Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Kur'an Konu Fihristî · İ harfi

İrşad metodu

"İrşad metodu" konusu ile ilgili Kur'an-ı Kerim ayetleri — Arapça metni ve Diyanet İşleri Türkçe mealiyle.

24 Ayet Diyanet Meali Arapça Metin
1Bakara Sûresi · 82. âyetTam Meal →
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟
Meal

İnanıp yararlı işler yapan kimseler cennetlik olanlardır, onlar da orada temellidirler

2Bakara Sûresi · 263. âyetTam Meal →
قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ
Meal

Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eza gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah müstağnidir, Halim'dir

3Al-i İmran Sûresi · 159. âyetTam Meal →
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الْاَمْرِۚ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ
Meal

Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalbli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onlara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi Allah'a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever

4Enam Sûresi · 52. âyetTam Meal →
وَلَا تَطْرُدِ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُۜ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِمْ مِنْ شَيْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِمْ مِنْ شَيْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ
Meal

Sabah akşam, Rabblerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovma. Onların hesabından sana bir sorumluluk yoktur, senin hesabından da onlara bir sorumluluk yoktur ki onları kovarak zulmedenlerden olasın

5Nahl Sûresi · 125. âyetTam Meal →
اُدْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ
Meal

Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir

6İsra Sûresi · 53. âyetTam Meal →
وَقُلْ لِعِبَاد۪ي يَقُولُوا الَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْزَغُ بَيْنَهُمْۜ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلْاِنْسَانِ عَدُواًّ مُب۪يناً
Meal

İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır

7Taha Sûresi · 42. âyetTam Meal →
اِذْهَبْ اَنْتَ وَاَخُوكَ بِاٰيَات۪ي وَلَا تَنِيَا ف۪ي ذِكْر۪يۚ
Meal

Sen ve kardeşin, ayetlerimle gidin; beni anmakta gevşek davranmayın

8Taha Sûresi · 44. âyetTam Meal →
فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَيِّناً لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى
Meal

Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar

9Enbiya Sûresi · 108. âyetTam Meal →
قُلْ اِنَّمَا يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
Meal

De ki: "Doğrusu tanrınızın tek bir Tanrı olduğu bana şüphesiz vahyolundu. Artık müslüman olacak mısınız

10Enbiya Sûresi · 109. âyetTam Meal →
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ
Meal

Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı uzak mı olduğunu bilmem

11Şuara Sûresi · 15. âyetTam Meal →
قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ
Meal

Allah: "Hayır; ikiniz mucizelerimizle gidiniz. Doğrusu Biz sizinle beraber dinlemekteyiz. Firavun'a varınız: "Biz şüphesiz alemlerin Rabbinin elçisiyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, deyiniz" demişti

12Şuara Sûresi · 29. âyetTam Meal →
قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهاً غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ
Meal

Firavun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi

13Abese Sûresi · 1. âyetTam Meal →
عَبَسَ وَتَوَلّٰىۙ
Meal

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi

14Abese Sûresi · 2. âyetTam Meal →
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ
Meal

Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi

15Abese Sûresi · 3. âyetTam Meal →
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Meal

Ne bilirsin, belki de o arınacak

16Abese Sûresi · 4. âyetTam Meal →
اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ
Meal

Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti

17Abese Sûresi · 5. âyetTam Meal →
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ
Meal

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun

18Abese Sûresi · 6. âyetTam Meal →
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Meal

Ama sen, kendisini öğütten müstağni gören kimseyi karşına alıp ilgileniyorsun

19Abese Sûresi · 7. âyetTam Meal →
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ
Meal

Arınmak istememesinden sana ne

20Abese Sûresi · 8. âyetTam Meal →
وَاَمَّا مَنْ جَٓاءَكَ يَسْعٰىۙ
Meal

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

21Abese Sûresi · 9. âyetTam Meal →
وَهُوَ يَخْشٰىۙ
Meal

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

22Abese Sûresi · 10. âyetTam Meal →
فَاَنْتَ عَنْهُ تَلَهّٰىۚ
Meal

Sen, Allah'tan korkup sana koşarak gelen kimseye aldırmıyorsun

23Abese Sûresi · 11. âyetTam Meal →
كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ
Meal

Dikkat et; bu Kuran bir öğüttür

24Abese Sûresi · 12. âyetTam Meal →
فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ
Meal

Dileyen onu öğüt kabul eder

Tüm Konulara Dön