Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Kur'an Okumanın Fazileti: Okumak, Anlamak, Yaşamak

Kur'an Okumanın Fazileti: Okumak, Anlamak, Yaşamak

Kur'an okumak, Allah Teâlâ ile konuşur gibi bereketli bir ibadettir. Okunan her harfe on sevap müjdesi vardır; Kur'an kıyamet günü okuyucusuna şefaatçi olur. Fakat bu kitap yalnızca okunmak için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiştir. Fazileti de asıl bu bütünlükte gizlidir.

Yaz aylarında camiler ve kurslar çocuk sesleriyle şenleniyor; nice yetişkin de "şu yaz Kur'an'ı öğreneyim" diye içinden geçiriyor. Öyleyse şu soruyu baştan soralım: Kur'an okumak bize ne kazandırır ve bu okuyuş nasıl bir okuyuş olmalıdır?

Asla zarar etmeyecek bir ticaret

Rabbimiz, kitabını okuyanları çarpıcı bir benzetmeyle müjdeler:

إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَنفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَّن تَبُورَ

"Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler, asla zarar etmeyecek bir ticaret umarlar." (Fâtır, 29)

Ayetin inceliğine dikkat edilirse Kur'an okumak; namaz ve infakla, yani hayatın içindeki ibadetlerle yan yana anılıyor. Okumak bir başlangıçtır; namaza, ahlaka ve paylaşmaya dökülünce "kazançlı ticaret" tamamlanır.

Her harfe on sevap

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Kur'an okuyanın kazancını tane tane anlatmıştır: "Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa onun için bir iyilik vardır. Her iyilik on katıyla karşılık görür. 'Elif-lâm-mîm' bir harftir demiyorum; elif bir harf, lâm bir harf, mîm bir harftir." (Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân) Kısacık bir sûre okuyan kişinin bile ne büyük bir hazine topladığını düşünün.

Efendimiz ayrıca şöyle buyurmuştur: "Kur'an okuyun; çünkü o, kıyamet günü kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelir." (Müslim, Müsâfirîn) Ve şu müjde, öğrenme yolundaki herkesi ilgilendirir: "Sizin en hayırlınız, Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir." (Buhârî, Fezâilü'l-Kur'ân)

Peki ya zorlananlar? Harfleri hecelerken dili dolaşanlar için ayrı bir ikram vardır: Kur'an'ı güzel okuyan kişi şerefli elçi meleklerle beraberdir; zorlanarak, kekeleyerek okuyana ise iki ecir vardır (Buhârî; Müslim). Biri okuyuşun, biri de çektiği zahmetin karşılığı. Bu hadis, "ben artık öğrenemem" diyen her yetişkinin elinden tutar.

Sadece okumak yeter mi?

Kur'an-ı Kerim kendisini "düşünülsün diye indirilmiş mübarek bir kitap" olarak tanıtır (Sâd, 29). Arapçasını okumak başlı başına ibadettir; bununla birlikte okuduğunun ne dediğini bilmek, ayetler üzerinde durup düşünmek okuyuşa ruh katar. Bunun pratik yolu bellidir: Okunan sayfanın mealine de göz atmak. Gün içinde bir sayfa Arapça metin ile birkaç dakikalık meal okuması, insanın Kur'an'la bağını bambaşka bir yere taşır.

Sahâbe nesli Kur'an'ı onar ayet öğrenir; bu ayetlerdeki ilim ve ameli kavramadan yenisine geçmezlerdi. Bizim için de ölçü budur: az olsun, devamlı olsun ve hayata dokunsun. Nitekim Efendimiz (s.a.s.) "Amellerin Allah'a en sevimli olanı, az da olsa devamlı olanıdır" buyurmuştur (Buhârî; Müslim).

Kur'an okumanın âdâbı

Kur'an okumaya eûzü besmele ile başlanır; bu bizzat ayetin talimatıdır: "Kur'an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan Allah'a sığın." (Nahl, 98) Mushafa abdestli dokunmak gerekir; ağız temizliği, mümkünse kıbleye yönelmek ve tane tane, acele etmeden okumak da bu ibadetin edebindendir. Zira Rabbimiz "Kur'an'ı tertîl ile (tane tane, hakkını vererek) oku" buyurur (Müzzemmil, 4). Okurken anlamı bilinen yerlerde durup düşünmek, rahmet ayetinde ummak, azap ayetinde sığınmak; işte gönül ehlinin okuyuşu böyledir.

Hiç bilmeyen nereden başlamalı?

Yüzünden okumayı öğrenmek birkaç haftalık gayret işidir; yaşı kaç olursa olsun. Cami kursları, yaz dönemleri ve güvenilir uygulamalar bu kapıyı herkese açıyor. Başlangıç için güzel bir yol haritası: önce harfleri tanımak, ardından kısa sûrelerden ezber yapmak, her gün küçük ama vazgeçilmez bir okuma payı ayırmak. Unutulmasın; bu yolda atılan her adım, hadisin ifadesiyle "en hayırlılar" kervanına katılmaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Abdestsiz Kur'an okunur mu?

Âlimlerin çoğunluğuna göre Mushafa abdestsiz dokunulmaz; bu sebeple mushaftan okumak için abdest gerekir. Ezberden okumak ise abdestsiz de caizdir. Telefon ve tablet ekranından okuma konusunda âlimler ekranın Mushaf hükmünde olmadığını, abdestsiz okunabileceğini söylemişlerdir; yine de abdestli olmak her hâlükârda daha faziletlidir.

Meal okumak da sevap mıdır?

Elbette. Kur'an anlaşılmak için indirilmiştir; meal ve tefsir okumak bu emrin gereğidir ve niyetle ibadet değeri taşır. Bununla birlikte namazda okunacak olan ve "her harfe on sevap" müjdesine konu olan, Kur'an'ın Arapça aslıdır. İkisini birlikte götürmek en güzelidir.

Kur'an okumanın en faziletli vakti hangisidir?

Her vakit Kur'an vaktidir; ancak sabah vakti ayrıca müjdelenmiştir: "Sabah okuması (namazı) şahitlidir" (İsrâ, 78). Gece okuyuşu da Kur'an'da övülür. Kişi kendi hayatında aksatmayacağı bir vakti belirleyip ona sadık kalmalıdır; devamlılık, vaktin faziletinden önce gelir.

Yüzünden okuyamayan kişi ne yapmalı?

Bildiği sûre ve duaları okumaya devam etmeli, bir yandan da yüzünden okumayı öğrenmelidir. Zorlanarak okuyana iki ecir verildiğini bildiren hadis, bu yoldaki herkes için büyük tesellidir. Ayrıca Kur'an dinlemek de ibadettir; "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki merhamet olunasınız" (A'râf, 204).

Hatim ne kadar sürede yapılmalı?

Belirli bir süre şartı yoktur. Efendimiz (s.a.s.) ashabına Kur'an'ı üç günden kısa sürede hatmetmemeyi tavsiye etmiştir; çünkü çok hızlı okuyuş, anlamayı gölgeler. Günde bir sayfa okuyan kişi yaklaşık yirmi ayda, günde dört sayfa okuyan beş ayda hatim yapar. Önemli olan sayı değil, süreklilik ve huzurdur.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar