(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالاً وَعَدَّدَهُۙ
Diyanet İşleri Meâli
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ
Diyanet İşleri Meâli
O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.
كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ
Diyanet İşleri Meâli
Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ
Diyanet İşleri Meâli
Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
Diyanet İşleri Meâli
O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ
ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ
Diyanet İşleri Meâli
Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.
