Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam Arşivi

Yemin Kefareti Nasıl Ödenir? Yemini Bozmanın Hükmü ve Ölçüsü

Yemin kefareti; on fakiri doyurmak, on fakiri giydirmek ya da bunlara güç yetiremeyen kişinin üç gün oruç tutmasıyla yerine getirilir. Doyurma, kişi başı bir günlük yemek bedeli olarak da verilebilir. Kefaret, yemin bozulduktan sonra ödenir ve her bozulan yemin için ayrı ayrı gerekir.

Günlük konuşmanın içinde farkında olmadan çok yemin ediyoruz. "Vallahi bir daha oraya uğramam", "Billahi bu işi bırakıyorum", "Yemin olsun bu son sigaram"… Sonra hayat araya giriyor, söz tutulamıyor ve akla ilk gelen soru şu oluyor: Şimdi ne yapmam gerekiyor?

Her Söz Yemin Sayılır mı?

Fıkıh kaynaklarında yemin, Allah'ın adını ya da O'nun isim ve sıfatlarından birini anarak bir sözü pekiştirmek diye tarif edilir. "Vallahi", "billahi", "tallahi" gibi ifadeler ya da "Allah'a yemin ederim ki" cümlesi bunun tipik örneğidir. Buna karşılık "namusum üzerine", "annemin başı için", "ekmek çarpsın" gibi sözler dinî anlamda yemin sayılmaz; bunlar kefaret gerektirmez, ancak Allah'tan başkası adına yemin etmeye benzediği için hoş karşılanmaz.

Yeminler üçe ayrılır. Doğru sandığı bir şey hakkında yanılarak söylenen söze lağv yemini denir; bunda sorumluluk yoktur. Bile bile yalan yere, geçmişe dair edilen yemine gamûs yemini denir; bu büyük günahtır ve öncelikle içten bir tövbe gerektirir. Kefaretle asıl ilgili olan üçüncüsüdür: geleceğe yönelik olarak "şunu yapacağım" ya da "şunu yapmayacağım" diye edilen ve tutulmadığında bozulmuş sayılan mün'akide yemini.

Kur'an Kefareti Nasıl Tarif Ediyor?

لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللَّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْأَيْمَانَ فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ

"Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat bilerek yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Bunun da kefâreti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri doyurmak…" (Mâide, 89)

Aynı ayetin devamında giydirme ve köle azat etme seçenekleri sayılır, bunlara güç yetiremeyene ise üç gün oruç gösterilir. Yani kefaretin çerçevesi doğrudan Kur'an tarafından çizilmiştir; sonradan konulmuş bir uygulama değildir.

Yemin Kefareti Nasıl Ödenir? Üç Seçenek

1. On fakiri doyurmak. On ihtiyaç sahibine bir gün boyunca, sabah ve akşam olmak üzere iki öğün doyurucu yemek yedirilir. Bunun yerine yemeğin bedeli para olarak da verilebilir; günümüzde çoğu kişi bu yolu tercih ediyor. Ölçü, bir kişiyi bir gün doyuracak orta hâlli yiyecek bedelidir — halk arasında fitre miktarı olarak bilinen ve her yıl yeniden hesaplanan tutar burada asgari ölçü kabul edilir.

2. On fakiri giydirmek. Her birine, örfe göre "giyinmiş" sayılacağı bir kat elbise verilir. Mendil, çorap gibi tek parçalar bu ölçüyü karşılamaz.

3. Üç gün oruç tutmak. İlk iki seçeneğe maddî imkânı yetmeyen kişi üç gün oruç tutar. Hanefî mezhebine göre bu üç günün peş peşe olması gerekir; arada bir gün ara verilirse baştan başlanır. Oruç seçeneği bir tercih değil, güç yetmediğinde başvurulan alternatiftir. İmkânı olan kişinin doğrudan oruca yönelmesi kefareti karşılamaz.

İlk üç yol arasında kişi serbesttir; hangisi kolayına geliyorsa onu seçebilir. Kefaretin bir kısmını yemek, bir kısmını giysi olarak vermek gibi karışık bir yol ise tercih edilmez; bir seçenek baştan sona uygulanır.

Kefaret Ne Zaman ve Kime Verilir?

Kefaret, yemin bozulduktan sonra ödenir. Henüz bozmadan "nasıl olsa bozacağım" diyerek peşin ödeme, âlimlerin çoğunluğuna göre geçerli sayılmaz. Bozulduktan sonra da iş uzatılmaz; ilk fırsatta yerine getirilir.

Verilecek kişilerde aranan şart, zekât alabilecek durumda olmalarıdır: nisab miktarı mala sahip bulunmayan, ihtiyaç sahibi Müslümanlar. Kişinin anne-babası, dedesi-ninesi, çocukları ve torunları ile eşine kefaret verilmez. Buna karşılık ihtiyaç içindeki kardeş, amca, dayı, teyze gibi yakınlara verilebilir; hatta bunda hem sadaka hem de akrabalık gözetme sevabı vardır.

On ayrı kişi bulunamıyorsa tek bir fakire on gün boyunca, her gün bir kişilik pay verilerek de ödenebilir. Ama on günlük payın tamamı aynı gün tek kişiye verilirse bu, bir kişilik kefaret yerine geçer.

Sık Karşılaşılan Durumlar

Birden fazla yemin bozduysam? Farklı konularda edilmiş her yemin için ayrı kefaret gerekir. Yani üç ayrı yemini bozan kişi üç kefaret öder. Ancak aynı konuda tekrar tekrar "vallahi, billahi, tallahi" denmişse ve maksat tek bir sözü pekiştirmekse, bu tek yemin sayılır.

Yemin ettiğim şey günahsa? Burada durum tersine döner. "Bir daha kardeşimle konuşmayacağım" diye yemin eden kişi, yeminini tutmakla değil bozmakla doğru davranmış olur; kefaretini öder ve hayırlı olanı yapar. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu ölçüyü açıkça koymuştur:

"Bir şey üzerine yemin eden, sonra ondan daha hayırlısını gören kimse, yemininin kefaretini versin ve hayırlı olanı yapsın." (Müslim, Eymân, 12; Ebû Dâvûd, Eymân, 12)

Kefaretimi ödeyemeyecek kadar dar durumdaysam? Zaten Kur'an bu ihtimali gözeterek oruç seçeneğini koymuştur. Üç günlük oruç, hiçbir malî yükü olmayan bir çıkış yoludur.

Kaç yemin bozduğumu hatırlamıyorsam? Kesin sayı bilinmiyorsa kişi vicdanına en yakın gelen, ağır bastığı sayıyı esas alır. Şüphe halinde biraz fazlasını ödemek ihtiyata daha uygundur.

Asıl Mesele: Yemini Ucuzlatmamak

Kefaret bir çıkış kapısıdır, ama tek başına konunun özü değildir. Mâide sûresinin aynı ayeti "yeminlerinizi koruyun" uyarısıyla biter. Allah'ın adını her cümlenin arasına sıkıştırarak konuşmak, zamanla o ismin ağırlığını içimizde eritir. Sözünü tutan insan olmak, kefaret hesabı yapmaktan çok daha kıymetlidir.

Bir de şu var: yemin, çoğu zaman kendimize güvenmediğimiz yerde başvurduğumuz bir dayanak. "Vallahi bırakacağım" diyen insan, aslında iradesine bir destek arıyor. O desteği Allah'ın adıyla değil, samimi bir kararlılık ve düzenli bir dua ile kurmak daha sağlam bir yol.

Sıkça Sorulan Sorular

Yemin kefareti kaç kişiye verilir?

On ihtiyaç sahibine verilir. On kişi bulunamazsa aynı kişiye on gün boyunca, her gün bir kişilik pay olacak şekilde de ödenebilir.

Yemin kefareti para olarak verilebilir mi?

Evet. Yemek yedirmek yerine bedelinin nakit olarak verilmesi câizdir. Ölçü, bir kişiyi bir gün doyuracak orta hâlli yiyeceğin bedelidir; uygulamada her yıl yeniden hesaplanan fitre miktarı asgari sınır kabul edilir.

"Annemin başı için" demek yemin sayılır mı?

Hayır, dinî anlamda yemin sayılmaz ve bozulduğunda kefaret gerektirmez. Ancak Allah'tan başkası adına yemin etmeye benzediği için bu tür sözlerden uzak durmak gerekir.

Yemin kefareti orucu peş peşe mi tutulur?

Hanefî mezhebine göre üç günün peş peşe tutulması şarttır; arada kesinti olursa yeniden başlanır. Ayrıca oruç, ancak doyurma ve giydirmeye güç yetmediğinde başvurulacak seçenektir.

Yemini bozmak günah mıdır?

Sebepsiz yere yemini bozmak hoş görülmez. Fakat yemin edilen şey bir günahı ya da bir hayrı terk etmeyi içeriyorsa, bozmak doğru olandır: kefaret ödenir ve hayırlı olan yapılır.

Sitede keşfet
İslam Arşivi
Editöryal
İlgili yazılar
Yorumlar
Tüm yazılar