Sad Sûresi 1. Âyet Tefsiri — Zâdü'l-Mesîr fî İlmi't-Tefsîr
İbn Cevzî
38-SAD SÛRESİ
Mekke’de inmiştir. 88 ayettir.
Ona Dâvud suresi de denir. O, icma ile Mekki'dir.
İniş sebebi ise şöyledir: Said b. Cübeyr,
İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Kureyşliler Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'i Ebû Talib’e şikayet ettiler; o da: "Kardeşimin oğlu, kavminden ne istiyorsun?” dedi. O da: Amca, ben onlardan sadece bir kelime istiyorum; bu kelime Arapları onlara baş eğdirecek ve Acemleri onlara cizye verdirecektir, dedi. O da:
"Bir kelime mi?” dedi. O da: Bir kelime, dedi.
"O nedir?” dedi. O da: Lailâhe illallahtır, dedi. Bunun üzerine:
"İlâhları bire mi indirdi?” dediler. İşte onların hakkında:
"Sâd ve’l-Kur’âni zi’z-zikr... in hâza ille’h-tilâk” âyetleri indi.1
1-Tirmizî, Tefsirü sûre-i Sad, bab, 1; Hakim, Müstedrek, 2/432; sahih demiş ve Zehebi de ona katılmıştır.
Bismillahirrahmanirrahim
1
Zikir sahibi Kur’ân’a yemin olsun,
Sad'ın manasında yedi görüş halinde ihtilaf etmişlerdir:
Birincisi: O, Allah’ın ant içtiği bir yemindir, O’nun isimlerindendir. Bunu İbn Ebi Talha, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.
İkincisi: O, Muhammed doğru söyledi manasınadır, bunu da Atâ’, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.
Üçüncüsü: Allah doğru söyledi manasınadır, İbn Abbâs’tan, onun manası: Va’dettiği şeyde doğrudur, dediği rivayet edilmiştir. Zeccâc da, manası: Doğru söyleyen Allahü teâlâ’dır, demiştir.
Dördüncüsü: O, Kur’ân’ın Allahü teâlâ'nın onunla yemin ettiği isimlerindendir, bunu da Katâde, demiştir.
Beşincisi: O, başı Arş’in altında, kuyruğu yedinci kat yerin altında bir yılanın ismidir, bunu da Ebû Süleyman Dımeşki nakletmiş ve: İkrime’den olduğunu zannediyorum, demiştir.
Altıncısı: O: Hadisil Kur’âna, yani ona bak, manasınadır. Bunu da Hasen demiştir. Bu da meksur okuyanların kıraatma göredir; İbn Abbâs, Hasen ve İbn Ebi Able de bunlara dahildir.
İbn Cerir şöyle demiştir: Mana şöyle olur: Amelini Kur’ân’a arzet.
"Onu ameline arz et et, bakalım ona uyuyor mu?” da denilmiştir.
Yedincisi: O şu manayadır: Muhammed halkın kalplerini avladı, onları kendine çekti; onlar da onu sevip iman ettiler. Bunu da Sa’lebî nakletmişlir. Bu da fetih okuyuşuna göredir. Bu da Ebû Recâ’, Ebû’l- Cevza, Humeyd ve Mahbubu'un da Ebû Amr'dan okuyuşudur.
Zeccâc şöyle demiştir: Okuyuş, dalın sükunu ile "sâd” şeklindedir; çünkü o, hece harflerindendir. Fethe ve kesre ile de okunmuştur:
Kim fetha ile okursa, o da iki kısımdır;
Birincisi: İki sakin yan yana geldiği içindir.
İkincisi: "Üllü sâde = Sad'ı oku” manasınadır. O zaman sad, sûrenin ismi olur, cer ve tenvin kabul etmez.
Kim meksur okursa, o da iki kısımdır:
Birincisi: Yine iki sakin yan yana geldiği içindir.
İkincisi: Şu manayadır: Kur’ân’ı amelinle karşılaştır; çünkü bu, sâdâ yusadi kavlinden gelir ki, karşılaştırmak ve denkleştirmek demektir. Sadeytuhu da karşılaştırdım, demektir.
"Zikir sahibi":
Burada zikirden murat edilen şey hususunda da üç görüş vardır:
Birincisi: O, şereftir, bunu da İbn Abbâs, Said b. Cübeyr ve Süddı, demişlerdir.
İkincisi: O, beyandır, açıklamadır, bunu da Katâde, demiştir.
Üçüncüsü: Hatırlatmadır, bunu da Dahhâk, demiştir.
“Sâd ve’l-Kur’âni zi’z-zikr “kavlinin cevabı nerede denilirse, buna beş cevap verilmiştir:
Birincisi: Sâd, ve’l-Kur’âninin cevabıdır, bu durumda sad: Allah’a yemin ederim ki, vacip oldu, Allah’a yemin ederim ki, indi ve Allah'a yemin ederim ki, hak oldu, manasındadır. Bunu da Ferrâ’ ile Saleb, demişlerdir.
İkincisi: Sâd’ın cevabı
"kem ehlekna min kablihim min karnin” kavlidir, manası da: Leküm (sizin için) demektir. Kelâm uzayınca, lâm hazfedildi. Şu da onun gibidir: "Veşşemsi ve duhaha,
"kad eflaha” (Şems: 1 ve 9). Çünkü mana: Lekad eflaha, demektir. Ancak araya söz girince, "kad eflaha” sözü onu takip etti. Yine bunu da Ferrâ’ ile Sa’leb, demişlerdir.
Üçüncüsü: O,
"in küllün illâ kezzeber rüsüle” (Sad: 14) kavlidir. Bunu da Ahfeş nakletmiştir.
Dördüncüsü: O,
"inne zalike lehakkun tahasumu ehlin nar” (Sad: 64) kavlidir. Bunu da Kisâi, demiştir.
Ferrâ’ da şöyle demiştir: Bunu Arapçada doğru bulmuyoruz; çünkü
“ve’l-Kur’âni “kavlinden çok uzaktadır.
Beşincisi: Onun cevabı mahzuftur, takdiri de şöyledir: VelKUR’ÂNi zizzikri melemrü kema yekulul ktiffaru. Bu hazfedilenleri de