Fatiha Sûresi 1. Âyet Tefsiri — ed-Dürrü'l-Mensûr fi't-Tefsîri bi'l-Me'sûr

Celâleddin es-Suyûtî

ed-DÜRRU’L-ME’SÛR fi-TEFSÎRİ bi’l- ME’SÛR

Abdurrahmân b. Kemâl Ebî Bekr b. Muhammed

Celâlüddîn Es-Suyûtî (ö. 911/1505 )

FATİHA SÛRESİ

Abd b. Humeyd, Tesfir'de Hazret-i İbrâhîm'den bildirir: Esved'e:

“Fatiha Sûresi Kur'ân'dan mı?" diye sorduğumda:

“Evet" cevabını verdi.

Abd b. Humeyd, Muhammed b. Nasr el-Mervezî, Salât'ta ve İbnu'l-Enbârî, el-Mesâhifte Muhammed b. Sîrîn'den naklettiklerine göre, Ubey b. Ka'b (mushafında) Fatiha ve Muavvizeteyn (Felak ve Nâs) sûrelerini yazarken, İbn Mes'ûd bunları yazmazdı. Osmân b. Affân da Fatiha ve Muavvizeteyn sûrelerini (mushafa) yazmıştır.

Abd b. Humeyd'in İbrâhîm'den naklettiğine göre Abdullah b. Mes'ûd mushafında Fatiha Sûresini yazmazdı ve:

“Eğer bu sûreyi yazacak olsaydım her şeyden (sûreden) önce yazılırdı" derdi.

Vâhidî, Esbâbu'rı-Nüzûl'da, Sa'lebî, Tefsir'de Hazret-i Ali'den bildiriyor:

“Fâtiha Sûresi, Arş'ın altındaki bir hazineden, Mekke'de indirilmiştir."

İbn Ebî Şeybe, Musannef’te, Ebû Nuaym, Delâilu'n-Nübüvve'de ve Beyhakî Delâilu'n-Nübüvve'de, Vâhidî, Sa'lebî, Ebû Meysere Amr b. Şurahbîl'den bildiriyor: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hazret-i Hatice'ye:

“Yalnız kaldığımda bir ses işitiyorum. Allah'a yemin ederim bunun hoşa gitmeyen bir iş olmasından korkuyorum" deyince, Hazret-i Hatice:

“Bundan Allah'a sığınırım. Allah, sana böyle bir şey yapılmasına izin vermez. Allah'a yemin ederim sen şüphesiz emaneti yerine getiren, akrabalık bağına riayet eden ve doğru söz söyleyen bir kimsesin" karşılığını verdi. Peygamber efendimizin henüz risâletler gelmediği bir zamanda Hazret-i Hatice'nin yanına Hazret-i Ebû Bekr girince, Hazret-i Hatice durumu kendisine anlattı ve:

“Muhammed ile birlikte Varaka'nın yanına git" dedi Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) yanlarına girince Hazret-i Ebû Bekr onun elinden tutup:

“Haydi Varaka'ya gidelim" dedi. Allah'ın Resûlü:

“Sana durumu kim haber verdi?" diye sorunca, Hazret-i Ebû Bekr:

“Hatice" cevabını verdi ve Varaka'ya gidip olayı kendisine anlattılar. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem):

“Yalnız kaldığımda arkamdan ya Muhammed, ya Muhammed diye bir ses işitiyorum, ben de kaçmaya koyuluyorum" deyince, Varaka:

“Böyle yapma! Bu sesin sahibi geldiğinde yerinde durup ne diyeceğine bak ve sonra gelip bana haber ver" karşılığını verdi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) yalnız kaldığı sırada ona şöyle seslenildi:

“Ey Muhammed! Bil ki:

“Rahman ve rahîm olan Allah'ın ismiyle, hamd âlemlerin rabbi Allah'a mahsustur... Nimete erdirdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların, ya da sapıtanların yoluna değil, Lâ ilâhe illallah" de." Daha sonra Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Varaka'ya gidip bu durumu ona anlatınca Varaka ona şöyle dedi:

“Sana müjdeler olsun, sana müjdeler olsun. Ben tanıklık ederim ki Meryem oğlu İsa'nın geleceğini müjdelediği kişi sensin. Mûsa'ya gelen Namus'un (meleğin) benzeri sana da gelmiştir. Sen Resûl bir peygambersin."

Ebû Nuaym, Delâil'de, İbn İshâk'tan, o da İshâk b. Yesâr'dan, o da Benî Seleme'den bir adamdan bildirir: Seleme oğullarının gençleri Müslüman olduğu zaman Amr b. el-Cemûh'un da oğlu da Müslüman oldu. Hanımı, Amr'a:

“Oğlunun, ondan (Hazret-i Peygamber) naklettiği şeyi dinlemek ister misin?" diye sorunca, Amr:

“Bana bu adamdan duyduğun şeyleri söyle" dedi. Bunun üzerine oğlu:

“Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. O Rahman ve Rahim'dir, Din Gününün sahibidir. Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz. Bizi doğru yola eriştir..." ayetlerini okudu. Amr:

“Bu sözler ne kadar hoş ve güzel. Bütün sözleri bunun gibi mi?" diye sorunca, oğlu:

“Babacığım, hatta bundan daha güzel" cevabını verdi. Bu olay hicretten önce olmuştur.

İbn Ebî Şeybe, Musannef’te, Ebû Saîd b. el-A'râbî, Mu'cem'de ve Taberânî, M. el-Evsat'ta, Mücâhid'in tarikiyle Ebû Hureyre'den bildiriyor:

“Fatiha Sûresi nazil olduğu zaman İblis çığlık attı. Fâtiha Sûresi Medine'de nazil oldu."

Vekî, Tefsîr'de ve Firyâbî, Tefsîr'de, Ebû Nuaym, Hilye ve Fadâilu'l- Kur'ân'da, İbn Ebî Şeybe, Musannef’te, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir, Tefsîr'de, Ebû Bekr el-Enbârî Mesâhifte, Ebu'ş-Şeyh, el-Azame'de Mücâhid'den bildiriyor:

“Fâtiha Sûresi, Medine'de nazil olmuştur."

Vekî, Tefsîr'de Mücâhid'den bildiriyor:

“Fâtiha Sûresi, Medine'de nazil olmuştur."

Ebû Bekr b. el-Enbârî Mesâhifte Katâde'den bildiriyor:

“Fâtiha Sûresi, Mekke'de nazil olmuştur."

İbnu'd-Durays'ın Fadâilu'l-Kur'ân'da Eyyûb'den bildirdiğine göre, İbn Şîrîn, Fâtiha Sûresine "Ümmu'l-Kitâb (Kitapların anası) demeyi kerih görürdü. "Yüce Allah: «Ümmu'l-Kitâb (Kitabın anası), O'nun katındadır» buyuruyor" der, Fâtihatu'l-Kitâb denmesini isterdi.

Dârakutnîile Beyhaki, Sünen'lerde, Ebû Hureyre'den bildiriyor: Resülullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Fatiha Sûresini okuyacağınız zaman Besmele çekiniz. Çünkü hu sûre Ümmü'l-Kitâb, Ümmu'l-Kur'ân (Kur'ân'ın anası) ve Seb'u'l-Mesânî'dir (devamlı tekrar edilen yedi ayet). Besmele de ayetlerinden biridir. "

Buhârî, Dârimî, Müsned'de, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, İbn Merdûye Tefsîr'ler'mde Ebû Hureyre'den bildirirler: Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Fâtiha Sûresi, Ümmu'l-Kur'ân, Ümmü'l-Kitâb ve Seb'u'l-Mesânî'dir."

Ahmed, Müsned'de., İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, İbn Merdûye, Tefsirlerinde Ebû Hureyre'den bildiriyorlar: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ümmu'l-Kur'ân için şöyle buyurdu:

“O, Ümmü'l-Kur'ân'dır, Fâtihatu'l- Kitab'dır (Kitabın başlangıcı), Seb'u'l-Mesânî ve Azîm (Yüce) olan Kur'ân'dır. "

Sa'lebî, Abdulcebbâr b. el-Alâ'dan bildiriyor: Süfyân b. Uyeyne Fâtiha Sûresini el-Vâfiye (=Yeterli) olarak isimlendirirdi.

Sa'lebî, Afîr b. Sâlim'den bildiriyor: Abdullah b. Yahya b. Ebî Kesîr'e, imamın arkasında Fâtiha Sûresini okumanın hükmünü sorduğumda:

“el- Kâfiye'yi (=Yeterli olan) mi soruyorsun?" karşılığını verdi. Ben:

“el-Kâfiye nedir?" diye sorduğumda:

“Fatiha Süresidir. Onun, başkasının yerini tutacağını, fakat başkasının onun yerini…

Tefsir yükleniyor…