Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Sağdakiler ile İlgili Ayetler

"Sağdakiler" konusuyla ilgili Kur'an-ı Kerîm âyetleri — Arapça metni ve Diyanet meâliyle.36 âyet · S harfi

1Vakıa Sûresi · 8. âyetTam Meal →
فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ
Diyanet İşleri Meâli

Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

2Vakıa Sûresi · 10-11. âyetlerTam Meal →
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ
اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ
Diyanet İşleri Meâli

(İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.

3Vakıa Sûresi · 12. âyetTam Meal →
ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ
Diyanet İşleri Meâli

Onlar, Naim cennetlerindedirler.

4Vakıa Sûresi · 13-14. âyetlerTam Meal →
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ
Diyanet İşleri Meâli

Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.

5Vakıa Sûresi · 15-16. âyetlerTam Meal →
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ
Diyanet İşleri Meâli

Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

6Vakıa Sûresi · 17-21. âyetlerTam Meal →
يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ
بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ
لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ
وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ
Diyanet İşleri Meâli

Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

7Vakıa Sûresi · 22-23. âyetlerTam Meal →
وَحُورٌ ع۪ينٌۙ
كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ
Diyanet İşleri Meâli

Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.

8Vakıa Sûresi · 24. âyetTam Meal →
جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Diyanet İşleri Meâli

(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükafat olarak (verilir.)

9Vakıa Sûresi · 25. âyetTam Meal →
لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْواً وَلَا تَأْث۪يماًۙ
Diyanet İşleri Meâli

Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.

10Vakıa Sûresi · 26. âyetTam Meal →
اِلَّا ق۪يلاً سَلَاماً سَلَاماً
Diyanet İşleri Meâli

Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.

11Vakıa Sûresi · 27. âyetTam Meal →
وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ
Diyanet İşleri Meâli

Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!

12Vakıa Sûresi · 28-34. âyetlerTam Meal →
ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ
وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ
وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ
وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ
وَفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍۙ
لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ
وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍۜ
Diyanet İşleri Meâli

(Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

13Vakıa Sûresi · 35. âyetTam Meal →
اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ
Diyanet İşleri Meâli

Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

14Vakıa Sûresi · 36-38. âyetlerTam Meal →
فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَاراًۙ
عُـرُباً اَتْـرَاباًۙ
لِاَصْحَـابِ الْيَم۪ينِۜ ۟
Diyanet İşleri Meâli

Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

15Vakıa Sûresi · 39-40. âyetlerTam Meal →
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ
Diyanet İşleri Meâli

Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

16Vakıa Sûresi · 90-91. âyetlerTam Meal →
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ
فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ
Diyanet İşleri Meâli

Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.

17Müddessir Sûresi · 39. âyetTam Meal →
اِلَّٓا اَصْحَابَ الْيَم۪ينِۜۛ
Diyanet İşleri Meâli

Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.

18Beled Sûresi · 18. âyetTam Meal →
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ
Diyanet İşleri Meâli

(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.

Tüm konulara dön