TOKİ'den Ev Almak Caiz mi? Taksitli Sosyal Konutun Dinî Hükmü
Faizli kredi kullanarak ev almak dinen caiz değildir. Ancak dar gelirliye yönelik sosyal konut uygulamasında bedelin doğrudan idareye taksitle ödenmesi, fıkıh kaynaklarında "vadeli satış" kapsamında görülür ve caizdir. Ödemenin banka kredisiyle yapılandırıldığı kısımda ise âlimler farklı görüşler ortaya koymuştur.
Konut sıkıntısının bu kadar büyüdüğü bir dönemde soru kaçınılmaz olarak geliyor: Kirayı zor ödeyen bir aile, devletin uzun vadeli konut projesine girerse günaha mı girer? Cevap tek cümleyle verilecek kadar basit değil; ama karmaşık da değil. Meseleyi parçalara ayırınca yol açılıyor.
Önce Değişmeyen Nokta: Faiz Haramdır
Kur'an, alışverişle faizi net biçimde ayırır:
وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰوا
"Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır." (Bakara, 275)
Efendimiz (s.a.s.) de bu işlemin bütün taraflarını kapsayan bir uyarıda bulunmuştur. Câbir (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) faiz yiyene, yedirene, kâtibine ve iki şahidine lânet etti ve "Hepsi günahta birdir" buyurdu. (Müslim, Müsâkāt, 105-106)
Dolayısıyla mesele "faiz bazen helâl olur mu" tartışması değildir. Tartışma, önümüze konan sözleşmenin faiz sayılıp sayılmayacağı üzerinedir. İkisi çok farklı sorulardır.
Vade Farkı Faiz midir?
Bir malın peşin fiyatının 100, taksitli fiyatının 130 olması faiz değildir. Çünkü burada alınıp satılan şey paranın kendisi değil, bir maldır. Fıkıh kaynaklarına göre vadeli satışta bedelin peşin fiyattan yüksek olması meşrudur. Ancak iki şart aranır:
- Fiyat, akit anında tek bir rakama bağlanmalıdır. "Peşin şu, altı ay vadeli şu" diye seçenek sunulması sorun değildir; sözleşme kapanırken hangisinin seçildiği kesinleşmelidir. Belirsiz bırakılan bedel akdi zedeler.
- Gecikme durumunda borca ek yük binmemelidir. "Taksiti geciktirirsen her gün şu kadar ilave ödersin" şartı, borcun süreye bağlı olarak artması demektir; bu doğrudan faizdir.
Bu ayrımı kaçırmamak önemli. Çünkü halk arasında "taksitli her alışveriş faizdir" gibi yaygın ama yanlış bir kanaat dolaşıyor. Öyle olsaydı, sahâbe döneminden itibaren uygulanan vadeli alışverişin tamamı haram sayılırdı.
Sosyal Konut Projesi Hangi Noktada Ayrılıyor?
Sosyal konut uygulamalarında iki farklı yapı karşımıza çıkar ve hüküm de buna göre değişir.
Birincisi: Alıcı, konutun bedelini doğrudan idareye taksitlerle öder. Burada aradaki fark, malın vadeli satış bedelidir. Böyle bir işlem, yukarıdaki şartlar korunduğu sürece âlimlerin çoğunluğuna göre caizdir.
İkincisi: Peşinat dışındaki tutar bir banka aracılığıyla kredilendirilir; alıcı taksitini bankaya öder. İşte tartışma tam burada başlar.
İki Yaklaşım
Cevaz veren görüş. Bu görüşe göre uygulamanın amacı kâr elde etmek değil, ev sahibi olamayan dar ve orta gelirli aileye imkân açmaktır. Uzun vadeye yayılan ödemelerde paranın alım gücü düştüğü için idare, verdiği bedeli reel olarak daha düşük şekilde geri toplamaktadır. Faizin özündeki "borçtan haksız kazanç" unsuru burada gerçekleşmemektedir. Ayrıca faizsiz borç bulma imkânı fiilen bulunmayan bir aile için başka kapı da yoktur. Bu değerlendirmeye göre söz konusu projeden yararlanmak faizli işlem kapsamında sayılmaz.
İhtiyatı tercih eden görüş. Bu görüşteki âlimler ise sözleşmenin şekline bakar. Akit bir banka kredisi olarak kuruluyor, ödeme planı finansman maliyeti üzerinden hesaplanıyorsa, niyetin iyi olması işlemin hukukî yapısını değiştirmez derler. Amacın güzelliği, aracın hükmünü kendiliğinden değiştirmiyor.
Burada okuyucuya söylenmesi gereken şey açık: Bu, üzerinde tam ittifak bulunan bir mesele değildir. Bir tarafı "kesin haram", diğerini "kesin helâl" diye sunmak, ilmî gerçeğe aykırı olur. Ehl-i Sünnet geleneğinde böyle konularda tercih yapılır, ama karşı görüşteki mümin töhmet altında bırakılmaz.
Karar Verirken Bakılacak Ölçüler
Sözleşmeyi imzalamadan önce şu başlıklara bakmak, meseleyi soyut tartışmadan çıkarıp somutlaştırır:
- Ödeme kime yapılıyor? Doğrudan idareye yapılan taksitli ödeme ile bankaya yapılan kredi geri ödemesi aynı şey değildir.
- Toplam bedel baştan belli mi? Rakam sözleşmede kesinleşiyorsa akit sağlamdır. Sonradan tek taraflı değişebilen kalemler varsa dikkatle okunmalıdır.
- Gecikme halinde ne oluyor? Temerrüt faizi, ceza şartı gibi maddeler varsa bunlar ayrıca değerlendirilmelidir.
- Gerçek bir ihtiyaç mı var? Oturacak ev bulamayan bir aile ile yatırım amacıyla ikinci konut alan kişi aynı hükümde değerlendirilmez. Zaruret ölçüsü herkes için genişletilemez.
- Faizsiz alternatif gerçekten yok mu? Karz-ı hasen, aile içi yardım, faizsiz finans yöntemleri araştırılmadan "başka yol yok" demek acele bir hüküm olur.
Şüpheli Alanda Duranın Ölçüsü
Efendimiz (s.a.s.) bu tür alanlar için bir pusula bırakmıştır:
"Helâl bellidir, haram da bellidir. İkisinin arasında şüpheli şeyler vardır… Kim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve ırzını korumuş olur." (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkāt, 107)
Bu hadis, ihtilaflı konularda ihtiyatın kıymetini gösterir. Fakat ihtiyat, "başkasını suçlamak" demek değildir; kişinin kendi tercihinde temkinli davranması demektir. Bir ailenin kirada ezilirken bulduğu imkânı değerlendirmesi ile başka birinin daha temkinli davranmayı seçmesi, aynı dinin içinde yan yana durabilir.
Son olarak şunu hatırlatmakta fayda var: Ev sahibi olmak bir hedeftir, ama nihai hedef değildir. Sözleşme imzalanırken duyulan heyecanın, helâl-haram hassasiyetini bastırmasına izin verilmemeli. Karar verilmeden önce iki rekât hacet namazı kılıp hayırlısını istemek, bilen birine danışmak ve sözleşmeyi baştan sona okumak — bu üçü, çoğu pişmanlığı baştan önler.
Sıkça Sorulan Sorular
Taksitle ev almak faiz midir?
Satıcıdan doğrudan taksitle alınan malın vadeli fiyatının peşin fiyattan yüksek olması faiz değildir. Fiyatın akit anında kesinleşmesi ve gecikme halinde borca ek yük bindirilmemesi şarttır.
Banka kredisiyle ev almak caiz mi?
Kâr amacıyla verilen ve süreye bağlı olarak fazlalık getiren kredi, âlimlerin çoğunluğuna göre faiz kapsamındadır ve caiz değildir. Sosyal amaçlı devlet uygulamaları ise ayrı bir başlıkta değerlendirilmiş, bu konuda farklı görüşler ortaya çıkmıştır.
Sosyal konut projesinden yararlanmak günah mı?
Bu konuda tek bir görüş yoktur. Bir kısım âlim, amacın kâr değil sosyal destek olması ve başka imkân bulunmaması sebebiyle bunu faiz kapsamında görmemiştir. Bir kısmı ise akdin şekline bakarak ihtiyatı tercih etmiştir. Kişi durumunu değerlendirip tercihini yapar.
Peşinat verip kalanı ödemek durumu değiştirir mi?
Peşinat oranı hükmü tek başına değiştirmez. Belirleyici olan, kalan bedelin nasıl ve kime ödendiği, toplam tutarın baştan kesinleşip kesinleşmediğidir.
Kirada oturmak zorunluluğu zaruret sayılır mı?
Barınma temel bir ihtiyaçtır; ancak zaruret kavramı fıkıhta dar tutulur ve herkes için otomatik olarak geçerli sayılmaz. Oturacak evi olmayan bir ailenin durumu ile yatırım amaçlı alım aynı ölçüyle değerlendirilmez.
