Sabır: Sessiz Bir Zafer
Sabır, susmak değil; doğru zamanı beklemektir. Hakk'ın takvimine güvenmek, kendi acelelerinden vazgeçmektir.
Sabrı genellikle dişimizi sıkmak olarak anlarız. Hayır — sabır, dişimizi sıkmaktan ibaret değildir. Sabır, aceleciliğimize karşı bilinçli bir duruştur. Allah'ın takdir ettiği zamana, kendi telaşımızdan üstün gelmesidir.
Üç çeşit sabır
Klasik kaynaklarımızda sabır üçe ayrılır:
- İbadetlere sabır: Yapmakla yükümlü olduğumuzu sürdürmek.
- Günahlardan sabır: İçindeki çağrıya rağmen geri durmak.
- Musibetlere sabır: Başına geleni şikâyetsiz karşılamak.
Üçüncüsü en zorudur. Çünkü ilk ikisi senin elindedir; üçüncüsü ise dışından gelendir.
Hz. Yakub'un sabrı
Kur'an'da en güzel sabır örneklerinden biri Hz. Yakub'undur. Oğlu Yusuf'tan ayrıldığında onlarca yıl gözyaşı dökmüş, fakat bir kez bile Hak'tan şikâyet etmemiştir. "Bana düşen güzel bir sabırdır" demiştir. Güzel sabır — yani sabr-ı cemîl. Şikâyetsiz, ümitsiz değil, hâline râzı bir bekleyiş.
Modern hayatta sabır
Bugün sabır en zor erdem oldu. Çünkü her şey hızlandı. Bir mesaj 3 saniyede gelmezse "geç" oldu sayılıyor. Bir kargo ertesi gün gelmezse şikâyet ediyoruz. Yemekler 15 dakikada hazır geliyor. Bu hızın içinde, ibadet, ilim, ahlâk — bunlar hâlâ sabır isteyen şeyler.
Yıllar süren bir mücadele istiyor karakter inşası. Aceleyle olmuyor. Sabır olmadan da olmuyor.
Sessiz bir zafer
Sabredenler kazanır. Hemen değil — bazen yıllar sonra. Bazen ahirette. Fakat kazanırlar. Çünkü zaman, sabredenin tarafındadır.