Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Mehir Nedir, Ne Kadar Olmalı? Nikâhta Mehrin Hükmü

Mehir, nikâh sebebiyle erkeğin kadına vermekle yükümlü olduğu maldır ve kadının kendi mülküdür. Kur'an'da açıkça emredilmiştir; miktarı için üst sınır yoktur, alt sınır ise mal değeri taşıyan her şeydir. Ailelerin değil, doğrudan gelinin hakkıdır.

Düğün sezonunun ortasındayız ve nikâh masasında en çok karıştırılan başlıklardan biri mehir. Kimi "başlık parası" sanıyor, kimi "eskilerin âdeti" diye geçiştiriyor, kimi de yazılmasını utanılacak bir şey gibi görüyor. Oysa mehir, bir gelenek değil; nikâhın kendisiyle birlikte doğan bir haktır.

Mehir kimin hakkıdır?

Mehir gelinin hakkıdır. Babasının, kardeşinin ya da ailesinin değil. Kur'an'ın ifadesi bu noktada oldukça nettir:

وَآتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً فَإِنْ طِبْنَ لَكُمْ عَنْ شَيْءٍ مِنْهُ نَفْسًا فَكُلُوهُ هَنِيئًا مَرِيئًا

"Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi arzularıyla ondan bir kısmını size bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin." (Nisâ, 4)

Âyetteki iki ayrıntı çok şey söyler. Birincisi, mehrin "gönül hoşluğuyla" verilmesi istenir; pazarlıkla koparılan bir bedel gibi değil, bir hediye edâsıyla. İkincisi, ondan feragat etme yetkisi sadece kadına aittir. Gelinin haberi olmadan aileler arasında yapılan bir "vazgeçtik" anlaşmasının dinî bir değeri yoktur.

Mehir ile başlık parası aynı şey mi?

Hayır, tam tersidir. Başlık parası kız tarafına, çoğu zaman babaya ödenir; mehir ise doğrudan geline verilir ve onun malı olur. Anadolu'nun bazı yörelerinde bu ikisi birbirine karıştığı için mehir hem yanlış anlaşılmış hem de zamanla unutulmuştur.

Mehrin arkasındaki fikir şudur: evlilik kadın için ekonomik bir güvencesizlik doğurmasın. Bugünün diliyle söylersek mehir, kadının kendi adına, kimseye sormadan tasarruf edebileceği bir varlıktır.

Mehir ne kadar olmalı?

Fıkıh kaynaklarına göre mehrin belirlenmiş bir üst sınırı yoktur. Hz. Ömer'in (r.a.) bir hutbesinde mehirlere sınır getirmek istediği, bunun üzerine bir hanımın Nisâ sûresinin 20. âyetini hatırlatması karşısında görüşünden döndüğü nakledilir. Yani miktar, tarafların anlaşmasına bırakılmıştır.

Alt sınırda ise mezhepler arasında farklı içtihatlar vardır; Hanefîlerde on dirhem gümüş karşılığı bir asgarî miktar esas alınırken, bazı âlimler mal değeri taşıyan her şeyin yeterli olduğunu söylemiştir. Bu ikinci görüşün dayanağı meşhur bir olaydır: Evlenmek isteyen ama verecek bir şeyi bulunmayan bir sahâbîye Efendimiz (s.a.s.) şöyle demişti:

"Demirden bir yüzük de olsa (bir şey) bul." (Buhârî, Nikâh, 14; Müslim, Nikâh, 76)

Sahâbî onu da bulamayınca, ezberindeki sûreleri eşine öğretmesi mehir sayılmıştır. Bu rivayet, mehrin insanı evlilikten alıkoyan bir yük olmadığını gösteren en güzel örnektir. Ölçü şu olmalı: damadın gerçekten ödeyebileceği, gelini de küçük düşürmeyecek makul bir miktar.

Peşin mehir ve vadeli mehir

Mehir, ödeme zamanına göre ikiye ayrılır:

  • Mehr-i muaccel (peşin mehir): Nikâhla birlikte, evlilik hayatı başlamadan ödenen kısımdır. Kadın bu kısmı almadan eşinin evine gitmeme hakkına sahiptir.
  • Mehr-i müeccel (vadeli mehir): Ödenmesi ileri bir tarihe bırakılan kısımdır. Belirli bir tarih konulmuşsa o tarihte, konulmamışsa boşanma veya eşlerden birinin vefatı halinde muaccel hale gelir.

Miktarın nikâh sırasında belirlenmesine mehr-i müsemmâ denir. Hiç konuşulmamışsa kadın mehr-i misil hakkına sahip olur; yani ailesindeki benzer konumdaki kadınlara verilen ortalama mehir esas alınır. Kısacası "konuşmadık" demek, hakkın düştüğü anlamına gelmez.

Nikâhta mehir yazılmazsa nikâh geçersiz mi olur?

Hayır. Mehir, nikâhın geçerlilik şartı değil, nikâhın doğurduğu bir sonuçtur. Mehir konuşulmadan kıyılan bir nikâh geçerlidir; ancak kadının mehir hakkı yine de doğar. Bu yüzden en sağlıklısı, miktarı ve ödeme şeklini nikâh sırasında açıkça yazmak, tarafların bilgisi dahilinde kayda geçirmektir. İleride doğabilecek anlaşmazlıkların çoğu, tam da bu tek satırın atlanmasından çıkıyor.

Ödenmemiş mehir ne olur?

Ödenmemiş mehir bir borçtur ve borçların en ciddisi gibi muamele görür. Kişi vefat ederse mehir, mirastan önce ödenmesi gereken borçlar arasına girer. Kadın vefat etmişse mehir alacağı mirasçılarına geçer.

Boşanma halinde ise durum şöyledir: Zifaf gerçekleşmişse mehrin tamamı kadının hakkıdır. Zifaf gerçekleşmeden ayrılık olursa belirlenen mehrin yarısı ödenir (Bakara, 237). Kadın kendi rızasıyla mehrinden vazgeçerse hak düşer; ama bu vazgeçme baskı altında değil, gerçekten gönüllü olmalıdır.

Bugün nasıl uygulanabilir?

Mehir illa altın veya nakit olmak zorunda değildir. Mal değeri taşıyan her şey — bir arsa hissesi, bir taşıt, ev eşyası, hatta ödenmiş bir eğitim masrafı — taraflar üzerinde anlaşırsa mehir olabilir. Önemli olan, belirsiz bırakılmaması ve gerçekten devredilmesidir.

Vedâ Hutbesi'nde Efendimiz'in (s.a.s.) "Kadınlar hakkında Allah'tan korkun" buyurduğu ve eşlerin birbiri üzerindeki haklarını sayarak hutbesini bitirdiği nakledilir (Müslim, Hac, 147). Mehir de tam olarak buraya, hakkın teslim edilmesi bahsine aittir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mehir kime verilir?

Doğrudan geline verilir ve onun mülkü olur. Ailesinin, babasının ya da kardeşinin bu mal üzerinde hakkı yoktur.

Mehir ne kadar olmalı, bir sınır var mı?

Üst sınır yoktur; alt sınırda mezhepler arasında farklı görüşler bulunur. Ölçü, damadın gerçekten ödeyebileceği makul bir miktardır.

Takılan altınlar mehir yerine geçer mi?

Nikâh sırasında "bunlar mehirdir" diye açıkça belirtilmişse geçer. Belirtilmemişse takılar hediye sayılır ve mehir borcu ayrıca durur.

Kadın mehrinden vazgeçebilir mi?

Evet, kendi rızasıyla vazgeçebilir; bu hak Nisâ sûresinin 4. âyetinde tanınmıştır. Ancak baskı veya utandırma yoluyla alınan bir feragatin dinî geçerliliği yoktur.

Mehir ödenmeden evlilik başlarsa günah olur mu?

Nikâh geçerlidir, fakat peşin mehir bir borç olarak durur. Kadın bu kısmı istemeye her zaman hak sahibidir; borcun geciktirilmesi ise kul hakkı kapsamına girer.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar