بِسْمِ اللّٰهِ الْعَظِيمِ أَعُوذُ بِاللّٰهِ الْعَظِيمِ مِنْ شَرِّ كُلِّ عِرْقٍ نَقَّارٍ وَمِنْ شَرِّ حَرِّ النَّارِ
اَللّٰهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ اِشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Bismillâhi'l-azîmi eûzü billâhi'l-azîmi min şerri külli ırkın nakkârin ve min şerri harrin-nâr.
Allâhümme Rabbe'n-nâsi ezhibi'l-bes'işfi ente'ş-şâfî lâ şifâe illâ şifâuk şifâen lâ yugâdiru sakamâ.
Büyük Allah'ın adıyla. Yüce Allah'a sığınırım her karıncalayan damarın ve ateşin hararetinin şerrinden.
Allah'ım! Ey insanların Rabbi! Bu hastalığı gider, şifa ver. Şifa veren Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hastalıktan eser kalmasın.
Kaynak: Müslim 2202 (sahih hadis).
Hz. İbn Abbâs (r.a.) rivayet etti. (Müslim, Selâm 13/2202; Buhârî, Tıbb 38)
Peygamberimiz (s.a.v.) ağrıyan yere sağ elini koyar ve bu duayı okurdu. Ağrı ve sızı, Allah'ın takdiri ile geldiği gibi yine O'nun izniyle gider.
İlk dua özellikle karıncalanan, ağrıyan damarlar ve hararet için okunur. İkinci dua ise genel şifa duasıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) hastaları ziyaretinde bu duayı okurdu.
Hz. Osman İbn Ebî'l-Âs (r.a.) anlatıyor: "Resûlullah'ın (s.a.v.) yanına geldim, vücudumda bir ağrı ve sızı vardı. 'Ellerini toprağa sür, sonra ağrıyan yerine koy ve Bismillah'ın azametiyle oku' buyurdu. Ben de öyle yaptım ve Allah beni şifaya kavuşturdu" (Müslim, Selâm 14).
Büyük Allah'ın adıyla, her ağrıdan ve sızidan Sana sığınırım. Ey insanların Rabbi, bu ağrıyı gider, şifa ver. Sen şifa verensin, hastalıksız bir şifa ver ya Rab. Âmin.