Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--

Talas Savaşı (751): Türklerin İslam'la Tanışmasında Dönüm Noktası

Talas Savaşı (751): Türklerin İslam'la Tanışmasında Dönüm Noktası

Talas Savaşı, miladî 751 yılının Temmuz ayında, bugünkü Kırgızistan sınırları içindeki Talas ırmağı boyunda Abbâsî ordusu ile Çin'in Tang hanedanı arasında yapıldı. Beş gün süren savaşı Müslümanlar kazandı. Bu zafer Orta Asya'nın kaderini, Türklerin İslam'la ilişkisini ve ilim tarihini derinden etkiledi. Üzerinden tam 1275 yıl geçti.

Savaşa Giden Yol: Orta Asya'da Karşılaşan İki Güç

Sekizinci yüzyılın ortasında Orta Asya, iki büyük gücün sınırlarının kesiştiği bir coğrafyaydı. Batıdan Müslümanlar Mâverâünnehir'e, yani Seyhun ile Ceyhun ırmakları arasındaki bereketli havzaya yerleşmiş; doğudan ise Çin'in Tang hanedanı, İpek Yolu şehirlerini denetim altına almak için batıya doğru genişlemişti. Tam bu sırada İslam dünyasında da büyük bir değişim yaşanıyor, 750'de Emevîlerin yerini Abbâsîler alıyordu. Horasan'ın idaresi Ebû Müslim'in elindeydi.

Kıvılcımı ateşleyen olay, Taşkent'te yaşandı. Tarih kaynaklarının naklettiğine göre Çinli komutan Kao Sien-çi, Taşkent (Şâş) hükümdarını antlaşmaya rağmen öldürttü. Canını kurtaran oğlu, Müslümanlardan yardım istedi. Bunun üzerine Ebû Müslim, komutanlarından Ziyâd b. Sâlih'i bölgeye gönderdi. İki ordu, 751 yılının Temmuz ayında Talas ırmağı yakınında karşı karşıya geldi.

Temmuz 751: Talas Boyunda Beş Gün

Kaynaklar savaşın beş gün sürdüğünü ve çok çetin geçtiğini söyler. Ordu sayıları hakkında verilen rakamlar kaynaktan kaynağa hayli değişir; bu tür eski dönem savaşlarında kesin sayı vermek yerine "iki taraf da büyük kuvvetlerle geldi" demek daha doğrudur. Savaşın seyrini değiştiren gelişme ise bölgenin asıl sahiplerinden geldi: Karluk Türkleri. Kaynakların önemli bir kısmı, Karlukların savaş sırasında Çin ordusuna cephe alıp Müslümanların yanında yer aldığını, Çin kuvvetlerinin bu iki ateş arasında dağıldığını nakleder. Sonuç kesindi: Tang ordusu ağır bir yenilgiye uğradı, komutan Kao Sien-çi savaş alanından güçlükle kaçabildi.

Burada bir inceliğin altını çizmek gerekir. Talas'ta Müslümanlarla omuz omuza duran Karluklar henüz Müslüman değildi. Onları Müslümanların safına yaklaştıran şey, kılıç değil; Çin yayılmacılığına karşı duyulan kaygı ve Müslümanlarla kurulabilecek adil bir komşuluk ümidiydi. İslam'ın savaş hukukundaki eman, ahde vefa ve adalet ölçüsü, bu güvenin zeminini oluşturuyordu. Zorla din dayatması yaşanmadı; nitekim Türklerin İslam'ı benimsemesi savaştan hemen sonra değil, gönüllü bir sürecin sonunda gerçekleşecekti.

Sonuçları: Orta Asya'nın Yeni Yüzü

Talas'tan sonra Çin, Orta Asya'ya bir daha o ölçüde uzanamadı. Birkaç yıl sonra patlak veren büyük iç isyan (755'teki An Luşan isyanı) Tang hanedanını kendi içine çevirdi. Mâverâünnehir'de İslam hâkimiyeti kalıcılaştı; Semerkant, Buhara ve Taşkent gibi şehirler zamanla İslam medeniyetinin en parlak ilim merkezleri arasına girdi.

Asıl büyük dönüşüm ise gönüllerde yaşandı. Talas, Türklerle Müslüman Araplar arasındaki ilişkiyi çatışmadan iş birliğine taşıyan bir eşik oldu. Ticaret kervanları, âlimler ve dervişler eliyle İslam, bozkırda nesiller boyunca yayıldı. Onuncu yüzyılda Karahanlı hükümdarının Müslüman olmasıyla bu süreç zirveye ulaştı ve Türk milletinin İslam'la bin yılı aşan beraberliği başladı. Bir savaşın en kalıcı sonucunun toprak değil, gönül fethi olması, Talas'ı diğer pek çok savaştan ayıran yönüdür.

Kur'an-ı Kerim'in insanlığa koyduğu şu ölçü, Talas sonrasında yaşananları ne güzel özetler:

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَىٰ وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا ۚ إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ

"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât, 13)

Kağıdın Yolculuğu: Savaş Meydanından Kütüphaneye

Talas'ın hiç hesapta olmayan bir armağanı daha vardır. Savaşta esir alınanlar arasında kağıt yapımını bilen Çinli ustalar bulunuyordu. O güne kadar Çin'in sıkı sıkıya sakladığı bu sanat, bu ustalar eliyle ilk kez Çin dışına çıktı; Semerkant kısa sürede kağıt üretiminin merkezi hâline geldi. Kaynaklar, 794 yılında Bağdat'ta bir kağıt imalathanesinin kurulduğunu kaydeder. Pahalı parşömenin yerini alan kağıt sayesinde kitap çoğaldı, kütüphaneler büyüdü, ilim geniş kitlelere ulaştı. İslam medeniyetinin altın çağını taşıyan o muazzam kitap kültürünün ardında, Talas'tan gelen bu mütevazı buluş vardır.

İlmi bu kadar dert edinen bir medeniyetin ilham kaynağı bellidir. Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: "Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah bu sebeple ona cennete giden yolu kolaylaştırır." (Müslim, Zikir, 38). Kağıdı alıp kitaba, kitabı medreseye, medreseyi medeniyete dönüştüren ruh, işte bu hadisin ruhudur.

Bu Tarihten Bugüne Kalan Ders

Talas bize savaşların bilançosunun yalnızca meydanla sınırlı olmadığını öğretir. Beş günlük bir çarpışma; bir milletin din tarihini, bir medeniyetin ilim yolculuğunu ve dünya kültür mirasını asırlarca etkilemiştir. Kalıcı olan zafer, gönüllere ve akıllara hitap edendir: Türkler İslam'ı kılıç zoruyla değil, adaleti ve ahlakı görerek benimsedi; Müslümanlar da ellerine geçen kağıdı silaha değil kitaba dönüştürdü. Güç ile hikmetin buluştuğu yerde, kazanan hep insanlık olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

Talas Savaşı ne zaman ve kimler arasında yapıldı?

Talas Savaşı, miladî 751 yılının Temmuz ayında, Abbâsî Devleti'nin Horasan kuvvetleri ile Çin'in Tang hanedanı ordusu arasında, bugünkü Kırgızistan'daki Talas ırmağı yakınında yapıldı. Karluk Türkleri savaşta Müslümanların yanında yer aldı.

Talas Savaşı'nı kim kazandı?

Savaşı, Ziyâd b. Sâlih komutasındaki Abbâsî ordusu kazandı. Karlukların Çin ordusuna cephe almasıyla Tang kuvvetleri ağır bir yenilgiye uğradı ve Çin, Orta Asya'dan çekilmek zorunda kaldı.

Talas Savaşı'nın en önemli sonucu nedir?

İki büyük sonucu vardır: Orta Asya'da İslam'ın önü açılmış ve Türklerle Müslümanlar arasında yakınlaşma başlamıştır; ayrıca kağıt yapım tekniği esir ustalar yoluyla İslam dünyasına geçmiş, ilim ve kitap kültürü büyük bir sıçrama yaşamıştır.

Türkler Talas Savaşı'ndan hemen sonra mı Müslüman oldu?

Hayır. Talas bir başlangıç noktasıdır; İslam, ticaret ve âlimler eliyle bozkırda zamanla yayılmış, onuncu yüzyılda Karahanlıların İslam'ı kabulüyle Türklerin Müslümanlaşması büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bu, kılıçla değil gönüllü bir süreçle gerçekleşmiştir.

Sitede keşfet
İslam ArşiviEditöryal

İlgili yazılar

Yorumlar

Tüm yazılar