Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Cimrilik ile İlgili Ayetler

"Cimrilik" konusuyla ilgili Kur'an-ı Kerîm âyetleri — Arapça metni ve Diyanet meâliyle.36 âyet · C harfi

1Al-i İmran Sûresi · 180. âyetTam Meal →
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْراً لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟
Diyanet İşleri Meâli

Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

2Nisa Sûresi · 37. âyetTam Meal →
اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناًۚ
Diyanet İşleri Meâli

Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

3Tevbe Sûresi · 34. âyetTam Meal →
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يراً مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
Diyanet İşleri Meâli

Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

4Tevbe Sûresi · 35. âyetTam Meal →
يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ
Diyanet İşleri Meâli

O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!" denilecek.

5İsra Sûresi · 29. âyetTam Meal →
وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُوماً مَحْسُوراً
Diyanet İşleri Meâli

Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

6İsra Sûresi · 100. âyetTam Meal →
قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذاً لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُوراً۟
Diyanet İşleri Meâli

De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, o zaman da tükenir korkusuyla cimrilik ederdiniz. Zaten insan çok cimridir."

7Furkan Sûresi · 67. âyetTam Meal →
وَالَّذ۪ينَ اِذَٓا اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَاماً
Diyanet İşleri Meâli

Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.

8Muhammed Sûresi · 37. âyetTam Meal →
اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ
Diyanet İşleri Meâli

Eğer onları sizden isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

9Muhammed Sûresi · 38. âyetTam Meal →
هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ
Diyanet İşleri Meâli

İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.

10Hadid Sûresi · 24. âyetTam Meal →
اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ
Diyanet İşleri Meâli

Onlar cimrilik edip insanlara da cimriliği emreden kimselerdir. Kim yüz çevirirse bilsin ki şüphesiz Allah ganidir, zengindir, övülmeye layıktır.

11Tegabun Sûresi · 16. âyetTam Meal →
فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْراً لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Diyanet İşleri Meâli

O halde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

12Kalem Sûresi · 17. âyetTam Meal →
اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ
Diyanet İşleri Meâli

Şüphesiz biz, vaktiyle "bahçe sahipleri"ne bela verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkarcılara) da bela verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi.

13Kalem Sûresi · 18. âyetTam Meal →
وَلَا يَسْتَثْنُونَ
Diyanet İşleri Meâli

(Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. ("İnşaallah" demiyorlardı.)

14Kalem Sûresi · 19. âyetTam Meal →
فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ
Diyanet İşleri Meâli

Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.

15Kalem Sûresi · 20. âyetTam Meal →
فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ
Diyanet İşleri Meâli

Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

16Kalem Sûresi · 21-22. âyetlerTam Meal →
فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ
اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ
Diyanet İşleri Meâli

Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.

17Kalem Sûresi · 23-24. âyetlerTam Meal →
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ
Diyanet İşleri Meâli

Bunun üzerine, "Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yola koyuldular.

18Kalem Sûresi · 25. âyetTam Meal →
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ
Diyanet İşleri Meâli

(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.

19Kalem Sûresi · 26. âyetTam Meal →
فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ
Diyanet İşleri Meâli

Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.

20Kalem Sûresi · 27. âyetTam Meal →
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Diyanet İşleri Meâli

(Gerçeği anlayınca da), "Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!" dediler.

21Kalem Sûresi · 29. âyetTam Meal →
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
Diyanet İşleri Meâli

Onlar, "Rabbimizi tesbih ederiz (yüceltiriz). Şüphesiz biz zalim kimseler imişiz" dediler.

22Kalem Sûresi · 30. âyetTam Meal →
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
Diyanet İşleri Meâli

Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.

23Kalem Sûresi · 31. âyetTam Meal →
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ
Diyanet İşleri Meâli

Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"

24Kalem Sûresi · 32. âyetTam Meal →
عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
Diyanet İşleri Meâli

"Umulur ki, Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz artık Rabbimizi arzulayanlarız."

25Kalem Sûresi · 33. âyetTam Meal →
كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
Diyanet İşleri Meâli

İşte böyledir azap! Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür; ah bir bilselerdi!

26Hakka Sûresi · 34. âyetTam Meal →
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Diyanet İşleri Meâli

"Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."

27Mearic Sûresi · 18. âyetTam Meal →
وَجَمَعَ فَاَوْعٰى
Diyanet İşleri Meâli

(17-18) O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.

28Tekvir Sûresi · 24. âyetTam Meal →
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ
Diyanet İşleri Meâli

O, gayb hakkında cimri değildir.

29Fecr Sûresi · 18. âyetTam Meal →
وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
Diyanet İşleri Meâli

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

30Leyl Sûresi · 8-10. âyetlerTam Meal →
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
Diyanet İşleri Meâli

Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.

31Leyl Sûresi · 11. âyetTam Meal →
وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُـهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ
Diyanet İşleri Meâli

Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

32Maun Sûresi · 3. âyetTam Meal →
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Diyanet İşleri Meâli

(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.

Tüm konulara dön