Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Suyu İsraf Etmek Günah mı?

Suyu gereksiz yere harcamak İslam'da israf kapsamına girer ve âlimlerin çoğunluğuna göre haram sayılmıştır. Kur'an israfı açıkça yasaklamış, Efendimiz (s.a.s.) bol su varken bile ölçülü davranmıştır. Suyun azaldığı zamanlarda savurganlık, üstelik başkasının hakkına da dokunur.

Barajların dip seviyeleri gördüğü, evlere günlerce su verilemediği bir yaz geçiriyoruz. Böyle zamanlarda "musluğu iki dakika açık bırakmışım, ne olacak ki" demek kolay. Oysa dinimizin suya bakışı, bolluk ve kıtlık ayrımı yapmaz; ölçüyü her hâlde ister.

Bir soru: ya çekiliverse?

Kur'an, insanı en sarsıcı yerinden yakalar:

قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَاؤُكُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَأْتِيكُمْ بِمَاءٍ مَعِينٍ

"De ki: Söyleyin bakalım, suyunuz çekiliverse size kim akar bir su getirebilir?" (Mülk, 30)

Bu ayet indiğinde muhatapları çölde yaşayan insanlardı; suyun kıymetini zaten biliyorlardı. Bugün musluğu çevirince suyun geldiği şehirlerde yaşayanlar için ayetin sorusu daha da keskin hâle geliyor. Çünkü unutulan şey suyun kendisi değil, suyun bir bağış olduğu.

Aynı Kitap, hayatın kaynağını da tek bir cümleyle özetler: "Her canlı şeyi sudan yarattık" (Enbiyâ, 30). Bir nimet ki, canlılığın ta kendisi ona bağlı.

İsraf yasağı suyu da kapsar mı?

Kapsar. A'râf sûresinin 31. ayetinde "…yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez" buyurulur. Ayet yeme içmeyi helâl kılarken sınırı da aynı cümlede koyar. Fıkıh kaynaklarında israf, "meşru bir fayda gözetmeksizin malı veya nimeti gereğinden fazla harcamak" diye tarif edilir. Su da bir maldır; hem de kamuya ait olma yönü ağır basan bir mal.

Âlimlerin çoğunluğu, bilerek ve sürekli yapılan savurganlığı haram; ara sıra olan ölçüsüzlüğü ise kerahet kapsamında değerlendirmiştir. Suyun kıt olduğu, başkalarının susuz kaldığı bir dönemde ise mesele sadece "kendi suyumu harcıyorum" olmaktan çıkar; ortak bir kaynaktan başkasının payını eksiltmeye dönüşür. Bu da hükmü ağırlaştırır.

Efendimiz bir müdd suyla abdest alırdı

Sahih rivayetlerde Resûlullah'ın (s.a.s.) bir müdd — yaklaşık bir buçuk litreye denk gelen bir ölçek — su ile abdest aldığı, bir sâ' su ile guslettiği bildirilir (Buhârî, Vudû' 47; Müslim, Hayz 51). Bir sâ' dört müdde denktir; yani gusül için de ortalama beş-altı litre civarında bir su kullanılmıştır.

Bu rakamları bugünün ölçüleriyle karşılaştırmak öğreticidir. Musluğu açık bırakarak alınan bir abdest, kolayca on-on beş litreye ulaşır. Uzun bir duş ise elli litreyi geçebilir. Efendimiz'in yaşadığı Medine'de su bugünkünden bol değildi, ama mesele bolluk değildi zaten — mesele edepti.

Abdestte su tasarrufu için pratik olarak yapılabilecek şey basit: uzuvları yıkarken musluğu kapatmak, ıslatmak yerine akıtmamak, mümkünse kaptan su alarak abdest almak. Bunlar sünnete daha yakın bir abdesttir; kısıtlanmış bir abdest değil.

Su paylaşılan bir nimettir

İslam suyu tamamen özel mülkiyete kapatmaz. Efendimiz (s.a.s.), elinde fazla suyu bulunan kimsenin bunu ihtiyaç sahibinden esirgemesini yasaklamıştır (Buhârî, Müsâkāt 1-2; Müslim, Müsâkāt 36). Hatta ağır bir uyarı vardır: yol üzerindeki fazla suyunu yolcudan esirgeyen kimse, kıyamet gününde Allah'ın konuşmayacağı ve yüzüne bakmayacağı kimseler arasında sayılmıştır (Buhârî, Müsâkāt 5; Müslim, Îmân 173).

Bir başka rivayette de "İnsanlar üç şeyde ortaktır: su, otlak ve ateş" buyurulmuştur (Ebû Dâvûd, Büyû' 60; İbn Mâce, Ruhûn 16). Bu cümle, İslam medeniyetinde su hukukunun temel taşlarından biri olmuştur.

Sa'd b. Ubâde (r.a.) "Hangi sadaka daha faziletlidir?" diye sorduğunda aldığı cevap tek kelimeydi: "Su vermek." (Ebû Dâvûd, Zekât 41; Nesâî, Vesâyâ 9) İşte Anadolu'yu ve Balkanları baştan başa çeşmelerle, sebillerle, su yollarıyla donatan anlayışın kaynağı budur. Bir çeşme yaptıran adam, kendisinden asırlar sonra gelecek yolcunun susuzluğunu düşünmüştür.

Peki bugün ne yapabiliriz?

Kuraklık için dua etmekle suyu dikkatli kullanmak birbirinin yerine geçmez; ikisi birlikte anlam kazanır. El açtığımız gökyüzüne karşı, elimizdekini savurmak tutarlı bir hâl değildir.

  • Abdest ve gusülde musluğu gereksiz açık bırakmamak.
  • Damlatan musluk ve sızdıran sifonu geciktirmeden tamir ettirmek — bir damlayan musluk günde onlarca litre götürür.
  • Bulaşık ve çamaşır makinesini tam dolmadan çalıştırmamak.
  • Bahçe ve saksı sulamasını akşam saatlerine almak, mümkünse damlama yöntemine geçmek.
  • Cami, iş yeri ve okul gibi ortak alanlarda fark edilen sızıntıları bildirmek. Kamu malında yapılan israf, kişisel israftan daha ağırdır.
  • İmkânı olanın su kuyusu, çeşme ya da şebeke onarımına katkı yapması — bu, sadaka-i câriye kapsamına giren nadir amellerdendir.

Sıkça Sorulan Sorular

Suyu israf etmek haram mıdır, günahı nedir?

Âlimlerin çoğunluğuna göre bilerek ve sürekli yapılan savurganlık haramdır; ara sıra olan ölçüsüzlük ise mekruh sayılır. Su kıtlığı döneminde başkalarının payını eksiltme boyutu eklendiğinde günahı daha da ağırlaşır.

Abdestte fazla su kullanmak abdesti bozar mı?

Bozmaz; abdest geçerli olur. Fakat gereksiz su harcamak abdestin edebine aykırıdır ve israf kapsamına girer. Sünnete uygun olan, uzuvları ölçülü miktarda suyla yıkamaktır.

Faturasını ödediğim suyu istediğim gibi kullanamaz mıyım?

Bedelini ödemek, nimeti savurma hakkı vermez. Ayrıca şebeke suyu paylaşılan bir kaynaktan gelir; kıtlık zamanında aşırı tüketim doğrudan komşunun ve şehrin hakkına dokunur.

Su vermenin sevabı hakkında ne söylenmiştir?

Susuza su vermek en faziletli sadakalar arasında sayılmıştır. Çeşme, kuyu ve su yolu gibi kalıcı hayırlar ise sadaka-i câriye kabul edilir; kişi vefat ettikten sonra da sevabı devam eder.

Kuraklık bir ceza mıdır?

Kuraklığın tabii sebepleri vardır ve bunları araştırmak insanın vazifesidir. Bununla birlikte Kur'an, bolluk ve darlığın imtihan olduğunu, nimetin şükürle arttığını bildirir. Doğru tutum, suçlu aramak yerine hem tövbeye hem tedbire yönelmektir.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar