Osmanlı Serisi 39/60: Köprülüler, II. Viyana Kuşatması ve Karlofça
Köprülü Mehmed Paşa 1656'da olağanüstü yetkilerle sadrazam oldu ve devleti toparladı. Oğlu Fâzıl Ahmed Paşa döneminde Uyvar ve Girit alındı. Ancak 1683'teki II. Viyana Kuşatması bozgunla bitti; on altı yıl süren savaşın sonunda imzalanan 1699 Karlofça Antlaşması ilk büyük toprak kaybını getirdi.
1656 yazında Osmanlı Devleti'nin hâli iç açıcı değildi. Venedik donanması Çanakkale Boğazı'nı tutmuş, İstanbul'a gelen erzak yolu kesilmişti. Hazine boş, maaşlar gecikmiş, askerin sabrı tükenmişti. Böyle bir anda, seksen yaşını aşmış bir devlet adamına sadaret teklif edildi.
Köprülü Mehmed Paşa'nın şartları
Köprülü Mehmed Paşa teklifi kabul etti; fakat şartları vardı. Kaynaklarda aktarıldığına göre şunları istedi: sunduğu arzların reddedilmemesi, tayinlere karışılmaması, hakkındaki şikâyetlere itibar edilmemesi ve bir suçu sabit olmadıkça azledilmemesi.
Bu, Osmanlı tarihinde alışılmış bir şey değildi. Sadrazamların çoğu bir yıl bile dayanamadan görevden alınırken, Köprülü'ye fiilen bir icra serbestliği verildi. Sonuç kısa sürede görüldü: 1657'de Bozcaada ve Limni geri alınarak boğaz ablukası kırıldı, Erdel'de düzen sağlandı, Anadolu'daki büyük isyan bastırıldı.
Yöntemi çok serttir. Muhalefeti susturmak için başvurduğu infazlar, dönemin kaynaklarında da eleştirilir. Devletin toparlandığı doğrudur; bunun sertlikle sağlandığı ve bedelinin ağır olduğu da aynı derecede doğrudur.
Fâzıl Ahmed Paşa dönemi
1661'de babasının yerine geçen Fâzıl Ahmed Paşa, ailenin en yetenekli ismi sayılır. Medrese eğitimi almış, kitapla arası iyi, sabırlı bir yöneticiydi.
Onun döneminde 1663'te Avusturya seferine çıkıldı ve Uyvar kalesi alındı. Ertesi yıl imzalanan Vasvar Antlaşması, sahadaki bütün gelişmelere rağmen Osmanlı lehine sonuçlandı. Ardından çok daha zorlu bir işe girişti: yirmi yılı aşkın süredir devam eden Girit meselesi.
Adanın son kalesi Kandiye 1667'de kuşatıldı ve iki yıldan uzun süren bir mücadeleden sonra 1669'da teslim alındı. Tarihin en uzun kuşatmalarından biridir; her iki taraf da ağır kayıp verdi. Şehir teslim şartlarıyla alındığı için halkına eman verildi, ayrılmak isteyenlerin gitmesine izin verildi.
1672'de Lehistan üzerine yürünerek Kamaniçe alındı. Fâzıl Ahmed Paşa 1676'da vefat ettiğinde Osmanlı, Avrupa'daki en geniş sınırlarına yakın bir noktadaydı.
1683: Viyana önünde
Yerine gelen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Macaristan'daki gelişmeleri fırsat sayarak doğrudan Viyana üzerine yürümeye karar verdi. Ordu Temmuz 1683'te şehrin önüne ulaştı ve kuşatma başladı.
Viyana surları güçlüydü ve şehir uzun kuşatmaya hazırlıklıydı. Osmanlı ordusunda sur delecek çapta ağır top sayısının yetersiz kaldığı kaynaklarda belirtilir. Lağım kazılarak surlarda gedik açıldı, birkaç kez hücum denendi, fakat şehir alınamadı.
Kuşatma uzadıkça asıl tehlike büyüdü. Almanya ve Lehistan'dan gelen yardım kuvvetleri birleşti ve 12 Eylül 1683'te şehrin kuzeybatısındaki tepelerden Osmanlı ordugâhına indi. Uzun kuşatmadan yorgun düşmüş, arkasını yeterince emniyete almamış ordu bozguna uğradı. Ağırlıklar, toplar ve otağ düşmanın eline geçti.
Yenilginin sebepleri üzerinde kaynaklar birleşmez: kimi kuşatma yerine hücumun tercih edilmemesini, kimi yardım ordusunun geçeceği yolların tutulmamasını, kimi de komuta kademesindeki anlaşmazlıkları öne çıkarır. Merzifonlu, aynı yılın sonunda Belgrad'da idam edildi.
Zaferin de yenilginin de sahibini Kur'an şöyle hatırlatır:
وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ
"O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz." (Âl-i İmrân, 140)
Efendimiz'in (s.a.s.) savaş öncesi tavsiyesi de bu ihtiyatı öğretir:
"Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; Allah'tan âfiyet dileyin." (Buhârî, Cihâd, 112; Müslim, Cihâd, 20)
Kutsal İttifak ve on altı yıllık savaş
Viyana bozgunu tek başına kalsa belki telafi edilebilirdi. Asıl mesele sonrasında oldu: Avrupa devletleri ilk defa bu ölçekte bir araya geldi. 1684'te oluşan Kutsal İttifak'ta Avusturya, Lehistan ve Venedik yer aldı; iki yıl sonra Rusya da katıldı.
Dört cephede aynı anda savaşan Osmanlı ordusu yıprandı. 1686'da Budin, yaklaşık bir buçuk asırlık Osmanlı yönetiminin ardından elden çıktı. Mora Venedik'in eline geçti. 1697'de Zenta'da uğranılan bozgun, savaşın kaderini belirledi.
1699: Karlofça
İki taraf da tükenmişti. İngiltere ve Hollanda'nın aracılığıyla Sirem bölgesindeki Karlofça'da masaya oturuldu. Osmanlı heyetine reîsülküttâb Râmi Mehmed Efendi başkanlık etti; müzakerelerde tecrübeli tercüman Aleksandr Mavrokordato da yer aldı.
26 Ocak 1699'da imzalanan antlaşmaya göre Macaristan ve Erdel Avusturya'ya, Podolya Lehistan'a, Mora ve Dalmaçya kıyıları Venedik'e bırakıldı. Rusya ile anlaşma ertesi yıl tamamlandı ve Azak elden çıktı.
Karlofça'nın önemi kaybedilen toprakların büyüklüğünden ibaret değildir. Osmanlı ilk defa masaya kaybeden taraf olarak oturdu ve ilk defa geniş çaplı toprak devretti. Üç asırlık taarruz çağı kapandı; bundan sonrası, kaybedileni geri almaya ve elde kalanı korumaya çalışmakla geçecekti.
Bu tarihten bugüne kalan ders
Köprülüler dönemi, doğru kişiye yetki verildiğinde bir yapının kısa sürede toparlanabileceğini gösteriyor. Ama aynı dönem şunu da gösteriyor: kişilere bağlı toparlanmalar kalıcı olmuyor. Kurum güçlenmedikçe, iyi bir sadrazamın kazandırdığını bir sonraki yanlış karar geri götürebiliyor.
İkinci ders Viyana'dan. Bir ordunun gücü, karşısındaki surla değil, arkasını ne kadar emniyete aldığıyla ölçülüyor. Kuşatmanın uzaması, yardıma gelen orduların birleşmesine zaman tanıdı. Hesaplanmamış bir riskin bedeli, kazanılmış onca başarıyı bir günde silebiliyor — ve bu, sadece savaş için geçerli bir kural değil.
Bir sonraki bölümde savaş meydanından çarşıya iniyoruz: akçenin değer kaybı, vergiler ve enflasyon.
Sıkça Sorulan Sorular
Köprülü Mehmed Paşa hangi şartlarla sadrazam oldu?
1656'da göreve gelirken arzlarının reddedilmemesini, tayinlere karışılmamasını, hakkındaki şikâyetlere itibar edilmemesini ve suçu sabit olmadıkça azledilmemesini istedi. Bu olağanüstü yetkiyle Çanakkale ablukasını kırdı ve iç isyanları bastırdı.
Girit ne zaman tamamen alındı?
Adanın son kalesi Kandiye, Fâzıl Ahmed Paşa'nın 1667'de başlattığı kuşatmanın ardından 1669'da teslim alındı. Böylece yirmi yılı aşan Girit savaşı sona erdi.
II. Viyana Kuşatması neden başarısız oldu?
Kaynaklar farklı sebeplere ağırlık verir: sur delecek ağır topların yetersizliği, kuşatmanın uzaması, yardım ordularının geçiş yollarının tutulamaması ve komuta kademesindeki anlaşmazlıklar sayılır. 12 Eylül 1683'te gelen yardım kuvvetleri karşısında ordu bozguna uğradı.
Kutsal İttifak nedir?
1684'te Osmanlı'ya karşı oluşturulan Avusturya, Lehistan ve Venedik ittifakıdır; 1686'da Rusya da katıldı. Osmanlı'yı aynı anda birden çok cephede savaşmak zorunda bıraktı.
Karlofça Antlaşması neden dönüm noktasıdır?
26 Ocak 1699'da imzalanan antlaşmayla Macaristan ve Erdel Avusturya'ya, Podolya Lehistan'a, Mora ve Dalmaçya kıyıları Venedik'e bırakıldı. Osmanlı ilk defa masaya kaybeden taraf olarak oturdu ve geniş çaplı toprak devretti.
