Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Şükür Nedir, Nasıl Şükredilir? Nimete Şükrün Yolları

Şükür Nedir, Nasıl Şükredilir? Nimete Şükrün Yolları

Şükür; Allah'ın verdiği nimetleri bilmek, bunların O'ndan geldiğini kalpten kabul etmek ve bu bilinci dille, ibadetle ve nimeti yerinde kullanmakla göstermektir. Dille "elhamdülillah" demek şükrün kapısıdır; kalbin nimeti Allah'a nispet etmesi ve o nimetin O'nun razı olacağı yolda kullanılması ise şükrün tamamıdır.

Bugün milyonlarca ailenin heyecanla beklediği sınav sonuçları açıklandı. Kiminin yüzü güldü, kimi umduğunu bulamadı. Böyle günler aslında hepimize iki büyük imtihanı birden hatırlatır: Nimete kavuşunca şükür, umduğunu bulamayınca sabır. Kazanan için asıl soru şudur: Bu sevincin sahibini tanıyor muyum? Çünkü çalışmak bizden, sonucu yaratmak Allah'tandır. Umduğuna ulaşamayan içinse kapı kapanmış değildir; Rabbimiz bir kapıyı kapattığında çoğu zaman daha hayırlısını açar. Her iki hâlde de müminin dilinden düşmeyecek söz bellidir: Elhamdülillah.

Şükür Ne Demektir?

Şükür kelimesi sözlükte iyiliği bilmek, iyilik yapanı övgüyle anmak anlamına gelir. Dinî bir kavram olarak şükür; nimetin gerçek sahibinin Allah Teâlâ olduğunu bilmek, bu nimetten dolayı O'na minnettar olmak ve bu minnettarlığı hem sözle hem davranışla ortaya koymaktır. Şükrün karşıtı nankörlüktür; Kur'an bunun için "küfrân-ı nimet" tabirini kullanır.

Rabbimiz şükredene nimetini artıracağını bizzat kendisi vaad etmiştir:

وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ ۖ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ

"Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir." (İbrâhîm, 7)

Ayetin verdiği ölçü nettir: Nimetin bereketi şükre bağlanmıştır. Şükreden kul, elindekinin kıymetini bildiği için hem huzur bulur hem de nimetin artmasına vesile olur. Bir başka ayette Rabbimiz, "Öyleyse beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin" buyurur (Bakara, 152).

Şükür Sadece "Elhamdülillah" Demek midir?

Dille şükür işin başlangıcıdır ama tamamı değildir. Âlimler şükrü üç mertebede ele almışlardır. Kalbin şükrü, nimetin Allah'tan geldiğini içten kabul etmek ve nimete kavuşunca "ben kazandım" gururuna kapılmamaktır. Dilin şükrü, hamd etmek, nimeti itiraf etmek ve "elhamdülillah" ile Rabbini anmaktır. Azaların şükrü ise her nimeti veriliş amacına uygun kullanmaktır: Gözün şükrü harama bakmamak, malın şükrü infak etmek, ilmin şükrü onunla amel etmek, sağlığın şükrü ibadete koşmaktır.

Bu ölçüye göre üniversiteyi kazanan bir gencin şükrü yalnız sevinç cümleleri değildir; o imkânı iyi bir insan, milletine ve ümmete faydalı bir ilim sahibi olmak için kullanmasıdır. Nimeti yerinde kullanmak, şükrün ta kendisidir.

Peygamber Efendimiz Nasıl Şükrederdi?

Efendimiz (s.a.s.) şükrün en güzel örneğiydi. Geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Hz. Âişe (r.a.) validemiz, "Yâ Resûlallah, Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladığı hâlde niçin böyle yapıyorsun?" diye sorunca şu cevabı vermişti: "Şükreden bir kul olmayayım mı?" (Buhârî, Teheccüd 6; Müslim, Münâfikîn 81)

Bu hadis, şükrün yalnızca sözde kalmadığını, ibadete dönüşen bir hayat tarzı olduğunu gösterir. Yine Efendimiz (s.a.s.), çok sevdiği sahabisi Muâz bin Cebel'e (r.a.) her namazın ardından şu duayı bırakmıştır: "Allahümme e'innî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike" — "Allah'ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmek için bana yardım et." (Ebû Dâvûd, Vitir 26; Nesâî, Sehv 60)

Şükrün bir boyutu da insanlara teşekkürdür. Efendimiz (s.a.s.), "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmiş olmaz" buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Edeb 11; Tirmizî, Birr 35). Başarıya emeği geçen anne babaya, öğretmene, hocaya teşekkür etmek de şükrün parçasıdır.

Umduğunu Bulamayan Ne Yapmalı?

Şükür konuşulurken madalyonun öbür yüzü unutulmamalı. İstediği sonucu alamayan bir gönle önce şunu hatırlatmak gerekir: Bir sınav sonucu, kimsenin değerinin ölçüsü değildir. Mümin, elinden gelen gayreti gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakır; buna tevekkül denir. Rabbimizin "Olur ki bir şey hoşunuza gitmez, hâlbuki o sizin için hayırlıdır" (Bakara, 216) buyruğu, hayrın her zaman bizim planımızda olmadığını öğretir. Nice insan, o gün "kaybettim" sandığı bir kapının, yıllar sonra hakkında en hayırlı yol olduğunu görmüştür.

Üstelik böyle anlar bile şükür vesilesidir; zira sağlık, iman, aile, yeniden deneme imkânı gibi sayısız nimet yerli yerinde durmaktadır. Kul, "kaybettiklerine" değil elinde olanlara bakarak da Rabbine hamd eder. Efendimiz (s.a.s.), dünyalık konusunda kendinden aşağıda olana bakmayı tavsiye etmiştir; bu bakış, nimeti küçümsememenin en pratik yoludur (Müslim, Zühd 9).

Günlük Hayatta Şükrü Çoğaltmanın Yolları

Şükür bir alışkanlıktır ve beslenerek büyür. Sabah gözünü açınca ve gece yatağa girince hamd etmek, yemekten sonra "elhamdülillah" demek, her namazın ardından Muâz hadisindeki duayı okumak, sevinçli bir haber gelince iki rekât şükür namazı kılmak veya şükür secdesi yapmak, nimeti başkalarıyla paylaşmak ve emeği geçenlere teşekkür etmek… Bunların her biri, kalpteki minnettarlığı diri tutar. Gün içinde birkaç kez durup "Şu an hangi nimetin içindeyim?" diye sormak bile insanın bakışını değiştirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şükür ne demektir, kısaca?

Şükür; nimetin Allah'tan geldiğini bilmek, bundan dolayı O'na minnettar olmak ve bu minnettarlığı dille hamd ederek, kalple kabul ederek ve nimeti O'nun razı olacağı yerde kullanarak göstermektir.

Nasıl şükredilir?

Şükür üç yolla yapılır: Dille "elhamdülillah" diyerek hamd etmek, kalple nimeti Allah'a nispet etmek ve amelle nimeti yerinde kullanmak. Ayrıca şükür secdesi yapmak ve iki rekât şükür namazı kılmak da güzel görülmüştür.

Şükredince nimet artar mı?

Evet; bu bizzat Kur'an'ın vaadidir. İbrâhîm sûresinin 7. ayetinde Rabbimiz, "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım" buyurmuştur. Şükür hem nimetin bereketine hem kalbin huzuruna vesiledir.

Şükür duası var mıdır?

Efendimiz'in (s.a.s.) Muâz bin Cebel'e öğrettiği dua meşhurdur: "Allahümme e'innî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike" — "Allah'ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmek için bana yardım et." (Ebû Dâvûd, Vitir 26)

İstediği olmayan insan neye şükretsin?

Eldeki nimetlere: iman, sağlık, aile, yeni fırsatlar… Kur'an "Olur ki bir şey hoşunuza gitmez, hâlbuki o sizin için hayırlıdır" (Bakara, 216) buyurur. Mümin sonuca sabreder, elindekilere şükreder ve hayırlısını ister.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar