Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Organ Bağışı Caiz mi? İslam'a Göre Organ Naklinin Hükmü

Organ bağışı ve organ nakli, belirli şartlara uyulması hâlinde âlimlerin çoğunluğuna göre caiz görülmüştür. Bir insanın hayatını kurtarmak için yapılan bağış, ticarete dönüştürülmediği, bağışlayanın rızasıyla gerçekleştiği ve vericinin hayatını tehlikeye atmadığı sürece dinen sakıncalı sayılmaz. Ayrıntı, bu şartlarda gizlidir.

Kur'an'da doğrudan bir hüküm var mı?

Yok. Organ ve doku nakli, ilk dönem fıkıh kitaplarında tartışılmış bir mesele değildir; çünkü böyle bir imkân yoktu. Dolayısıyla bu konudaki hüküm, Kur'an ve Sünnet'in ortaya koyduğu genel ilkelerden çıkarılmıştır: cana saygı, zarurete binaen ruhsat, kişiye zarar vermeme ve iyilikte yardımlaşma.

Bu ilkelerin en açık ifadesini şu ayette buluruz:

وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا

"…Kim de bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur." (Mâide, 32)

Bir böbrek, bir karaciğer parçası, bir kornea; tek bir insanın hayatını değiştirdiğinde ayetin çerçevesine giren bir iş yapılmış olur. Bağışlanan organla yıllarca makineye bağlı yaşayan biri normal hayatına dönebiliyorsa, burada konuşulan şey soyut bir sevap değil, somut bir hayattır.

Peki insan bedeni kendisinin mi?

Konuya itiraz edenlerin dayandığı nokta budur ve ciddiye alınmayı hak eder. İslam'a göre beden emanettir; insanın kendi bedeni üzerinde dilediğini yapma hakkı sınırsız değildir. Kur'an, insanın şerefli kılındığını bildirir: "Andolsun biz Âdemoğlunu şerefli kıldık…" (İsrâ, 70). Ölünün bedenine saygı da bu şerefin bir parçasıdır.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ölünün kemiğini kırmayı, onu diri iken kırmak gibi ağır bir davranış olarak nitelemiştir (Ebû Dâvûd, Cenâiz 58). Bu sebeple bazı âlimler organ nakline sıcak bakmamış, cesedin bütünlüğünün korunması gerektiğini söylemişlerdir. Bu görüş, hafife alınacak bir görüş değildir; meselenin ihtilaflı bir yönü olduğunu bilmek gerekir.

Çoğunluğun kanaati ise şudur: Ortada bir insanın ölümle burun buruna gelmesi gibi bir zaruret varsa ve başka çare kalmamışsa, iki zarardan hafif olanı tercih edilir. Bedenin dokunulmazlığı bir hüküm, insanın yaşaması ise daha öncelikli bir maslahattır. Fıkıhta bu, "zaruretler yasakları mübah kılar" ilkesiyle ifade edilir.

Organ bağışının şartları

Caiz görülmesi, gelişigüzel değil şu şartlarla birliktedir:

  • Zaruret bulunmalı. Hastanın hayatını kurtarmak veya ciddi bir organ kaybını gidermek için başka bir tedavi yolu kalmamış olmalı.
  • Rıza olmalı. Bağış, kişinin kendi hür iradesiyle olmalı; hayattayken vasiyet etmişse buna göre, etmemişse mirasçılarının izniyle hareket edilir. Zorlama veya bilgisi dışında alım söz konusu olamaz.
  • Vericiye kalıcı zarar vermemeli. Canlıdan yapılan bağışta, bağışlayanın hayatını veya sağlığını riske atmamak esastır. Kalp gibi hayatî ve tek organın canlıdan alınması bu yüzden söz konusu değildir.
  • Ticaret olmamalı. Organ satılmaz, pazarlığa konu edilmez. Para karşılığı organ alıp satmak açık bir haramdır; hem insanın şerefini metaya çevirir hem de fakiri sömürüye açar.
  • Ölüm kesinleşmiş olmalı. Ölüden yapılan nakillerde, ölümün uzman hekimlerce kesin biçimde tespit edilmiş olması şarttır. Şüpheli bir durumda beklenir.

Tedavi olmak sünnettir

Bazı kimseler "hastalık takdirdir, müdahale etmeyelim" der. Bu, Sünnet'in anladığı tevekkül değildir. Rasûlullah (s.a.s.) tedaviyi bizzat emretmiştir:

"Ey Allah'ın kulları, tedavi olun. Çünkü Allah, yarattığı her hastalık için bir de şifa var etmiştir." (Ebû Dâvûd, Tıb 1; Tirmizî, Tıb 2 — hasen sahih)

Bir başka sahih hadiste de Efendimiz (s.a.s.), "Kim din kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir; kim bir Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa Allah da kıyamet gününün sıkıntılarından onu kurtarır" buyurmuştur (Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58). Organ bekleyen bir insanın sıkıntısını gidermek, bu müjdenin kapsamına giren bir iyiliktir.

Sık karıştırılan noktalar

Bağış yapan kişi kabirde eksik mi kalır? Böyle bir hüküm yoktur. Âhirette bedenlerin yeniden yaratılması Allah'ın kudretiyledir; toprakta çürüyen bir bedenle bağışlanmış bir organ arasında bu bakımdan fark bulunmaz.

Bağış yapmak farz mıdır? Hayır. Organ bağışı bir mecburiyet değil, caiz görülen bir iyiliktir. Yapmayan günahkâr olmaz; yapan ise büyük bir hayra vesile olur.

Kan vermek de aynı mı? Kan bağışı, bedende yenilenen bir sıvı söz konusu olduğu için daha rahat kabul edilmiş, âlimlerin çoğunluğunca caiz görülmüştür. Burada da satış değil bağış esastır.

Farklı dinden birine bağış olur mu? Hayat kurtarmak söz konusu olduğunda alıcının inancı hükmü değiştirmez. Kur'an "bir canı kurtarmak" derken bir kayıt koymamıştır.

Karar sizin, ama bilerek verilsin

Organ bağışı, imzayla biten bir işlem değil; ailenin de bilmesi gereken bir tercihtir. Vasiyetinizi yazılı hâle getirmek ve yakınlarınıza söylemek, o gün geldiğinde kimseyi zor durumda bırakmaz. Bir hayır işini niyetle başlatıp belirsizlik yüzünden akim bıraktırmamak da o hayrın parçasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Organ bağışı günah mı?

Hayır. Belirtilen şartlara uyulduğunda âlimlerin çoğunluğuna göre caizdir ve büyük bir hayır sayılır. Günah olan, organı ticarete dönüştürmek veya kişinin rızası olmadan almaktır.

Ölmüş bir kişiden organ alınabilir mi?

Ölümün uzman hekimlerce kesin olarak tespit edilmesi, kişinin sağlığında vasiyeti veya mirasçılarının izni bulunması şartıyla caiz görülmüştür. Şüpheli durumlarda müdahale edilmez.

Organ satmak caiz mi?

Caiz değildir. İnsan bedeni alım satıma konu edilemez; para karşılığı organ vermek ve almak haram kabul edilir. Bağış ancak karşılıksız olduğunda meşrudur.

Organ bağışı için vasiyet nasıl yapılır?

Kişi hayattayken iradesini açık şekilde beyan eder; bağış kartı veya resmî kayıt yanında ailesine de bildirmesi önemlidir. Böylece vefatı hâlinde yakınları tereddütte kalmaz.

Organ bağışı yapan kişi kıyamette eksik mi dirilir?

Hayır. Yeniden yaratılış Allah'ın kudretiyle olur; bedenin dünyada uğradığı eksilme âhiretteki dirilişe engel değildir. Bu, halk arasında yayılmış yanlış bir endişedir.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar