Sure 10 · Mekki
Yûnus Sûresi
97
/ 109
Sûre
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Yûnus 97 | وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar. |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Onlara bütün mucizeler hep birden gelse, yine de o acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | (evet imana gelmezler) -kendilerine her türlü mucize gelse bile- o acı azabı görecekleri ana kadar |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Velev ki, onlara her âyet gelsin. Pek acıklı azabı görünceye kadar (küfürlerinde devam ederler). |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Onlara bütün mûcizeler gelse bile; tâ acıklı azabı görecekleri ana kadar... |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Even if every Sign was brought unto them,- until they see (for themselves) the penalty grievous. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | пока их не постигнут мучительные страдания, даже если им явятся любые знамения. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | たとえ、彼らのもとに(訓戒と教訓としての)あらゆる御徴が訪れても。痛烈な懲罰を目の当たりにするまで(、信じないのだ)。¹ |
