Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Mazlumlar İçin Dua: Kunût-ı Nâzile Nedir, Nasıl Okunur?

Zulme uğrayan Müslümanlar için yapılan özel duaya kunût-ı nâzile denir. Savaş, salgın, kıtlık gibi umumi musibet zamanlarında farz namazların son rekâtında rükûdan doğrulduktan sonra okunur. İmam sesli okur, cemaat "âmin" der. Musibet kalkıncaya kadar sürdürülmesi fıkıh kaynaklarında meşrû görülmüştür.

Haberleri açtığımızda dünyanın bir köşesinde evini kaybetmiş bir aile, bir başka köşesinde açlıkla imtihan olan çocuklar görüyoruz. Elimizden bir şey gelmediğini düşündüğümüz anlarda içimizi kaplayan çaresizlik hissi tanıdıktır. Oysa müminin elinde hiç eskimeyen bir imkân var: dua.

Duanın Küçümsenecek Tarafı Yok

Dua, "yapacak bir şey bulamayınca başvurulan son çare" değildir. İslam'da dua, ibadetin özü sayılmıştır. Kur'an, zulüm altında ezilenlerin feryadını doğrudan aktararak müminlere sorumluluk yükler:

رَبَّنَا أَخْرِجْنَا مِنْ هَٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًّا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصِيرًا

"Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan şu memleketten çıkar. Katından bize bir dost ver, katından bize bir yardımcı ver." (Nisâ, 75)

Ayetin girişi daha da çarpıcıdır: "Size ne oluyor da Allah yolunda ve şu ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda mücadele etmiyorsunuz?" Yani mazlumun hâli, uzaktan seyredilecek bir manzara değil; müminin gündemine giren bir yükümlülüktür.

Mazlumun Duası ile Allah Arasında Perde Yoktur

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Muâz b. Cebel'i (r.a.) Yemen'e gönderirken ona son olarak şunu tembihlemişti:

"Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur." (Buhârî, Zekât, 41; Müslim, Îmân, 29)

Bu uyarının muhatabı iki taraftır. Zulmedene, hesabın sandığından yakın olduğunu bildirir. Zulme uğrayana ise sesinin duyulduğunu, kimsesiz olmadığını hatırlatır: ağzından çıkan söz, hiçbir kapıda bekletilmeden yerine ulaşır.

Kunût-ı Nâzile Nedir?

"Nâzile", başa gelen musibet demektir. Kunût-ı nâzile de bir felâket, saldırı, salgın hastalık, kıtlık ya da yaygın bir zulüm karşısında namaz içinde yapılan özel duadır. Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) böyle dönemlerde farz namazlarda kunut yaptığı sahih rivayetlerle sabittir; nitekim Bi'r-i Maûne'de kurraların şehit edilmesi üzerine bir süre bu duayı sürdürmüştü (Buhârî, Meğâzî, 28; Müslim, Mesâcid, 297).

Vitir namazında okunan kunut dualarıyla karıştırılmamalıdır. Vitir kunutu her gece okunan bir uygulamadır; kunût-ı nâzile ise olağanüstü hâllere mahsustur ve musibet kalkınca bırakılır.

Nasıl ve Ne Zaman Okunur?

Uygulama şöyledir: Farz namazın son rekâtında rükûdan doğrulup "semiallâhü limen hamideh, rabbenâ leke'l-hamd" denildikten sonra, secdeye gitmeden dua okunur. İmam duayı sesli yapar; cemaat ellerini kaldırmadan "âmin" der. Ardından namaza normal şekilde devam edilir.

Fıkıh kaynaklarında en çok sabah namazı zikredilmekle birlikte, ihtiyaç hâlinde beş vakit farz namazın hepsinde okunabileceği belirtilmiştir. Cemaatle kılınmayan namazlarda kişi bunu tek başına da yapabilir; hatta namaz dışında, günün herhangi bir vaktinde aynı içerikle dua etmek de aynı kapıya çıkar.

Mazlumlar İçin Okunabilecek Dualar

1. Efendimiz'in (s.a.s.) düşman korkusu anında okuduğu dua

اللَّهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِي نُحُورِهِمْ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شُرُورِهِمْ

Okunuşu: "Allâhümme innâ nec'alüke fî nühûrihim ve neûzü bike min şurûrihim."

Anlamı: "Allahım! Seni onların karşısına koyuyor, şerlerinden sana sığınıyoruz." (Ebû Dâvûd, Vitir, 30)

2. Kur'an'ın öğrettiği tevekkül sözü

حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

Okunuşu: "Hasbünallâhü ve ni'me'l-vekîl."

Anlamı: "Allah bize yeter; O ne güzel vekildir." (Âl-i İmrân, 173)

3. Kendi dilimizle

"Allahım! Yurdundan edilenlerin, evi başına yıkılanların, aç ve korku içinde sabahlayanların yardımcısı ol. Yarasına şifa, yüreğine sabır, yoluna kolaylık ver. Zalimin zulmüne son ver; hidayet nasip etmezsen elini kolunu bağla. Bizi de mazlumun yanında durup zalimin karşısında susanlardan eyleme."

Duanın Arapça olması şart değildir. Kendi dilimizle, içimizden geldiği gibi yapılan dua da makbuldür. Önemli olan kalbin gerçekten orada olması.

Dua Ederken Gözetilecek Ölçüler

Zulme beddua edilir, insana lânet yağdırılmaz. Bir kişinin ismini anarak sürekli lânet okumak, Efendimiz'in (s.a.s.) tercihi olmamıştır; O, kendisine en çok eziyet edenlere bile hidayet duası etmiştir. Zulmün son bulmasını istemek başka, kin biriktirmek başkadır.

Masumları kapsayan beddualardan kaçınılır. "Şu memleket batsın" gibi genellemeler, orada yaşayan çocukları ve mazlumları da içine alır. Dua bile olsa insafın sınırını korumak gerekir.

Dua tek başına bırakılmaz. Elinden yardım gelen kişi için dua, yapılacakların ilkidir; hepsi değil. Bir lokma ekmek göndermek, bir yetimin masrafını üstlenmek, doğru bilgiyi yaymak — bunlar duanın ete kemiğe bürünmüş hâlidir.

Sonuç için acele edilmez. Duanın karşılığı bazen bu dünyada görünmez; ama hiçbir dua boşa gitmez. Efendimiz (s.a.s.), yapılan duanın ya istenen şekilde verileceğini, ya âhirete saklanacağını, ya da denk bir kötülüğün savulmasına vesile olacağını bildirmiştir (Tirmizî, Deavât, 115; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 18).

Sıkça Sorulan Sorular

Kunût-ı nâzile hangi namazlarda okunur?

Fıkıh kaynaklarında öncelikle sabah namazı zikredilir; ihtiyaç hâlinde beş vakit farz namazın hepsinde okunabileceği de belirtilmiştir. Musibet ortadan kalkınca bırakılır.

Tek başına namaz kılan kunut yapabilir mi?

Evet. Cemaatle kılınmayan namazlarda kişi bu duayı tek başına, içinden veya sessizce okuyabilir. Namaz dışında dua etmek de aynı sevaba vesiledir.

Duayı Türkçe yapmak câiz mi?

Namaz içinde Arapça dua metinlerinin tercih edilmesi esastır. Namaz dışında ise kişi kendi diliyle, gönlünden geldiği gibi dua edebilir; bunda bir sakınca yoktur.

Zalime beddua etmek doğru mudur?

Zulmün son bulması için dua etmek meşrûdur. Ancak isim vererek sürekli lânet okumak yerine, zulmün kalkması ve mümkünse hidayet dilenmesi Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) tavrına daha uygundur.

Mazlum için dua etmenin sevabı nedir?

Bir Müslümanın gıyabında kardeşine yaptığı duaya görevli bir meleğin "âmin, bir misli de sana olsun" diye karşılık verdiği sahih rivayetlerde bildirilmiştir (Müslim, Zikir, 86). Yani mazlum için edilen dua, dua edene de döner.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar