Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Yapay Zekâya Dinî Soru Sormak ve Fetva Almak Caiz mi?

Yapay zekâya dinî bir soru sormanın kendisi sakıncalı değildir; asıl mesele, aldığınız cevabı doğrudan "fetva" kabul edip onunla amel etmektir. Yapay zekâ bir bilgi aracıdır, ehliyet sahibi bir âlim değildir. Fıkıh kaynaklarına göre hüküm vermek ilim, takvâ ve sorumluluk ister. Doğrusu, öğrendiğinizi ehline teyit ettirmektir.

Soru sormak ayrı, fetva almak ayrı

Bir kitaptan namazın kaç rekât olduğunu öğrenmekle, kendi özel durumunuz hakkında bir hüküm istemek aynı şey değildir. İlki bilgi edinmektir; ikincisi fetvadır. Yapay zekâ araçları birinci alanda gerçekten faydalı olabiliyor: bir kavramın anlamını öğrenmek, bir sûrenin nerede geçtiğini bulmak, bir konunun ana hatlarını çıkarmak için hızlı bir başlangıç noktası sağlıyorlar.

Ama "Ben şu durumdayım, bana ne düşer?" sorusu bambaşka bir kapıdır. Orada karşınızdakinin sizi tanıması, sorunuzun arkasındaki hâli görmesi, gerektiğinde "sen bunu şöyle anlatıyorsun ama asıl mesele şu olabilir" diyebilmesi gerekir. Klasik fıkıh kitaplarında fetva makamının ağırlığı boşuna anlatılmamıştır: fetva veren, bir bakıma verdiği cevabın altına imza atar.

Kur'an ne diyor: "Bilmiyorsanız bilenlere sorun"

فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

"…Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun." (Nahl, 43)

Ayetteki ifade dikkat çekicidir: "bilenlere sorun" denmiş, "bilgiye ulaşın" denmemiştir. Yani muhatap bir kaynak değil, bir kişidir. Bilgiyi taşıyan, onu hazmetmiş, sorumluluğunu üstlenen biri. Yapay zekâ ise bilgiyi taşımaz; metinlerden çıkardığı örüntüyü aktarır. Aradaki fark, tarif ile yemek arasındaki fark kadar gerçektir.

Yapay zekâ neden tek başına fetva veremez?

Bağlamı göremez. Bir müftü, soruyu soranın hâlini, niyetini, imkânını hesaba katar. Aynı soruya iki farklı insan için farklı cevap verilebilir; hasta ile sağlıklı olanın, yolcu ile mukimin ölçüsü birdir denemez. Yapay zekâ ise size ortalama bir cevap üretir, sizin cevabınızı değil.

Kaynağı tartamaz. İnternette dolaşan rivayetlerin bir kısmı uydurmadır, bir kısmı zayıftır. Bir hadisin sıhhatini belirlemek, senedini ve metnini birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Yapay zekâ modelleri, internette çok tekrarlanan bir sözü sırf çok tekrarlandığı için sahih zannedebilir. Uydurma bir rivayeti kaynak göstererek önünüze koyduğunda bunu fark etmek de yine size düşer.

Sorumluluk taşımaz. Bir âlim yanlış fetva verdiğinde Allah katında bunun hesabını verir; bu korku onu ihtiyatlı kılar. Bir yazılımın böyle bir çekincesi yoktur. Emin olmadığı yerde bile akıcı ve kendinden emin cümleler kurabilir. Fıkıh tarihinde "bilmiyorum" diyebilmenin ilmin yarısı sayılması tam da bu yüzdendir.

İhtilafı hafifletir. Birçok meselede mezhepler arasında görüş farkı vardır. Yapay zekâ çoğu zaman tek bir görüşü, sanki üzerinde ittifak varmış gibi sunar. Oysa "âlimlerin çoğunluğuna göre şöyledir, bir kısmı ise şöyle demiştir" demek, meseleye sadakatin gereğidir.

Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) uyarısı

Bu konudaki en net ölçü, Buhârî ve Müslim'in naklettiği şu hadiste görülür. Rasûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

"Allah ilmi, kullarının arasından çekip almak suretiyle kaldırmaz; fakat âlimleri almak suretiyle kaldırır. Nihayet hiçbir âlim bırakmayınca insanlar cahil kimseleri kendilerine önder edinir; onlara sorulur, onlar da ilimsiz fetva verirler. Böylece hem kendileri sapar hem de başkalarını saptırırlar." (Buhârî, İlim 34; Müslim, İlim 13)

Hadiste eleştirilen şey soru sormak değil, ilimsiz cevap vermek ve o cevabı ölçü edinmektir. Bugün "cahil önderler" ifadesini birebir bir yazılıma yormak doğru olmaz; ama hadisin ortaya koyduğu ilke gayet açıktır: cevabın kaynağı ehliyetli değilse, o cevap üzerine din bina edilmez.

O zaman yapay zekâdan nasıl faydalanılır?

Yasaklamak da doğru değil. Bir mümin, doğru bilgiye ulaşmak için elindeki her meşru vasıtayı kullanabilir. Ölçüyü şöyle koymak mümkün:

  • Öğrenmek için evet, hüküm için hayır. Bir konunun çerçevesini kavramak, hangi soruları soracağınızı bulmak için kullanın; nihai kararı ona bırakmayın.
  • Kaynağı mutlaka doğrulayın. Ayet numarasını mushaftan, hadisi muteber hadis kitaplarından kontrol edin. Kaynak verilmemişse o bilgiye temkinli yaklaşın.
  • İbadetin şeklini ehline sorun. Namaz, oruç, zekât, nikâh, miras, kefaret gibi doğrudan amele dönüşen konularda bir müftülüğe veya güvendiğiniz bir hocaya danışın.
  • Kendi durumunuzu anlatmayı ihmal etmeyin. Fetvanın doğruluğu, sorunun doğru sorulmasına bağlıdır. Eksik anlatılan bir mesele, yerinde bir cevap doğurmaz.
  • Aldığınızı yaymadan önce düşünün. Bir ekrandan çıkan cevabı grup mesajıyla yüzlerce kişiye ulaştırmak, yanlışsa o yanlışa ortak olmak demektir.

Bir de şu var: kolaycılık meselesi

Yapay zekânın en sinsi tarafı, öğrenmeyi gereksiz hissettirmesidir. Cevap üç saniyede geliyorsa, insan artık meseleyi anlamaya değil, sadece "sonucu almaya" yönelir. Oysa dinî bilgide yol, çoğu zaman varılan noktadan daha değerlidir. Namazın hükmünü bilmek başka, namazı anlamak başkadır.

Sahâbe, Peygamber Efendimiz'e (s.a.s.) sorarken çekinirdi; sorunun ağırlığını bilirlerdi. Bugün soru sormak bedava ve sınırsız hâle geldi. Bu bir nimet; ama nimet olarak kalması, aldığımız cevabı tartacak kadar ilme değer vermemize bağlı.

Kısaca hüküm

Yapay zekâya dinî bir soru sormak caizdir; verdiği cevabı fetva sayıp doğrudan amel etmek ise isabetli değildir. Fıkıh kaynaklarındaki ölçüye göre fetva, ehliyet sahibi kişilerden alınır. Yapay zekâ bu ehliyete sahip bir muhatap değil, olsa olsa bir ön hazırlık aracıdır. Onu bir kütüphane katalogu gibi görmek, müftü gibi görmemek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zekâya dinî soru sormak günah mı?

Hayır, soru sormanın kendisi günah değildir. Sakınca, gelen cevabı araştırmadan hüküm kabul etmekte ve ona göre amel etmektedir. Öğrenmek niyetiyle kullanmak, sonra ehline teyit ettirmek uygun bir yoldur.

Yapay zekânın verdiği cevaba göre ibadet yapabilir miyim?

İbadetin şekli, vakti, kazası gibi doğrudan amele dönüşen konularda yapay zekânın cevabıyla yetinmek doğru değildir. Bu tür meselelerde bir müftülüğe veya güvenilir bir hocaya danışmak gerekir.

Yapay zekâ uydurma hadis nakleder mi?

Edebilir. Bu araçlar internette çok tekrarlanan metinleri sahih sanabilir ve kaynağı yanlış gösterebilir. Bu yüzden her rivayeti Buhârî, Müslim, Tirmizî gibi muteber kaynaklardan doğrulamak gerekir.

"Dijital müftü" uygulamaları güvenilir mi?

Arkasında ehil âlimlerin hazırladığı, kaynaklı ve denetlenmiş bir metin havuzu varsa bu tür uygulamalar faydalı olabilir. Fakat kişiye özel durumlarda yine de canlı bir muhataba danışmak en isabetlisidir.

Yapay zekâyla Kur'an meali okumak caiz mi?

Meal okumakta bir sakınca yoktur; ancak makine çevirisiyle üretilmiş metinler yerine, ehil kişilerce hazırlanmış yayımlanmış mealleri tercih etmek daha güvenlidir. Kur'an'ın anlamı üzerinde hüküm çıkarmak ise tefsir ilmini gerektirir.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar