâzıl Ahmed Paşa 1667'de bizzat kuşatmanın başına geçti ve iki yıldan uzun süren bir muhasaradan sonra 1669 Eylül'ünde şehir teslim alındı. Böylece yirmi dört yıl süren Girit meselesi kapandı. 1672'de Lehistan üzerine yapılan seferde Kamaniçe alındı; padişah bu sefere bizzat katıldı.

"Avcı" lakabı ne anlatır?

IV. Mehmed'in tarihe geçen lakabı, ava olan düşkünlüğünden gelir. Edirne'de uzun süre ikamet etmiş, günlerce süren büyük sürek avları düzenlemiştir. Bu avlar sadece bir eğlence değildi: Osmanlı hükümdarları için av, hem askerî bir talim hem de hükümdarın taşrada görünürlüğünü sağlayan bir merasimdi.

Fakat ölçü kaçtığında maliyet de büyüdü. Binlerce sürücünün seferber edildiği avlar köylüye yük oldu; padişahın payitahttan uzun süre uzak kalması, işlerin tamamen sadrazamlara bırakılması anlamına geldi. Dönemin bazı vekāyi'nâme yazarları bu tenkidi açıkça dile getirir. Öte yandan onun hiçbir sefere çıkmadığı yolundaki yaygın kanaat doğru değildir; Kamaniçe seferinde ordunun başında bulunmuş, başka seferlerde de Rumeli'ye kadar gitmiştir.

Sorumluluğun devredilmesi meselesinde ölçüyü Efendimiz (s.a.s.) koymuştur:

"Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çobandır ve yönettiklerinden sorumludur." (Buhârî, Cum'a 11; Müslim, İmâre 20)

Viyana önünde verilen karar

1676'da Fâzıl Ahmed Paşa'nın ölümüyle sadaret, eniştesi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya geçti. 1683 baharında Avusturya üzerine çıkılan seferde Merzifonlu, ordunun ara hedeflerle oyalanmasını istemedi ve doğrudan Viyana'ya yürüdü. Kuşatma 14 Temmuz'da başladı.

İki ay boyunca surlar lağımlarla zorlandı, fakat şehir düşmedi. 12 Eylül'de Kahlenberg sırtlarından inen Lehistan-Avusturya-Alman birleşik kuvvetleri, kuşatma hattını arkadan vurdu. Ordu ağırlıklarını ve toplarını bırakarak çekildi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa aynı yılın sonunda Belgrad'da idam edildi.

Yenilginin sebebi tek bir isim değildir: uzayan kuşatma, kuşatma topçusunun yetersizliği, Kırım kuvvetlerinin kuzeyden gelen yardımı durduramaması ve komuta kademesindeki anlaşmazlıklar birlikte rol oynadı.

Kutsal İttifak ve tahttan iniş

Asıl kırılma kuşatmadan sonra geldi. 1684'te papalık öncülüğünde Avusturya, Lehistan ve Venedik arasında Kutsal İttifak oluştu; 1686'da Rusya da katıldı. Osmanlı Devleti ilk defa aynı anda birden fazla büyük Avrupa devletiyle savaşır hâle geldi.

1686'da Budin, yüz kırk beş yıllık Osmanlı idaresinden sonra kaybedildi. 1687 Ağustos'unda Mohaç yakınlarında uğranılan bozgun, orduda düzeni tamamen bozdu. Ulûfe ve komuta meselelerinden isyan eden asker Edirne'ye yürüdü; ulemânın da katılımıyla verilen kararla IV. Mehmed 8 Kasım 1687'de tahttan indirildi. Ömrünün son altı yılını Edirne'de geçirdi ve 1693'te orada vefat etti.

Otuz dokuz yıl süren bir saltanatın Edirne'de sessizce kapanışı, elde tutulan hiçbir şeyin kalıcı olmadığını hatırlatır:

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

"Yeryüzünde bulunan her canlı fânidir. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır." (Rahmân, 26-27)

Bu tarihten bugüne kalan ders

IV. Mehmed devri, iyi bir yönetici kadrosunun ne yapabileceğini de, o kadro gittiğinde neyin geri geldiğini de aynı saltanat içinde gösterir. Köprülüler'in başarısı sihirli bir formülden değil, liyakatli kişiye gerçek yetki ve yeterli süre verilmesinden doğmuştu. Bu iki şart ortadan kalkınca kazanılan zemin hızla eridi.

İkinci ders, sorumluluğun devredilse bile ortadan kalkmadığıdır. Yetkiyi bir başkasına vermek mümkündür; hesabı vermekten kurtulmak değil. Bugün bir kurumun, bir işletmenin ya da bir ailenin başındaki kişi için de aynı ölçü geçerlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

IV. Mehmed neden "Avcı" diye anılır?

Ava olan düşkünlüğü ve Edirne çevresinde düzenlediği büyük sürek avları sebebiyle. Av, Osmanlı hükümdarları için hem talim hem merasim niteliği taşıyordu; ancak bu avların ölçüsü ve maliyeti dönemin yazarlarınca da eleştirilmiştir.

Girit ne zaman tamamen fethedildi?

Ada seferi 1645'te başlamış, Kandiye Kalesi 1669 Eylül'ünde Köprülü Fâzıl Ahmed Paşa'nın yönettiği uzun kuşatmanın ardından teslim alınmıştır. Böylece yirmi dört yıl süren mücadele sona ermiştir.

II. Viyana Kuşatması neden başarısız oldu?

Kuşatmanın uzaması, ağır kuşatma topçusunun yetersizliği, kuzeyden gelen yardım ordusunun durdurulamaması ve komuta kademesindeki anlaşmazlıklar birlikte etkili oldu. 12 Eylül 1683'te gelen birleşik kuvvetler kuşatma hattını arkadan vurdu.

IV. Mehmed neden tahttan indirildi?

1683 sonrası kurulan Kutsal İttifak karşısında yaşanan toprak kayıpları, özellikle 1686'da Budin'in ve 1687'de Mohaç'ta ordunun bozulması üzerine asker ve ulemânın ortak kararıyla 8 Kasım 1687'de tahttan indirildi.

Köprülüler kimlerdir?

1656'da sadrazam olan Köprülü Mehmed Paşa ile onun soyundan gelen ve devlet idaresinde uzun süre etkili olan sadrazamlar ailesidir. Oğlu Fâzıl Ahmed Paşa ve Fâzıl Mustafa Paşa bu ailenin en tanınmış isimleridir.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar