Üç aylar; hicrî takvimin Receb, Şaban ve Ramazan aylarına verilen ortak isimdir. Bu üç ay, müslümanların manevi hayatında tövbe, ibadet ve hazırlık dönemi olarak köklü bir yere sahiptir. Toplumda “üç aylar girdi” denmesiyle birlikte camiler şenlenir, gönüller bir manevi yoğunlaşmaya hazırlanır.
Üç aylar hangileridir?
Hicrî takvimin yedinci ayı olan Receb ile başlayan bu dönem, sekizinci ay Şaban ile devam eder ve oruç ayı olan Ramazan ile zirveye ulaşır. Üç aylar, âdeta Ramazan’a doğru kademeli bir hazırlık yolculuğudur.
Receb ayı
Receb, haram aylardan biri olarak bilinir ve manevi hazırlığın başladığı aydır. Bu ayda kul, bir yandan geçmişin muhasebesini yapar, bir yandan da gelecek aylar için niyetini tazeler. Receb’in ilk cuma gecesi Regaib, 27. gecesi ise Mirac kandili olarak idrak edilir.
Şaban ayı
Şaban, Ramazan’a en yakın aydır ve bir nevi onun eşiğidir. Bu ayın ortasında bulunan Berat gecesi, af ve mağfiret gecesi olarak büyük rağbet görür. Şaban, oruca, Kur’an’a ve duaya alışma; bedeni ve gönlü Ramazan’a hazırlama ayıdır.
Ramazan ayı
Ramazan, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başladığı, orucun farz kılındığı ve içinde bin aydan hayırlı Kadir gecesini barındıran aydır. Üç ayların zirvesi olan Ramazan, oruç, teravih, sadaka ve Kur’an tilavetiyle bütün bir manevi hazırlığın meyvesini verdiği aydır.
Üç ayların manevi iklimi
Üç aylar; ibadetlerin artırıldığı, tövbe ve istiğfarın yoğunlaştığı, gönüllerin yumuşadığı bir mevsimdir. Bu dönemi verimli kılmanın yolu, onu kandil gecelerine sıkışmış birkaç ibadetten ibaret görmek değil; üç aya yayılan istikrarlı bir kulluk çabasına dönüştürmektir. Önemli olan, bu manevi iklimi Ramazan sonrasına da taşıyabilmektir.
Yorumlar