لَبَّيْكَ اللّٰهُمَّ لَبَّيْكَ لَبَّيْكَ لَا شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ إِنَّ الْحَمْدَ وَالنِّعْمَةَ لَكَ وَالْمُلْكَ لَا شَرِيكَ لَكَ
Lebbeyk Allâhümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'l-mülk. Lâ şerîke lek.
Buyur Allah'ım buyur! Emrindeyim, buyur! Senin ortağın yoktur, buyur! Şüphesiz hamd Sana, nimet Sanadır. Mülk de Senindir. Senin ortağın yoktur.
Kaynak: Buhari 1549 (sahih hadis).
Hz. İbn Ömer (r.a.) rivayet etti. (Buhârî, Hac 26/1549; Müslim, Hac 19/1184; Tirmizî, Hac 17/826)
Hz. İbn Ömer (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v.) ihrama girdiğinde şöyle telbiye getirirdi: 'Lebbeyk Allâhümme lebbeyk...'" (Buhârî, Hac 26/1549; Müslim, Hac 19/1184).
Telbiye, haccın şiarıdır. Mîkat noktasından ihrama girildiğinde okunmaya başlanır ve Akabe Cemresi'ne taş atılıncaya kadar devam eder. Her yüksek yere çıkınca, her inişte, her yeni grupla karşılaşınca ve sabah-akşam telbiye tekrarlanır.
"Lebbeyk" kelimesi "Emrindeyim, buyur" demektir. Haccı davet eden Allah'tır, hacı bu davete "Lebbeyk" diyerek icabet eder. Hz. İbrahim'in (a.s.) hac çağrısının (Hac 27) yankısıdır.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu: "Telbiye getiren hiçbir müslüman yoktur ki, onun sağındaki ve solundaki taşlar, ağaçlar ve toprak da onunla birlikte telbiye getirmesin" (Tirmizî, Hac 14/828).
Allah'ım! Davetine icabet ederek huzuruna geldim; buyur, emrindeyim. Ortağın yoktur, hamd Sana, nimet Sana, mülk Sana aittir. Bu hacı günahsız ve makbul kıl. Merhametinle bizi bağışla, yanlışlıklarımızı ört. Hacımızı kabul buyur