Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Ölünün Ardından Kur'an Okumak ve Sevabını Bağışlamak Caiz mi?

Ölünün Ardından Kur'an Okumak ve Sevabını Bağışlamak Caiz mi?

Ölünün ardından Kur'an okumak ve sevabını onun ruhuna bağışlamak, âlimlerin büyük çoğunluğuna göre caizdir ve Allah'ın izniyle o mümine fayda verir. Dua, istiğfar ve sadaka gibi hayırların ölüye ulaştığı ise ittifakla kabul edilmiştir. Yeter ki niyet hâlis olsun, okuma menfaat veya gösteriş vasıtasına dönüşmesin.

Sevdiğimiz birini toprağa verdikten sonra elimizden başka bir şey gelmediğini hissederiz. İşte tam o noktada aklımıza gelen ilk soru şudur: "Onun için bir şey yapabilir miyim?" Bu his, bir milletin ortak yasını yaşadığı günlerde daha da güçlenir; nice insan, şehitleri ve geçmişleri için hatim indirir, Yâsîn okur, sadaka verir. Peki bu okunanların sevabı gerçekten ulaşır mı?

Ölüye Yapılan Hayırlar Ona Ulaşır mı?

Bir insan vefat ettiğinde onun kendi ameli sona erer; ama arkasında bıraktıkları üzerinden hayrı devam edebilir. Resûlullah (s.a.s.) bunu çok net bir çerçeveye oturtmuştur:

"İnsan ölünce ameli kesilir; şu üç şey müstesnâ: Sadaka-i câriye, kendisinden faydalanılan ilim ve arkasından dua eden hayırlı evlat." (Müslim, Vasıyye 14)

Bu hadis, ölen kişiye dışarıdan bir hayrın ulaşabileceğini açıkça gösterir. Çünkü "arkasından dua eden evlat" ifadesi, hayattakilerin duasının ölüye fayda verdiğini bildirir. Kur'an-ı Kerîm de müminlere, kendilerinden önce göçenler için dua etmeyi öğretir:

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ

"Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!" (Haşr, 10)

Yüce Allah bu âyette, geçmişteki müminler için mağfiret istemeyi güzel bir amel olarak anlatır. Ölülere dua etmenin meşrû ve faydalı olduğunun en açık delillerinden biri budur.

Sadaka, Oruç ve Haccın Ölüye Faydası

Sünnette bu konuda somut örnekler vardır. Sahâbeden biri Efendimize gelip "Annem âniden vefat etti; sanıyorum konuşabilseydi sadaka verirdi. Ben onun adına verirsem sevabı ona ulaşır mı?" diye sordu. Resûlullah (s.a.s.) tereddütsüz "Evet" buyurdu (Buhârî, Vesâyâ 15; Müslim, Zekât 51). Sa'd b. Ubâde (r.a.) de annesinin ardından bahçesini onun adına sadaka olarak bağışlamıştır.

Aynı şekilde, üzerinde oruç borcu ile vefat eden bir yakın için velisinin oruç tutabileceği, hac borcu olan için onun adına haccedilebileceği sahih rivayetlerle sabittir (Buhârî, Savm 42; Müslim, Sıyâm 155). Bir kadın, "Babam üzerinde hac borcu varken öldü; onun yerine haccedeyim mi?" diye sorduğunda Efendimiz, "Babanın bir borcu olsaydı öder miydin? İşte Allah'ın borcu ödenmeye daha lâyıktır" buyurmuştur (Buhârî, Cezâü's-sayd 22).

Bütün bu örnekler tek bir hakikatte birleşir: Bir müminin yaptığı hayrın sevabını başka bir mümine bağışlaması mümkündür ve bu, ölene fayda verir. Mesele sadaka ve haçla sınırlı kalmaz; kıyas yoluyla diğer ibadetleri de kapsayacak şekilde genişler.

Kur'an Okumanın Sevabı Ölüye Bağışlanır mı?

İşte asıl soru burada. Âlimlerin büyük çoğunluğu —özellikle Hanefî ve Hanbelî fıkhının genel kabulü— şu görüştedir: Kişi okuduğu Kur'an'ın sevabını bir ölüye niyet ederek bağışlarsa, Allah'ın izniyle o sevap ölüye ulaşır. Mantık şudur: Sadakanın sevabı ölüye ulaşıyorsa, bedenî bir ibadet olan Kur'an tilâvetinin sevabının ulaşmaması için bir sebep yoktur. İkisi de sonuçta Allah'a arz edilen birer hayırdır.

Bazı âlimler ise "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır" (Necm, 39) âyetine dayanarak temkinli davranmış; bizzat okumanın değil de okuyanın duasının ölüye fayda vereceğini söylemiştir. Ne var ki bu görüş sahipleri de dua, istiğfar ve sadakanın ölüye ulaştığında hemfikirdir. Dolayısıyla ihtilaf, "fayda var mı yok mu" değil, "hangi yolla ulaşır" noktasındadır. Ehl-i Sünnet'in genel kabulü, sevap bağışlamanın meşrû ve ölü için hayırlı olduğu yönündedir.

En ihtiyatlı ve herkesin ittifak ettiği yol şudur: Kur'an okunur, ardından "Allah'ım, okuduğum bu Kur'an'ın sevabını falancanın ruhuna ulaştır ve onu bağışla" diye dua edilir. Böylece hem tilâvet hem de dua bir araya gelir; hiçbir âlimin itiraz etmediği bir amel ortaya çıkar.

Dikkat Edilmesi Gereken İki Şey

Birincisi ihlas. Kur'an, para karşılığında veya "âdet yerini bulsun" diye okunmaz. Okuyan kişi yalnızca Allah rızasını gözetmelidir; niyet ücrete ya da gösterişe döndüğünde o okumanın bereketi kaçar. İkincisi ölçü. Ölünün ardından yapılan hayır; dua, sadaka, hatim ve istiğfar gibi dinde aslı olan amellerle sınırlı tutulmalı, halk arasında yerleşmiş hurafelere ve dinde yeri olmayan törenlere kapı aralanmamalıdır. Sade, samimi ve ihlaslı bir dua, gösterişli ama ruhsuz merasimlerden çok daha kıymetlidir.

Özetle: Geride kalanların en güzel armağanı, sevdikleri için ellerini açıp dua etmeleridir. Bir Fatiha, bir Yâsîn, bir istiğfar ya da onun adına verilen bir sadaka... Bunların hepsi, kabir karanlığındaki bir mümine gönderilmiş birer ışıktır. Ve unutmayalım: Bugün başkası için dua eden, yarın kendisi için dua edilmeye muhtaç olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölen kişiye Kur'an okumak caiz midir?

Evet. Âlimlerin çoğunluğuna göre Kur'an okuyup sevabını ölüye bağışlamak caizdir ve ona fayda verir. En ihtiyatlı yol, okuduktan sonra "sevabını falancanın ruhuna bağışladım" diye dua etmektir; bu şekilde bütün âlimler ittifak eder.

Okunan Kur'an'ın sevabı ölüye nasıl ulaşır?

Kişi Kur'an'ı Allah rızası için okur, ardından okuduğunun sevabını belirli bir ölünün ruhuna niyet ederek bağışlar ve onun için dua eder. Sadakanın ölüye ulaştığını bildiren sahih hadisler, bedenî ibadetlerin sevabının da bağışlanabileceğine delil sayılmıştır.

Ölü için sadaka vermek mi Kur'an okumak mı daha faydalıdır?

İkisi de ölüye fayda veren hayırlardır ve biri diğerine engel değildir. Sadakanın ölüye ulaştığı hadislerle kesin olarak sabittir; imkân varsa hem sadaka verilmesi hem Kur'an okunup dua edilmesi en güzelidir.

Para karşılığı Kur'an okutmak doğru mudur?

Kur'an tilâveti bir ücret pazarlığına dönüştürülmemelidir. Okuyan kişi yalnızca Allah rızasını gözetmelidir; niyet ticarete kaydığında okumanın ölüye fayda vermesi umulmaz. Aslolan ihlasla, gönülden okumaktır.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar