Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Sigara İçmek Haram mı? İslam'a Göre Sigaranın Hükmü

Sigara, İslam'ın ilk asırlarında bilinmeyen bir maddedir; bu yüzden hakkında doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Hüküm, dinin genel ilkelerinden çıkarılır. Bugün âlimlerin büyük çoğunluğu, sağlığa verdiği kesinleşmiş zarar sebebiyle sigarayı haram ya da harama yakın mekruh sayar. En hafif ihtimalle bile bir müminin uzak durması gereken bir alışkanlıktır.

Neden doğrudan bir "sigara ayeti" yok?

Tütün, Amerika kıtasının keşfinden sonra, on altıncı yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı topraklarına ve İslam dünyasına girdi. Yani Kur'an'ın indiği ve hadislerin söylendiği çağda böyle bir madde ortada yoktu. Fıkıh bu gibi yeni meselelerde ne yapar? Dinin değişmez ilkelerine bakar ve hükmü oradan çıkarır.

İşin başında, tütünün ilk yayıldığı dönemde âlimler arasında ciddi bir görüş ayrılığı vardı. Kimi "zararı sabit değildir, mubahtır" dedi, kimi "koku ve israf yönüyle mekruhtur" dedi. O tartışma, bugünkü bilgi düzeyiyle yapılmıyordu. Zararın boyutu bilinmiyordu.

Bugün ise durum farklı. Sigaranın akciğer kanserinden kalp-damar hastalıklarına, doğmamış bebeğe kadar uzanan zararı tıbben kesinleşmiş durumda. Zarar kesinleşince hüküm de netleşir. Çünkü fıkhın temel kaidelerinden biri şudur: zarar giderilir, zarara zararla karşılık verilmez.

Hükmün dayandığı ölçüler

Sigaranın hükmünü çıkarırken âlimlerin başvurduğu birkaç açık ölçü var.

Birincisi, canı korumak. İnsanın bedeni kendisine emanettir; dilediği gibi harcayacağı bir mülk değildir.

وَلَا تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ

"…Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın." (Bakara, 195)

Aynı çizgide bir başka ayette de "Kendinizi öldürmeyin; şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir" (Nisâ, 29) buyrulur. Bir zararın yavaş yavaş, yıllara yayılarak gelmesi onu zararsız yapmaz.

İkincisi, başkasına zarar vermemek. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Zarar vermek de yoktur, zarara zararla karşılık vermek de yoktur." (İbn Mâce, Ahkâm, 17)

Bu kısa cümle, fıkhın en çok atıf yapılan kurallarından biri hâline gelmiştir. Sigara içen kişi yalnız kendine zarar vermez; aynı odadaki eşine, çocuğuna, iş arkadaşına da verir. Pasif içiciliğin zararı bugün ayrı bir tıbbi başlık. Bir baba düşünün: evladının ciğerine, farkında olmadan her gün bir şey bırakıyor.

Üçüncüsü, malı boşa harcamamak. Günde bir paket sigara içen bir kişinin yıllık harcaması, çoğu ailenin ciddi bir kaleme denk gelen bütçesidir. Kur'an, malı gereksiz yere saçıp savuranları ağır bir ifadeyle uyarır: "Saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir" (İsrâ, 27). Zarara para ödemek, israfın en açık hâlidir.

Dördüncüsü, koku ve cemaate saygı. Efendimiz (s.a.s.), soğan sarımsak gibi keskin kokulu şeyler yiyenlerin, kokusu geçene kadar mescide gelmemesini istemiştir (Buhârî, Ezân, 160; Müslim, Mesâcid, 68). Yenmesi helâl olan bir gıda için bile bu hassasiyet gösterilmişse, sigara dumanının bıraktığı ağır koku için ölçü kendiliğinden anlaşılır.

"Haram" mı, "mekruh" mu? İhtilafın özeti

Klasik dönemde bazı fakihler sigarayı mekruh saymış, bir kısmı da harama yakın gördüğü için "mekruh-ı tahrîmî" demiştir. Çağdaş âlimlerin büyük çoğunluğu ise, tıbbi verilerin kesinleşmesinden sonra doğrudan haram hükmüne varmıştır. Fıkıh kaynaklarında yerleşik olan kural açıktır: bir şeyin zararı kesinleştiğinde, o şey helâl kalmaya devam edemez.

Bu ihtilafı bilmek önemli; ama bir kaçış kapısı olarak kullanmak doğru değil. "Bazıları mekruh demiş" cümlesi, sigaranın dinen övülen, teşvik edilen ya da masum görülen bir şey olduğu anlamına gelmez. Mekruh diyen görüşe göre bile terk edilmesi sevap, sürdürülmesi kınanan bir davranıştır.

Sigara orucu bozar mı?

Bozar. Dumanı boğaza ve oradan içeri çekmek, ağız yoluyla vücuda bir madde almaktır. Bu sebeple oruçluyken bilerek sigara içen kişinin orucu bozulur ve kaza gerekir. Fıkıh kaynaklarında, alışkanlık hâline gelmiş keyif verici maddeleri oruçluyken kullanmanın kefâreti gerektirdiği görüşü de vardır; ihtiyatlı olan, böyle bir duruma hiç düşmemektir.

Ramazan, aslında sigarayı bırakmak için yılın en elverişli ayıdır. On beş saat boyunca sigarasız durabilen bir insan, bedeninin buna muktedir olduğunu zaten kanıtlamış olur. Zorluk çoğu zaman fizyolojik değil, alışkanlığın kendisidir.

Bırakamayan ne yapmalı?

Sigarayı bırakmak, çoğu kişi için tek bir kararla bitmiyor. Bağımlılığın bedensel ve psikolojik bir tarafı var; bunu görmezden gelen bir dinî tavsiye eksik kalır. Birkaç pratik nokta:

  • Bir tarih belirleyin ve bunu bir niyete bağlayın. Niyet, ibadete dönüşen bir irade beyanıdır.
  • Duayı ihmal etmeyin. İrade zayıfladığında kalbi güçlendiren şey, o iradeyi verenden yardım istemektir.
  • Yalnız yürümeyin. Aile desteği, doktor kontrolü ve gerektiğinde tedavi destek hatları ciddi fark yaratır.
  • Ara verdiğinizde vazgeçmeyin. Bir kez tökezlemek, yolun bittiği anlamına gelmiyor.

Ve şunu da unutmamak gerek: sigara içen bir insan dinden çıkmaz, ibadetleri geçersiz olmaz. Bu günahı işleyen kişi kınanmayı değil, elinden tutulmayı hak eder. Bırakmaya çalışıp düşen birine "sen zaten yapamazsın" demek, sigaranın kendisinden daha çok zarar verebilir.

Elektronik sigara ve nargile için hüküm değişir mi?

Değişmez. Aksine, aynı gerekçelerin tamamı bunlar için de geçerlidir. Nargilenin tek seansta alınan duman miktarı bakımından ağır bir yük oluşturduğu, elektronik sigaranın da "zararsız alternatif" olmadığı yönünde güçlü tıbbi veriler var. Zarar hangi araçla geliyorsa gelsin, hüküm zararın kendisine bağlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sigara içmek kesin haram mıdır?

Çağdaş âlimlerin çoğunluğu, sağlığa verdiği kesinleşmiş zarar sebebiyle sigarayı haram kabul eder. Klasik dönemde harama yakın mekruh diyen görüşler de vardır. Her iki görüşe göre de sigara terk edilmesi gereken bir alışkanlıktır.

Sigara içen kişinin namazı ve orucu kabul olur mu?

Olur. Sigara içmek kişiyi dinden çıkarmaz, ibadetlerini geçersiz kılmaz. Ancak günah olan bir alışkanlığı sürdürmek, kulun manevi hâline zarar verir; bırakma gayreti başlı başına bir sevaptır.

Oruçluyken sigara içmek orucu bozar mı?

Bozar. Bilerek içildiğinde oruç bozulur ve o günün kazası gerekir. Bazı fıkıh görüşlerinde kefâret de gündeme gelir; bu yüzden ihtiyatlı davranmak gerekir.

Sigara parasıyla sadaka vermek günahı örter mi?

Sadaka güzeldir, fakat devam eden bir zararı meşrulaştırmaz. Doğru olan, sigarayı bırakıp o parayı hayra yönlendirmektir; böylece hem zarar biter hem sevap kazanılır.

Evde sigara içmek kul hakkına girer mi?

İçerideki kişilere zarar veriyorsa, onların rızası olmadan bu zarara maruz bırakmak sorumluluk doğurur. Özellikle çocukların bulunduğu kapalı alanlarda sigara içmekten kaçınmak gerekir.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar