Su İsrafı Günah mı? Kuraklık Günlerinde İslam'ın Ölçüsü
Evet; İslam'a göre israf haramdır ve su da bunun en başında gelir. Kur'an "Yiyin, için fakat israf etmeyin" buyurur; Peygamberimiz (s.a.s.) ise akan bir nehrin kenarında abdest alırken bile suyun ölçülü kullanılmasını emretmiştir. Suyu korumak, kuraklığın konuşulduğu bugünlerde hem dinî hem insani bir sorumluluktur.
Bu yaz suyu daha çok konuşacağız
Termometreler yine 40 dereceye dayandı. Meteorolojinin art arda yaptığı sıcak hava dalgası uyarıları, düşen baraj seviyeleri ve uzayan kurak günler, suyun kıymetini bir kez daha gündemin ortasına taşıdı. Peki asırlar öncesinden gelen vahiy, bugünün bu güncel meselesine ne söylüyor?
Söyleyecek çok sözü var. Çünkü İslam, suyu sıradan bir "kaynak" olarak değil, hayatın kendisini borçlu olduğumuz bir nimet olarak görür. Kur'an-ı Kerim, "Biz her canlı şeyi sudan yarattık" (Enbiyâ, 30) buyurarak bu gerçeği en özlü şekilde ifade eder.
"Yiyin, için fakat israf etmeyin"
İsrafın hükmünü soran herkesin önce şu âyeti okuması gerekir:
وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ
"Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'râf, 31)
Âyet, nimetten yararlanmayı yasaklamıyor; sınırsız ve savurgan tüketimi yasaklıyor. "Allah israf edenleri sevmez" ifadesi, meselenin basit bir görgü kuralı değil, Allah'ın rızasıyla doğrudan ilgili bir kulluk ölçüsü olduğunu gösterir. Fıkıh kaynaklarına göre ihtiyaç fazlasını bilinçsizce tüketmek israftır ve haramdır; bu hüküm su için de ekmek için de elektrik için de geçerlidir.
Nehir kenarında bile ölçü: Abdestte israf
İslam'ın su hassasiyetini en çarpıcı anlatan sahne, bir abdest sahnesidir. Resûlullah (s.a.s.), abdest alırken suyu bol harcayan Sa'd'a (r.a.) uğramış ve aralarında şu konuşma geçmiştir:
"Bu israf nedir?" Sa'd, "Abdestte de israf olur mu?" diye sorunca Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Evet, akan bir nehrin kenarında olsan bile." (İbn Mâce, Tahâret 48; hasen)
Düşündürücü değil mi? Suyun bedava ve sınırsız göründüğü yerde bile ölçü emrediliyor. Demek ki israfın ölçüsü faturanın tutarı değil, nimete karşı takınılan tavırdır. Nitekim Peygamberimizin (s.a.s.) bizzat kendi uygulaması da böyleydi: Bir müdd (yaklaşık bir litre kadar) su ile abdest alır, bir sâ' (dört müdd kadar) su ile guslederdi (Buhârî, Vudû' 47). Bugün musluğu sonuna kadar açıp dakikalarca akıtarak aldığımız abdestleri bu ölçünün yanına koyunca, aradaki mesafe kendiliğinden görünüyor.
Su bağışlamak: Sadakanın en makbullerinden
İslam suyu korumayı emretmekle kalmaz, su ikram etmeyi de en faziletli hayırlar arasında sayar. Sa'd b. Ubâde (r.a.), vefat eden annesi adına hangi sadakanın daha faziletli olduğunu sorduğunda Resûlullah (s.a.s.) "Su ikram etmektir" buyurmuş, bunun üzerine Sa'd bir kuyu açtırarak onu insanların istifadesine sunmuştur (Ebû Dâvûd, Zekât 42). Bugün bir su kuyusu vakfetmek, kurak bölgelere su ulaştıran hayır projelerine destek olmak ya da çeşme yaptırmak, aynı sünnetin günümüzdeki devamıdır.
Evde uygulanabilir küçük ölçüler
Tasarruf, hayatı zorlaştırmak değildir; birkaç küçük alışkanlıkla büyük fark oluşur. Abdest alırken ve diş fırçalarken musluğu ara vermeden akıtmamak, bulaşığı akan suda değil dolu leğende ya da makinede yıkamak, sızdıran muslukları geciktirmeden tamir ettirmek, bahçe sulamasını buharlaşmanın az olduğu akşam saatlerine almak bunların başında gelir. Bunların hiçbiri "büyük fedakârlık" değildir; ama hepsi, Allah'ın sevmediği israf çizgisinin berisinde kalma çabasıdır.
Kuraklık günlerinde bir de manevi vazifemiz var: Yağmuru verenin Allah olduğunu unutmamak, tövbe ve istiğfarı artırmak, yağmur duasına gönülden katılmak. Tedbir bizden, takdir Allah'tandır.
Sıkça Sorulan Sorular
Su israfı kul hakkına girer mi?
Su, toplumun ortak nimetidir; özellikle kıtlık ve kuraklık dönemlerinde savurganlık, başkalarının payına dolaylı olarak zarar verir. Bu yönüyle israf yalnızca kişisel bir günah değil, toplumsal sorumluluğu da ilgilendiren bir haksızlıktır.
Deniz kenarında ya da suyun bol olduğu yerde israf olur mu?
Olur. Peygamberimiz (s.a.s.) "akan bir nehrin kenarında bile" ölçülü olmayı emretmiştir (İbn Mâce, Tahâret 48). İsrafın ölçüsü suyun bolluğu değil, nimete saygıdır; bolluk savurganlığın mazereti yapılamaz.
Abdesti kısa suyla almak abdestin faziletini azaltır mı?
Hayır, tam tersine sünnete daha uygundur. Peygamberimiz (s.a.s.) az su ile abdest alır ve uzuvları üçten fazla yıkamayı hoş karşılamazdı. Az suyla alınan abdest, hem geçerli hem de sünnetin ölçüsüne uygun bir abdesttir.
Su bağışlamanın fazileti nedir?
Su ikramı, hadiste sadakaların en faziletlileri arasında sayılmıştır (Ebû Dâvûd, Zekât 42). Kuyu, çeşme ve su projeleri gibi kalıcı hayırlar, sahibine öldükten sonra da sevap kazandıran sadaka-i câriye niteliğindedir.
Yorumlar