Mesnevi'den Bir Damla: Ney'in Sırrı
Mevlânâ'nın Mesnevi'sinin ilk beyitleri, neyin inlemesinden başlar. Neden ney? Çünkü o, ayrılığın sembolüdür.
Mesnevi'nin ilk beyti:
"Dinle neyden, nasıl şikâyet ediyor;
Ayrılıklardan nasıl hikâyet ediyor."
Mevlânâ neden eserini ney ile başlatır? Çünkü ney, kamışlıktan kesilmiş bir bitkidir. Asıl yurdundan koparılmış, sonra delikler açılarak ses verir hâle getirilmiştir. Yani: ney inleyebilmek için önce yurdundan ayrılmıştır.
İnsan da bir neydir
Mevlânâ bu sembolle insanı anlatır. Biz de kendi cennet yurdumuzdan kopmuş, bu dünya kamışlığına salınmış varlıklarız. Kalbimizdeki o boşluk, o sızı, o anlamsız bir hüzün — hep o ilk yurdun hatırasıdır.
Ney inlemese ses çıkmaz. Bizim ruhumuz da sızlamasa, eserler vermez, dua etmez, Hakk'ı aramaya çıkmaz.
Acının hikmeti
Mesnevi'nin sırrı işte burada: "Herkesin neyini neye çevirmesi, kendi acısına bağlıdır." Yaşadığın her ayrılık, her kayıp, her hasret — eğer onu olgunlaştırırsan — senin ney'in olur. Çıkardığın ses, başka kalplere de tesir eder.
Bu zamanda ne yapmalı?
Acılarımıza küsmemeliyiz. Onları reddetmeden, fakat onlarda kaybolmadan, onları manaya çevirmeliyiz. Mesnevi okuyan kimse, kendi sızısının nereye akabileceğini öğrenir.
Ve günün birinde — şu fâni dünyadan asıl yurdumuza döndüğümüzde — anlarız: bu kamışlık bir okuldu, sızılar dersti.