اَللّٰهُمَّ زِدْ هٰذَا الْبَيْتَ تَشْرِيفًا وَتَعْظِيمًا وَتَكْرِيمًا وَمَهَابَةً وَزِدْ مِنْ شَرَّفَهُ وَكَرَّمَهُ مِمَّنْ حَجَّهُ أَوِ اعْتَمَرَهُ تَشْرِيفًا وَتَكْرِيمًا وَتَعْظِيمًا وَبِرًّا
Allâhümme zid hâze'l-beyte teşrîfen ve ta'zîmen ve tekrîmen ve mehâbeten ve zid min şerrefehû ve kerremehû mimmen haccehû evi'temrehû teşrîfen ve tekrîmen ve ta'zîmen ve birrâ.
Allah'ım! Bu Beyt'e şeref, azamet, kerem ve heybet artır. Onu hacceden veya umre yapan kimselere de şeref, kerem, azamet ve iyilik artır.
Kaynak: İbn Mace 2913 (hasen hadis).
Hz. İbn Ömer (r.a.) rivayet etti. (Buhârî, Umre 11/1788; İbn Hişâm, Sîre II/369)
Kabe'yi ilk gördüğünde Peygamberimiz (s.a.v.) bu duayı okudu. Kabe-i Muazzama, yeryüzünde ilk mabet olarak inşa edilen ve "Allah'ın Evi" (Beytullah) olarak anılan en kutsal mekândır. "Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabet, Mekke'deki Kâbe'dir" (Âl-i İmrân 96).
Kabe'yi ilk görme anı, hacının en dokunaklı anlarından biridir. Gözler yaşarır, kalpler huzur bulur. Bu anda yapılan dua kabul olur diye rivayet edildi. Bu yüzden hacılar Kabe'yi ilk gördüklerinde ellerini kaldırıp bu duayı okur ve kendi dileklerini de eklerler.
"Haccılar ve umre yapanlar Allah'ın ziyaretçileridir. Kendisine dua ederlerse dualarına icabet eder, O'ndan bağışlanma dilerlerse onları bağışlar" (İbn Mâce, Menâsik 5).
Allah'ım! Bu Beyt'e şeref ve azamet artır. Onu ziyaret eden hacılara ve umrecilere de şeref, kerem ve iyilik artır. Beni de bu mübarek evin ziyaretçilerinden eyle ya Rab. Âmin.